Mal Ayrılığı Rejimi

Eşler seçimlik rejim olarak mal ayrılığı rejimini seçebilirler. Ülkemizde geniş bir uygulama alanı bulan ve uzun yıllardan beri toplum tarafından yakından bilinen yürürlükteki kanunda mevcut mal ayrılığı rejiminin tercih edilmesi mümkündür.

Mal ayrılığı rejiminde eşler kendi malvarlıklarını yönetme, onlardan yararlanma ve o malvarlıkları hakkında dilediği gibi tasarrufta bulauma hakkına sahiptir. Ancak, söz konusu yönetim ve yararlanma hakkı maddede belirtildiği üzere “yasal sınırlar” içerisinde mevcuttur. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz, (T.M.K.194. madde) eşlerden birisinin istemi üzerine ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkı­yı belirlenmesi halinde (m. 196) tasarruf yetkisi yasa ile sınırlanabilmektedir.

Mal ayrılığı rejiminde malın eşlerden hangisine ait olduğu hakkında kanıl yü­kü, borçlardan sorumluluk ve paylı mülkün özgülenmesi konularında paylaştırmalı mal ayrılığı rejimine ilişkin hükümler uygulanacaktır, (m.245)

Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi

1- Yönetme, yararlanma, tasarruf kanıt yükü ve borçlardan sorumluluk

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri yasal sınırlar içinde kendisi­ne ait malı serbestçe yönetme, yararlanma ve tasarruf hakkına sahiptir. (Mad. 244)

Malın eşlerden hangisine ait olduğu hakkında uyuşmazlık çıkması halinde her­kes kendi iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Kime ait olduğu kanıtlanamayan mal eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır. (Mad. 244) Örneğin tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmaz malın eşlerden kime ait olduğu kanıtlanamadığı taktirde her iki eşin paylı malı olduğunun kabulü gerekecektir. (Mad. 245)

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerde eşler kendi borçlarından bütün mal­varlıkları ile sorumludur. (Mad. 246) Evlilik birliğini temsilen (Mad. 189) yapılan borçlardan eşler zincirleme sorumlu oldukları halde; Paylaşmalı mal ayrılığı reji­minde her eş kendi borcundan dolayı bütün malvarlıkları ile sorumludur.

2- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermesi ve tasfiyesi

Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Evlilik ya evlenmenin iptali ya boşanma ya da ölümle sona erer.

Evliliğin iptaline veya boşanmaya veya mahkemece olağanüstü mal rejimi olan mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. (Mad. 247)

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin mahkemenin kararının kesinleşmesinden iti­baren değil, dava tarihinden itibaren sona ermesi ve tasfiye edilmesi esası benim­senmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde, malların tasfiye anındaki değerleri göz önüne alındığından bu düzenlemeyle eşlerden birinin davayı olabildiğince uzatarak diğer eşin kazanılmış mallarındaki artışa ve bu artış dolayısıyla kendi payını artırmasına engel olunmuştur

3- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde malların geri alınması ve paylı malın ve­rilmesi

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermesi halinde her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır.

Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu kanıtlayan eş, diğer eşe onun payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir. (Mad 248) Burada üstün yarar sahibi olduğunu kanıtlayan eş yararına bir tür yasal alım (iştira) hakkı tanınmakta, ayrıca ekonomik değerlerin bölünmeden korunması da sağlanmaktadır.

4- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde katkıdan doğan hak

Eşlerden birine ait olup da paylaşım dışı kalan malvarlığının edinilmesine, iyileş­tirilmesine ya da korunmasına karşılıksız veya uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunan eş paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermesi halinde uygun bir bedel ödenmesini isteyebilir. Maddede isteyebilir dendiğine göre katkıdan doğan hak isteğe bağlı bir haktır. İstek olmadan dikkate alınmaması kanaatindeyiz. (Mad 248)

mallar

5- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde aileye özgülenen mallar

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulmasından sonra edinilmiş, ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş veya ailenin geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlardan olmak veya bunların yerine geçen (ikame) değerler­den olan malvarlıkları paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermesi halinde eşler arasında eşit olarak paylaşılır. Paylaşıma konu işletme varsa bu işletmenin ekono­mik geleceğinin gözetilmesi esası benimsenmiştir.

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sona ermesi halinde

a- Manevî tazminat alacakları,

b- Miras yoluyla edinilen mallar

c- Karşılıksız kazandırmada bulunanın açık iradesinden aksi anlaşılmadıkça, sağ­lar arası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar paylaşıma tabi değildir, (m.250)

Maddenin gerekçesine göre de Eşlerin rejim olarak paylaştırmalı mal rejimine tâbi oldukları dönem içinde kazanmış oldukları ve ailenin ortak kullanım ve yarar­lanmasına özgüledikleri mallar ile bu amaçla yaptıkları yatırımlar ya da bunların yerine geçen ikame değerler üzerinde bu rejimin son bulması hâlinde eşit pay sahibi olması esası kabul edilmiştir. Ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş olma bu fıkranın uygulanmasının ana koşuludur. Eşlerin bu nitelikte olmayan mal­ları paylaştırmaya tâbi değildir. Ortak kullanım ve yararlanmaya özgülenen mal­larda, eşlerin parasal katkıları olmasa bile emek katkılarının olduğu düşüncesinden hareketle bu fıkra kabul edilmiştir. Bu anlamda olmak üzere eşlerin, ailenin otur­masına, yaz tatillerini geçirmesine, ulaşım ihtiyaçlarına özgüledikleri mülkler ya da araçlar, yine bu nitelikteki ev eşyası buraya girer. Örneğin eşlerden birine ait olan işyeri ve işletme (fabrika, tarımsal işletme, ticari işletme, şirket gibi) ailenin ortak kullanımına özgülenmiş sayılamayacağından, burada eşit paylaşım söz konusu olmayacaktır. Ancak bu fabrikadan elde edilip de ailenin ortak kullanımına özgüle­nen kazanç veya bununla elde edilip yine ailenin ortak kullanımına özgülenen mal­lar paylaşmaya konu olacaktır. Kuşkusuz bu işletme ve işyerinin kurulmasında diğer eşin katkısı varsa 249 uncu madde uyarınca mal rejiminin sona ermesi hâlin­de, katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel ödenecektir.

Eşlerin ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına fiilen özgülememelerine rağ­men, bu amaçla yaptıkları yatırımlarda da paylaştırma konusu kabul edilmiştir. Bu anlamda olmak üzere eşlerden birinin, kirada oturdukları bir sırada ailenin konut ya da tatil ihtiyacı için kooperatif üyeliği, kooperatif yoluyla edindiği arsası, konut ya da yazlık yapmak üzere aldığı arsalar buraya girmektedir..

Mal rejimi devam ederken, eşlerin bu nitelikteki malları elden çıkarmaları hâ­linde, bunun yerine aldığı bedel ya malın ikame değeri paylaştırmaya tâbi tutula­caktır.

Maddenin ikinci fıkrasında paylaştırma dışında kalan mallar belirlenmiştir. Bu­na göre eşlerin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenen bir mal manevî tazmi­nat alacağı, miras yolu ve bağış gibi karşılıksız bir kazandırma yoluyla, elde edil­mişse bunlar paylaştırmaya tâbi tutulmayacaktır.

6 – Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde paylaşmaya aykırı davranışlar

4721 sayılı T.M.K’un 251. maddesine göre eşlerden biri paylaşmalı mal rejiminin seçilmesinden sonra elde edilmiş bir malvarlığını paylaşmadan önce diğer eşin payını azaltmak kastı ile karşılıksız olarak elden çıkarttığı taktirde yargıç tarafından diğer eşin alacağı denkleştirme bedeli hakkaniyet ölçüsünde belirleyecektir.

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin sora ennesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların bu eşin payını azaltmak kastıyla yapıldığı varsayılır.

Dava kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilere karşı da ayni hak ileri sürülebilir.

7- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde paylaştırma isteminin reddi

T.M.K’un 251. maddesine göre zina (T.M.K’un 161). veya hayata kast (T.M.K’un 162). nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

8- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde paylaştırma yöntemi

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde asıl olan paylaştırmanın ayın olarak yapılma­sıdır. Paylaştırmanın ayın olarak yapılmasına olanak yoksa bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilir. Eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm (raiç) değerlerine göre hesaplanır. Bu hesaplamada paylaşım konu­su malların edinilmesinden doğan borçlar indirilir.

Denkleştirme bedelinin derhâl Ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğura­caksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.

Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak denkleştirme be­deline faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.

9- Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde aile konutu ve ev eşyası

Evlilik iptal veya boşanma kararıyla sona erdiği taktirde

a-Ailenin ortak kullanımına özgülenmiş olan

b-Eşler arasında eşit olarak paylaşma konusu olan konutta hangi eşin kalması ge­rektiği hususunda eşler aralarında anlaşabilirler.

Konutta kalma hakkını elde eden eş, bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmesini isteyebilir.

Eşler aile konutunda kimin kalmaya ve ev eşyasını kimin kullanmaya devam edeceği konusunda anlaşamazlarsa, hâkim, olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip olacağına hakkaniyet ölçüsünde evliliğin iptal veya boşan­ma kararıyla birlikte re’sen karar verir. Hakim kararda ortak konutta kalma ve kul­lanma süresini belirleyerek tapu kütüğüne şerhi verilmesine de karar verir.

Hâkim aksini kararlaştırmamışsa hak, belirlenen sürenin bitiminde kendiliğin­den sona erer. Ancak, bu süre sona ermeden yararlanan tarafın durumunda değişik­lik olması hâlinde, diğer taraf hâkimden, kararın gözden geçirilmesini isteyebilir.

Eşler konutta kira ile oturuyorlarsa hâkim, gerektiğinde konutta kiracı sıfatı ta­şımayan eşin kalmasına karar verebilir. Bu durumda, kiralayanın sözleşmeden do­ğan haklarını güvenceye almak için gerekli düzenleme yapılmasına iptal veya bo­şanma kararıyla birlikte re’sen karar verilir.

Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde eşlerden birinin ölmesi halinde sağ kalan eş; paylaşma konusu olan mallar arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsup edilmek ve yetmezse bir bedel eklenmek suretiyle kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

Sağ kalan eşin veya ölenin diğer yasal mirasçılarından birinin istemi üzerine, haklı bir sebebin olması durumunda mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı ta­nınmasına da karar verilebilir.

Sağ kalan eş, miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hükümleri saklıdır.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat