MAHKEMECE MUHDESATLARIN DAVACI TARAFINDAN YAPILDIĞININ TESPİTİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ – ARZIN MÜLKİYETİNDEN BAĞIMSIZ OLARAK MÜLKİYET HAKKI OLUŞTURACAK ŞEKİLDE TESPİTİN İSABETSİZLİĞİ

T.C YARGITAY
8.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 17074
Karar: 2016 / 8282
Karar Tarihi: 05.05.2016

ÖZET: Mahkemece muhdesatların davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesi gerekirken, arzın mülkiyetinden bağımsız olarak mülkiyet hakkı oluşturacak şekilde muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru değil ise de bu yanılgının düzeltilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.

(4721 S. K. m. 684, 718, 722, 724)

Dava ve Karar: … ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 21.05.2015 gün ve 259/225 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.05.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar vekili Avukat….. geldi. Karşı taraftan davacı … geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı, 221 ada 16 parsel sayılı, 282 m2 miktarlı taşınmazdaki 1/2 payı, 1998 yılında satın aldığını, bu taşınmazı, o tarihlerde sağ olan davalıların murisi …. ile ikiye böldüklerini, arsanın boş olan ve kendisine özgülenen kısmına, dilekçede nitelikleri yazılı inşaat malzemelerini satın alarak, bina inşa ettirdiğini, ne var ki, davalılardan … ortaklığın giderilmesi davası açtığından; fiilen tasarrufu altındaki muhdesatların mülkiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, taşınmazın ifrazının mümkün olmadığını, bu nedenle ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, fiili kullanımın durumu değiştirmeyeceğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.

1- Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında işin esası yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Diğer temyiz itirazlarına gelince;

2- Mahkemece hükmün 1. bendinde tespitine karar verilen muhdesatlar hakkında 01/02/2013 tarihli fen bilirkişi raporu ile 04/03/2013 havale tarihli inşaat bilirkişi raporuna atıf yapılması ile yetinildiği, bu hali ile hükmün 1. bendinin infazında duraksama bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemelerin bir görevi de; anlaşılır, infaza elverişli tereddüte mahal bırakmayacak açık, somut ve hiçbir duraksamaya mahal bırakmayacak biçimde anlaşılır kararlar vermek olmalıdır. Bu husus yargıda açıklık ve netlik prensibine aykırıdır. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmemektedir. Bundan ayrı; mahkemece muhdesatların davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesi gerekirken, arzın mülkiyetinden bağımsız olarak mülkiyet hakkı oluşturacak şekilde muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi doğru değil ise de bu yanılgının düzeltilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrası 1. bentteki “bilirkişiler fen bilirkişisi ……….. ‘in 01/02/2013 tarihli raporu ve ekli kroki ile inşaat bilirkişisi ……….’nin 04/03/2013 havale tarihli raporunda ve rapora ekli krokide ve fotoğrafta belirtilen dava konusu …. ili …. ilçesi ….. mah. 221 ada 16 parsel sayılı taşınmazın eklentileri konumunda davacı tarafından yapılan imalatların – muhtesatların mülkiyetinin davacıya aidiyetinin” sözlerinin hükümden çıkartılarak “…keşifte dinlenen” ifadelerinden sonra gelmek üzere, yerine ” inşaat bilirkişi ………. tarafından düzenlenen 04/03/2013 havale tarihli rapor ekindeki krokide sarı ile çizilip kesik çizgilerle taranmış ve ‘binaya ilave kısım’ olarak gösterilmiş bölümün davacı tarafından meydana getirildiğinin” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca onanmasına; davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.350,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 427,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05.05.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...