Mükerrirlere Özgü Tedbirlerin İnfazı Nasıl Yapılır?

TCK m. 249 nedir?

Mükerrirlere Özgü Tedbirlerin İnfazı Nasıl Yapılır?

5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesine göre hakkında hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Söz konusu denetimli ser­bestlik tedbiri, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri ya da bü­roları tarafından yerine getirilir (5275 sayılı K. m. 58/6 – Tüzüğün 61,1-III).

Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbiri­nin uygulanması 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuz dokuz yılının,
  • Müebbet hapis cezasının otuz üç yılının,
  • Süreli hapis cezasının dörtte üçünün,

infaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alman cezanın en ağırından fazla olamaz. Örneğin; sanık hakkında 1 yıl hapis cezası verilmiş ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle mükerrir ol­duğuna ve mükerrirlere özgü infaz rejimi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağına hükmedilmiş ise 5275 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince verilen 3 yıllık hapis cezasının 3/4’ünü yani 2 yıl 3 ayını infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmek şartıyla şatla salıvermeden yararlanır. İşte sa­nık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmasa idi kendisi 5275 sayılı Kanunun 107. maddesi gereğince 2/3’ünü (yani 2 yılını) iyi halli olarak infaz kurumunda ge­çirmesi gerekirdi. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle 3 ay şartla salıverme süresine eklenerek bu süre yukarda da belirtildiği gibi 2 yıl 3 aya uzatılır. Ancak tekerüre esas alman en ağır ceza süresi 3 aydan fazla ise bir sorun yoktur. Ancak bu süre 3 aydan az ise örneğin 2 ay ise, tekerür nedeniyle şartlı salı verme süresine eklenecek miktar 2 ayı geçemez.

İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.

Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır Hâkim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.

Mükerirler hakkında hükmedilen denetimli serbestlik tedbirlerinin nasıl yerine getirileceği, Denetimli Serbestlik Ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği 76 ilâ 78. maddelerinde hükme bağlanmıştır.

Söz konusu maddeler birlikte gözetildiğinde, mükerrirlere özgü denetimli serbestlik tedbirinin yerine getirilmesinde şu hususlara dikkat edilmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır:

5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince haklarında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen hükümlüler hakkında verilen karar, mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Cumhuriyet başsavcılığınca;5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile mükerrir olanlar hakkındaki karar, hak ederek salıverme tarihinden sonra denetimli serbestlik genel defterine kaydedilerek şube müdürlüğü veya büroya iletilir.

Şube müdürlüğü veya büro tarafından; yetişkinler için verilen kararlar mükerrirlere ilişkin deftere, çocuklar için verilen kararlar çocukların denetimine ilişkin deftere kaydedilir.

Hakkında mükerrirlere özgü denetimli serbestlik tedbir kararı verilen hüküm­lüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hususunda bildirim yapılır.

Hükümlünün; haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti ol­maksızın şube müdürlüğü veya büroya on gün içinde başvurmaması halinde; gü­venlik tedbirinin infazı, ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluktan istenir.

Hükümlünün süresinde başvurması halinde, denetim görevlisi veya denetleme memuru tarafından denetleme planı hazırlanır. Denetleme memuru tarafından ha­zırlanan denetleme planı denetim görevlisinin onayı ile uygulamaya koyulur. De­netleme planında, mükerrirlere özgü denetimli serbestlik tedbirinin başlangıç ve bi­tiş tarihleri belirtilir. Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetleme planı; hü­kümlüye, ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa bildirilir.

Hükümlüye psiko-sosyal yardım talep edip etmediği sorulur. Talep etmesi ha­linde, kendisine psiko-sosyal yardım yapılır. Bu kapsamda hükümlüye yeniden suç işlememesi ve kendisini suça yönelten çevre ile ilişki kurmaması konusunda uyarı­larda bulunulur, varsa olumsuz alışkanlıklarını değiştirebilmesi için yönlendirilir ve hükümlünün yeniden topluma uyumunun sağlanmasına çalışılır.

Hükümlünün denetleme planına uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büroca her zaman denetlenir.

Bu denetimli serbestlik tedbiri, koşullu veya hak ederek salıverme tarihinden sonra başlamak koşulu ile hükümlüye bildirildiği tarihte başlar.

Denetleme planına uyulmadığının ilgili kurum ve kuruluşlar veya kolluk tara­fından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâ­linde, hükümlü denetleme planına uyması yönünde şube müdürlüğü veya büroca uyarılır. Uyarıya rağmen denetleme planına uyulmaması halinde, kararda belirtilen süre sonuna kadar infaz ilgili kurum ve kuruluş ile kolluk tarafından takip edilir. İl­gili kurum ve kuruluş ile kararda belirtilen süre sonunda evrak şube müdürlüğü ve­ya büroya iade edilir. Şube müdürlüğü veya büroca kayıt kapatılarak evrak, mah­kemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Mükerrirlere özgü denetimli serbestlik tedbiri sona erdiğinde durum ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 18.10.2011 tarih ve 6 nolu infaz ve denetimli serbestlik işlemleri başlıklı genelgesinde, mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra uygulanmak üzere verilen denetimli serbestlik tedbiri kararlarının verine getirilmesi sırasında dikkat edilmesi gereken hususları açıklamıştır.

Genelgede şu hususlara vurgu yapılmıştır:

“…5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra uygulanmak üzere verilen denetimli serbestlik genel defterinden hangisine kaydediliceği, ne zaman kayda alınması gerektiği, takibin nasıl yapılacağı hususunda da uygulamada kimi tereddütler bulunmaktadır.

Bilindiği üzere ;5237 Kanunun ”Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” kenar başlıklı 58 inci maddesinin altı ve dokuzuncu fıkralarında;”(6) Tekerrür hâlinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, nıükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

  • Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.”

5275 sayılı Kanunun “Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kurulları” kenar başlıklı 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Cezaları er­telenen, salıverilen veya haklarında hapis cezası dışında herhangi bir tedbire hükmedilen hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, iyileştirilmesi, psiko-sosyal problemlerinin çözülmesi, salıverme sonrası korunması ve yargılanan kişiler hak­kında sosyal araştırma raporlarının düzenlenmesi ve mağdurun korunması gibi gö­revleri yerine getirmek üzere denetimli serbestlik ve yardım merkezleri kurulur.”

“Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri” kenar başlıklı 108 inci maddesinin dört ve altıncı fıkralarında; “(4) Hâkim, miikerrir hakkında ce­zanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.

  • Hâkim, nıükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.”

Ceza infaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün “Mükerrirlere özgü güvenlik tedbirleri” kenar başlıklı 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3) 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dört ilâ altıncı fıkralarına göre hükmedilen denetimli serbestlik tedbirleri, aynı Kanu­nun 104 üncü maddesine göre denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdür­lükleri ya da büroları tarafından yerine getirilir.” hükümleri yer almaktadır.

Öte yandan, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının 5/ b bendinde; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları gereğince düzenlenen denetim süresinin iyi hâlle geçirilmesi yükümlülüğünün denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk makamlarıyla işbirliği yaparak yerine getirmek şube müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.

Diğer taraftan, bir hüküm ile aynı şahsın hapis cezası yanında para ya da fer’i cezalara mahkûmiyeti hâlinde, bu cezalara ait ilamların ayrı ayrı numaralara kaydedilmesi zorunluluğu karşısında, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra uy­gulanmak üzere verilen denetimli serbestlik tedbirinin infaz defterine kaydedilmesi gereken bir ilâm olmadığı anlaşılmaktadır.

5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin altıncı fıkrasındaki “cezanın infazının tamamlanması” ifadesi, hapis cezalarında koşullu salıverme tarihini değil, hak ederek salıverme tarihini ifade etmektedir.

Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde de hangi ilamların infaz defterine kaydedileceği belirtilmiş; Ceza infaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün 66 ncı maddesi nin ikinci fıkrasında, Cumhuriyet başsavcılığınca mahkeme tarafından gönderilen ve birinci fıkrada sayılan hususları içeren ilamın geciktirilmeksizin ilgisine göre infaz veya denetimli serbestlik genel defterine kaydedileceği hükmüne yer verilmiş; 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise, 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dört ila altıncı fıkralarına hükmedilen denetimli serbestlik tedbirlerinin, aynı Kanunun 104 üncü maddesine göre denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri ya da büroları tarafından yerine getirileceği açık bir şekilde be­lirtilmiştir.

UYAP ceza mahkemeleri ve Cumhuriyet başsavcılığı uygulamalarında ise; ceza mahkemelerince verilen hapis cezaları ile birlikte 5237 Kanunun 58 inci mad­desinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra uy­gulanmak üzere verilen denetimli serbestlik tedbiri kararları aynı anda kesinleştirilmekte ve kesinleşmenin akabinde infaz bürosu ekranına kayıt için düşmektedir. Verilen hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş hükümler, Cumhuriyet başsavcılığı ilamat kaydına kayıt edilerek infazı işlemleri bu numara üzerinden yürütülmekte­dir. 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra uygulanmak üzere verilen denetimli serbestlik tedbiri kararları ise denetimli serbestlik defterine kayıt edilerek, şubeye gönderme ve diğer tüm işlemler denetimli serbestlik numarası üzerinden yürümektedir. Kul­lanıcı, denetimli serbestlik dosyasına ilişkin infaz işlemine anılan Kanun maddesi gereğince mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra başlayacak ise bu durum­da kayıt altına aldığı denetimli serbestlik dosyasına bu konuda uyarı ekleyebilmek­te ve uyarı listesi tümüyle sorgulanabilmektedir. Anılan uygulamalar, cezanın infa­zından sonra uygulanmak üzere verilen denetimli serbestlik tedbiri kararlarının sehven işleme alınmaması gibi durumları engellemektedir. Söz konusu evrakların ilamat dosyası olarak kaydı halinde ise denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüklerince bu evrakların kayıt altına alınması yazılımsal olarak mümkün bu­lunmamaktadır.

Ayrıca, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 03.04.2007 tarihli ve 2006/19268 E.- 2007/4077 K. sayılı, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 17.10.2006 tarihli ve 2006/10566 E.-11681 K. sayılı, 22.11.2006 tarihli ve 2006/11898 E.-13020 K. sa­yılı kararlarında; “5275 sayılı Kanunun 108’inci maddesi gereğince, denetim süre­cini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salı­verme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olması gerektiği” belirtilmiş­tir…

Mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra uygulanmak üzere veri­len denetimli serbestlik tedbiri kararları;

  • 5237 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra uygulanmak üzere verilen ve “dene­tim süresi içerisinde uzman görevlendirilen ya da yükümlülük” belirlenen denetimli serbestlik tedbiri kararının; denetimli serbestlik genel defterine kaydedilmesi ile UYAP uygulamasında gerekli uyarının eklenmesi,
  • Koşullu salıverilme kararını verecek mahkemenin, infazın tamamlanması ya da başka bir deyişle hak ederek salıverilme tarihini müteakiben, 5275 sayılı Ka­nunun 108 inci maddesi gereğince, denetim süresi belirlemesinden sonra ilamın şube müdürlüğü veya büroya gönderilmesi,
  • İlamın takibinin, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca (yapılır)…”
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat