Memurluğa Geçiş Yapan Kıdem Tazminatı Alabilir mi?

YARGITAY 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/25853
KARAR NO : 2008/20633

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalı Bakanlığı bağlı 2. Hava İkmal Bakım Merkez Komutanlığında çalışırken 13.10.2006 tarihinde emeklilik nedeniyle işyerinden ayrıldığını kıdem tazminatı ödenirken emekli sandığına tabi öğretmen olaarak geçen hizmetlerinin dikkate alınmadığını belirterek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.

Davalı, davacının önceki görevinden kıdem tazminatı ödemesini gerektirmeyecek şekilde ayrıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

1475 Sayılı Kanun’un 14/4. fıkrasında “T.C. Emekli Sandığı Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi olarak sadece aynı yada değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle sosyal Sigortalar Kanunu’na göre yaşlılık veya malulük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerininn toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir.” 14/6 fıkrasında “… işçinin hizmet akdinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona ermesi.. gerektiğini belirtmiştir..”

Yukarıdaki madde de öngörüldüğü üzere ayrı ayrı kamu kurumlarında geçen hizmetlerin birleştirilebilmesi için işçinin Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık , malullük aylığı ya da toptan ödeme almak amacıyla hizmet akdini feshetmiş olması ve önceki hizmetinin kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona ermesi gerekir.

Somut olayda davacının davalı işyerinden emeklilik nedeniyle ayrıldığı hususu tartışmasızdır. Önceki işyerinden öğretmenlikten – nasıl ve ne şekilde ayrıldığı hususu ise açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacı 17.12.1979-10.12.1984 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmen olarak çalışmıştır. Dosya da mevcut hizmet belgesinde ” görevdeki değişiklik , ayrılışı” sütununda 10.12.1984 itibarıyle “görevinden çekilmiş sayıldı” şeklinde bir düzenleme mevcuttur. Mahkemece dava dışı Milli Eğitim Bakanlığından davacının işyeri şahsi dasyası, görevinden ne şekilde ve hangi tarihte ayrıldığına ilişkin belgeler, yazışmalar v.s. deliller getirtilmek suretiyle önceki işverenden kıdem tazminatını ödenmesini gerektirecek şekilde mi ayrıldığı hususu kesin bir şekilde tespit edilmeli sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,18.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat