YARGI HARÇLARI


Genel Olarak

Mahkemelerin bir davadaki hizmetleri sebebiyle devletin harç pulu yapıştırmak suretiyle tahsil ettiği paraya yargılama harcı denir. Devlet yargı işini ifa ederken bir takım masraflar yapmak zorundadır. Bu masrafların bir bölümü yargılama faaliyetlerinden yararlanan gerçek ve tüzel kişilerden alınır. Bir dava sebebiyle devlet tarafından alınacak harcın neden ibaret olduğu 492. sayılı Harçlar Kanundaki tarifelerden belirlenmiştir. Ortaklığın giderilmesi davasına konu edilenin menkul ve gayrimenkul olmasına göre alınacak harç miktarları farklıdır.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Alınacak Harç

Diğer bütün davalarda olduğu gibi taksim davalarında da devlet, yaptığı yargı hizmetine karşılık olarak bir miktar harç alır. Bu gibi davalarda alınmakta olan harç ortaklığın giderilmesi davasına konu olan malın taşınır ya da taşınmaz mal olmasına göre maktu ve nisbi olarak belirlenir, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davaya konu edilen taşınır mal olması halinde alınacak olan harç maktu, taşınmaz mal ise nisbidir. Bundan ayrı olarak taşınmaz malın satılması veya taksimine karar verilmesi halinde tahsiline karar verilen harç miktarı farklı olacaktır.

a) Taşınmaz Malın Taksimi Halinde Alınacak Harç Miktarı

492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı sayılı tarifeye göre bir gayri menkulün hissedarlar arasında taksimine karar verilmesi halinde taksim edilen gay­rimenkulun değeri üzerinden binde 2,4, oranında harç alınır. Kanaatimize göre harca esas olarak alınacak değer ise, keşif sırasında bilirkişi aracılığı ile ile tesbit olunan gayrimenkulun değeridir. Birden fazla taşınmaz mal dava konusu edilmiş ve bunların tümünün taksimine karar kılınmış ise her bir taşınmazın değeri üzerinde belirtilen oranda harç tahsiline karar verilmelidir. Tahsiline karar verilen bu miktar hüküm fıkrasında açık bir şekilde yazılmalıdır. Dava konusu edilen taşınmazlardan bir kısmının taksimine diğer bir kısmının satışına karar verilmiş olması durumunda taksimine karar verilenlerden binde 2, 4, satışına karar verilenler içinde satış bedeli üzerinden binde 6 oranında harç alınmasına hükmedilmelidir.

Kat mülkiyeti kurulması suretiyle ortaklığın giderilmesi istemi sonucu iti­bariyle taşınmaz malın bölüştürülmesi niteliğinde olduğundan değeri üzerinden taksim suretiyle ortaklığın giderilmesinde olduğu gibi harç alınır.

b) Taşınmazın Satılması Halinde Alınacak Harç Miktarı

Ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen taşınmaz mal veya malların satışına karar verilmesi halinde alınması gerekli olan harç nisbidir. Bu oran Harçlar Kanununa bağlı bir sayılı tarifeye göre binde 6 dır. Satışına karar ve­rilen her bir taşınmaz malın satış bedeli esas alınarak yukarıda sözü edilen oran dahilinde harç tahsil edilmelidir. Taşınmazların bir kısmının satışına bir kısmınında taksime karar verilmiş olması halinde satışda satış bedeli üzerinden binde 6, taksimde ise binde 2.4 harç alınmalıdır.

c) Taşınır Malların Dava Konusu Edilmesi Halinde Alınacak Harç

Harçlar Kanununa bağlı (1) sayılı yargı harçları tarifesinde bir gay­rimenkulun hissedarlar arasında satış suretiyle şuyuun izalesine karar verilmesi halinde o gayrimekulün satış bedeli üzerinden, taksimine karar verilmesinde ise taksim edilen gayrimenkulun değeri üzerinden nisbi karar ve ilam harcı alınacağı açıklanmış ve nisbi harca tabi davalar sayılmıştır. Burada nisbi harçların asgari miktarı gösterilmiş ve maktu harca tabi bulunan davalarda sayılmıştır. O halde ortaklığın giderilmesi davalarına konu edilen taşınmazlar için alınmakta olan nisbi harcın taşımr mallar için uygulanması mümkün değildir. Bu malların şuyuun izalesinde alınmakta olan harç miktarı maktu olup bu miktar zaman içinde farklılık göstermektedir.Örneğin 1995 yılında taşımr malların ortaklığımn giderilmesi davasında 124.500 (2) 1996 yılında 248.300 lira harç alınmıştır. 1997 yılı için bu rakam 429.000 liradır.

Uygulamada taşınır mallar hakkında verilen satış kararlarında da nisbi harç alınmakta olduğunu zaman zaman görüyoruz. Bu doğru değildir. Taşımr ve taşınmaz malın birlikte ortaklığının giderilmesinin aynı davada istenmesi mümkündür. Böyle .bir durumda taşınmazlar için nisbi, taşımr mallar içinde maktu harcın tahsiline karar verilmesi gerekir. Bu şekilde ayırım yapılmadan sadece nisbi harçtan söz edilmesi doğru değildir.

3) Tarafların Harçtan Sorumluluğu

a) Hazine Dışındaki Payların Durumu

Ortaklığın giderilmesi davalarının çift taraflı dava olması ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar niteliğinde bulunması sonuçlarından biride paydaşların harçtan dolayı sorumluluklarından görülür. Bu davalarda alınması hüküm altına alınan yargı harcı payları oranında paydaşlardan tahsiline karar verilir. Taşınmaz malda payı fazla olan paydaşın ödeyeceği harç miktarıda fazla olacaktır. Örneğin paydaşlardan her biri 1/2 şer oranda malik durumunda ise ödeyecekleri harç miktarıda ona göre eşit olması gerekir. Hisse oranı 1/3, 2/ 3 şeklinde ise harçtan ötürü paydaşların sorumluluğu da o orandadır. Hüküm fıkrasında harcın paydaşlardan payları oranında alınacağının açık bir şekilde gösterilmesi lazım gelir.

b) Hazinenin Durumu

Diğer davalarda olduğu gibi ortaklığın giderilmesi davalarında da Ha­zinenin davada taraf olması halinde Harçlar kanununa l/j. maddesi uyanınca harçtan muaf tutulması gerekir. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu da harçtan muaf olduğundan bu kurumada harç tahmili doğru değlidir. Ha­zine dava konusu edilen maldan paydaş olmayıp 1062 sayılı kanun hükümleri gereğince zorunlu olarak davada yer almış ise o takdirde harçtan muaf olduğu kabul edilemez.

c) 3561 Sayılı Kanun Hükümleri

3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesinme Dair kanunun 2. maddesinin son fıkrasına göre kayyım tayin edilen mal memurunun 492. sayılı Harçlar kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemler hakkında aynı kanunun 13. maddesinin (J) bendi uyglamr. Bu durumda mal me­murlarının 3561 sayılı kanun gereğince kayyım sıfatıyla taraf oldukları da­valarda harçtan muaf oldukları kabul edilmiştir .

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat