Kumar Oynatmak Suçu

Ceza Genel Kurulu 2006/2-194 E., 2006/187 K.

Kumar oynatmak suçundan sanığın 765 sayılı TCY’nın 567/1, 647 sayılı Yasanın 4. ve 765 sayılı TCY’nın 72. maddeleri uyarınca 321 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın erteli cezasının aynen çektirilmesine, kumar oynamada kullanılan oyun kağıdı ve tabela kağıdının aynı Yasanın 567/2. maddesi gereğince müsaderesine ilişkin, Şırnak Sulh Ceza Mahkemesince 08.07.2005 gün ve 18-117 sayı ile verilip, yasayoluna başvurulmaksızın 09.09.2005 tarihinde kesinleşmiş hükümle ilgili olarak Adalet Bakanınca yasa yararına bozma isteminde bulunulması üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2.Ceza Dairesince 30.05.2006 gün ve 4911-10942 sayı ile; yasa yararına bozma istemi yerinde görülerek, “Şırnak Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 8.7.2005 gün ve 18-117 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca bozulmasına, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 567/1. maddesi uyarınca 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. maddesine 5335 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca mahkemenin takdiri de gözetilerek 1 ay hafif hapis ve 105 YTL. hafif para cezası ile cezalandırılmasına, tayin olunan hafif hapis cezasının beher günü 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince 1 YTL hesabı ile 30 YTL hafif para cezasına çevrilmesine, aynı cins cezalar toplanarak sanığın sonuç olarak 135 YTL hafif para cezası ile cezalandırılmasına, 5252 sayılı Kanunun 5349 sayılı Kanunla değişik 7. maddesi uyarınca tayin olunan sonuç cezanın 135 YTL idari para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün sair hususlarının aynen bırakılmasına” karar verilmiştir.

Yargıtay C.Başsavcılığınca 12.07.2006 gün ve 60733 sayı ile itiraz yasayoluna başvurularak,

5252 sayılı Yasanın 7. maddesinin, 765 sayılı TCY’nda yatırım olarak hafif hapis veya hafif para cezaları öngörülen suçlar yönünden uygulanması olanağının bulunmadığı, bu nedenle yasa yararına bozma isteminin reddine, uygulanma olanağının bulunduğunun kabulü halinde ise, idari para cezasının 5252 sayılı Yasanın 7. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirlenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmesi, isteminde bulunulmuştur.

Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanığın kumar oynatmak suçundan idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilip, temyiz edilmeksizin kesinleşen kararda, Özel Daire ile Yargıtay C.Başsavcılığı arasındaki uyuşmazlıklar;

1-)5252 sayılı TCY’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 7. maddesi hükmünün, 765 sayılı Türk Ceza Yasasındaki hafif hapis ve hafif para cezalarını da kapsayıp kapsamadığı,

2-)Kapsadığının kabulü halinde ise somut olayda hesaplama yönteminin doğru olup olmadığının,

Belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır.

1. Uyuşmazlık nedeninin incelenmesinde;

5252 sayılı “Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasa”nın 7. maddesi ile; Özel ceza yasaları ile ceza içeren yasalardaki, “hafif hapis” cezaları, “hapis” cezasına; “hafif para” cezaları ise, “adli para” cezasına ,”6. maddesi ile de, yine aynı şekilde, ağır hapis cezaları, “hapis”, ağır para cezaları ise “adli para cezasına dönüştürülmüştür. Ancak her iki maddedeki, “özel ceza kanunları ile ceza içeren” ibareleri, 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenip, kesin hükme bağlanmış veya henüz kesinleşmemiş suçlarla ilgili olarak yasal boşluk doğmaması ve madde hükmünün 765 sayılı yasa kapsamındaki suçları da (kabahat-cürüm), kapsaması amacıyla, 11.05.2005 gün ve 5349 sayılı Yasa ile madde metninden çıkarılmış, anılan Yasanın 3. maddesi ile; 5252 sayılı Yasanın 7. maddesi, 1 Haziran’dan önce işlenen ve tüm yasalardaki hafif hapis ve hafif para cezasını gerektiren suçları kapsayacak şekilde, düzenlemeye tabi tutulmuş 2. maddesi ile de, 5252 sayılı Yasanın 6. maddesi ağır hapis ve ağır para cezasını gerektiren suçlar yönünden, yeniden düzenlenmiştir.

Görüldüğü gibi başlangıçtaki hüküm, sadece özel ceza yasaları ile ceza içeren yasalardaki hafif hapis ve hafif para cezalarının dönüştürülmesi ile sınırlı iken, sonradan yapılan düzenlemeyle genel ve özel tüm yasaları kapsar hale gelmiştir. 5252 sayılı Yasanın 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Yasasını tüm ek ve değişiklikleri ile yürürlükten kaldıran Yasa Koyucu, yürürlükten kaldırdığı bir yasadaki yaptırım sisteminin değiştirilmesini başlangıçta gereksiz görmüş, ancak, 765 sayılı Yasanın lehe yasa olması nedeniyle uygulandığı hallerde bir kısım duraksamaların doğması üzerine, 5349 sayılı Yasa ile yaptığı değişiklikle, amacının 765 sayılı Yasalardaki yaptırım sistemini dışlamak olmadığını açıkça ortaya koymuş, yeni düzenleme ile de 6 ve 7. madde hükümlerini tüm yasalar için uygulanabilir hale getirmiştir.

Bu itibarla Yargıtay C.Başsavcılığının, 5252 sayılı Yasanın 7. maddesindeki düzenlemenin 765 sayılı TCY.daki hafif hapis ve hafif para cezalarını kapsamadığına ilişkin itirazı yerinde değildir.

2- Özel Dairenin, idari para cezasını hesaplama yönteminin doğru olup olmadığına ilişkin ikinci itiraz nedenine gelince;

Ceza yasalarının zaman bakımından uygulanmasına ilişkin kurallar, yürürlükten kalkmış bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasasının 2. maddesinde ve 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesinde benzer şekilde düzenlenmiş, her iki maddede de; ceza hukukunun en önemli ilkesi olan, ceza hukuku kurallarının yürürlüğe girdikleri andan itibaren işlenen suçlara uygulanacağına ilişkin, ileriye etkili olma prensibi ile bu ilkenin istisnasını oluşturan, failin lehine olan yasanın geçmişe etkili olması, “geçmişe etkili uygulama” veya “geçmişe yürürlük” ilkesine yer verilmiştir.

Bu ilke uyarınca, suçtan sonra yürürlüğe giren ve fail lehine hükümler içeren yasa, hükümde ve infaz aşamasında dikkate alınmalı, ancak aleyhe hükümler içeren yasa hiçbir şekilde geriye yürütülmemelidir.

Lehe yasanın tespiti ise değişen ceza mevzuatı karşısında dahi halen geçerliliğini koruyan 23.02.1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi doğrultusunda, her iki yasanın birbirine karıştırılmadan, ayrı ayrı somut olaya uygulanıp, her iki yasaya göre hükmedilecek cezalar belirlendikten sonra, sonucuna göre lehte olanı uygulamayı gerekli kılmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Sanığın 21.12.2004 tarihinde işlediği kumar oynatmak suçundan, Yerel Mahkemece 765 sayılı Yasanın 567. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 228. maddesi karşılaştırılmak suretiyle, 765 sayılı Yasanın 567/1. maddesi hükmü lehe kabul edilerek, 765 sayılı Yasanın 567/1. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis ve 111 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince günlüğü 7 YTL’den paraya çevrilmek suretiyle 210 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezalarının 765 sayılı TCY’nın 72. maddesi uyarınca toplanarak sonuçta 321 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, zoralıma ve erteli cezasının aynen infazına karar verilmiştir, bu kabulde yasaya aykırılık bulunmamakta ise de, uygulama, 21.4.2005 gün ve 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile, 5083 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen 3. fıkrasındaki, “adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde bir Yeni Türk Lirası’nın (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz” hükmü dikkate alınmaksızın, hafif hapis cezasının günlüğünün 1 YTL yerine 7 YTL’den paraya çevrilmesi nedeniyle isabetsizdir. Özel Dairece bu yasaya aykırılığa işaret edilerek hüküm bozulmuş, 5271 sayılı Yasanın 309/4 (d) maddesiyle verilen yetki kullanılarak, 765 sayılı TCY’nın 567/1. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis ve 105 YTL. hafif para cezası ile cezalandırılmasına, tayin olunan hafif hapis cezasının beher günü 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince 1 YTL hesabı ile 30 YTL hafif para cezasına çevrilmesine, aynı cins cezalar toplanarak sanığın sonuç olarak 135 YTL hafif para cezası ile cezalandırılmasına, 5252 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca tayin olunan sonuç cezanın 135 YTL idari para cezasına çevrilmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Bu hesaplama yöntemi ve uygulaması 5252 sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne uygun olduğundan, Yargıtay C.Başsavcılığının bu yöne ilişkin itirazının da reddine karar verilmelidir.

Aksinin kabulü halinde, ya ceza şu an infaz olanağı bulunmayan 135 YTL. hafif para cezası şeklinde bırakılacak, ya da açık yasa normuna rağmen, hükmolunan sonuç hafif para cezasının 5252 sayılı Yasanın 7. maddesi hükmü uyarınca idari para cezasına dönüştürülmesi yerine, bu kez hükmolunan 1 ay hafif hapis cezasının günlüğü aleyhe olarak 20-100 YTL’den paraya çevrilerek, sanığın 600-3000 YTL. arasında idari para cezasına mahkûm edilmesini sonuçlandıracaktır ki, bu husus aleyhe olan hükmün geçmişe yürümesine yol açacaktır. Böyle bir kabul ise, ceza hukukunun temel ilkeleri ve yürürlükteki normlara aykırıdır.

Bu nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının her iki itiraz nedeninin de reddine karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ :Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE,

2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, oybirliğiyle 19.09.2006 günü karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...