Kovuşturma Evresinde Uzlaştırma Süresi ve Rapor

TCK m. 190 nedir?

Kovuşturma Evresinde Uzlaştırma Süresi ve Rapor

Süreler

Belgelerin teslimiyle, uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi gereken süre başlar. Uzlaştırmacı, uzlaştırma işlemlerini uzlaştırma evrakını teslim aldıktan sonra otuz gün içinde sonuçlandırmalıdır. Bu süre içerisinde sonuçlandıramazsa durumu açıklayan bir dilekçeyle uzlaştırma bürosuna başvurması halinde, uzlaştırma bürosundan sorumlu Cumhuriyet savcısının onayı alınmak koşuluyla büro bu süreyi en çok yirmi gün daha uzatabilir (CMK m. 253/12, CMUY m.

Görüleceği üzere, uzlaştırmanın tamamlanması gereken süreler açısından kovuşturma evresinde uzlaştırma usulünün, soruşturma evresindeki usulden farkı bulunmamaktadır.

Uzlaştırmacı, uzlaştırma dosyasının kendisine verilmesinden itibaren 30 günlük süre içerisinde uzlaştırma işlemlerini tamamlayarak raporu uzlaştırma bürosuna iletemediği takdirde hukukî durumun ne olacağı hususu Ceza Muhakemesi Kanunu ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinde açıklanmamıştır. Uzlaştırma iş ve işlemlerinin sonucunun soruşturma veya kovuşturma dosyasının içerisine girmesi gerekir. Rapor sunulmamış ise, Cumhuriyet savcısı veya hâkim rapor sonucunu beklemelidir. Hâkim veya Cumhuriyet savcısı, uzlaşma teklif formu yahut uzlaştırma raporu dosyaya sunulmadan karar vermemeli ve raporun akıbetini araştırmalıdır. Çünkü uzlaştırmacıya belgelerin tesliminden itibaren belirtilen sürelerin geçmiş olmasına ve her türlü araştırmaya rağmen uzlaşmanın sonucu konusunda bilgi sahibi olunamaması hâlinde, başka bir uzlaştırmacı görevlendirmesi yoluna gidilebilecektir. Bu durumda, bilgi vermeyen uzlaştırmacı ile ilgili olarak da gerekli tedbirler alınacaktır.

Uzlaştırmacının raporunu, uzlaştırma süresi geçtikten sonra fakat soruşturma evresinde iddianame düzenlenmeden, kovuşturma evresinde ise hüküm verilmeden önce sunması halinde; raporun kabul edilmesi ve içeriğine göre işlem yapılması gerekir. Başka bir ifadeyle, raporun süresi içerisinde sunulmamış olması raporun reddedilmesi için bir gerekçe olmamalıdır. Çünkü CMK m. 253/12 ve Uzlaştırma Yönetmeliği m. 17’de düzenlenmiş olan süreler hak düşürücü değil, düzenleyici sürelerdir. Bu sürelere uyulmaması hâlinde herhangi bir hak kaybına uğranacağına veya bir yaptırım uygulanacağına dair düzenleme mevcut değildir. Bu süreler, uzlaştırma işleminin sürüncemede kalmaması ve kısa süre içerisinde sonuçlandırılması maksadıyla ihdas edilmiştir.

Uzlaştırma Raporu Sonrası İşlemler

Uzlaştırmacı, uzlaştırma işlemlerinin sonuçlandırıldığı tarihten itibaren Ek-3’te yer alan uzlaştırma raporu örneğine uygun, tarafların edimlerini ayrı ayrı, şüphe ve tereddüte yer vermeyecek ve mümkünse sıra numarası içerecek şekilde taraf sayısından bir fazla olarak hazırladığı raporu, kendisine verilen belge örneklerini ve varsa yapmış olduğu masrafları gösteren belge, gider pusulası veya rayice uygun yazılı beyanı UYAP’ta düzenlenecek tutanak ile uzlaştırma bürosuna teslim eder (CMUY m. 25).

Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı biçimde açıklanır. Ancak uzlaştırma müzakereleri sırasında suçun işlenmesine ilişkin olarak yapılan açıklamalara raporda yer verilmez. Bürodan sorumlu Cumhuriyet savcısı dosyayı ve raporu üst yazıyla mahkemeye gönderir (CMUY m. 25).

Mahkeme, uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka ve ahlaka uygun olduğunu belirlerse, raporu mühür ve imza altına alarak kovuşturma dosyasında muhafaza eder. Mahkeme, raporu veya belgeyi, uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayanmaması, edimin hukuka ve ahlaka uygun olmaması nedeniyle onaylamadığı takdirde gerekçesini rapora yazar. Edimin hukuka ve ahlaka uygun olmaması nedeniyle raporu onaylamaması durumunda, Yönetmeliğin 24. maddesindeki süreye uyulması koşuluyla edimin değiştirilmesi için dosyayı büroya gönderebilir (CMUY m. 25).

Kovuşturma evresinde uzlaştırma usulünün uygulanması için, belirli belgelerin eklenmesi suretiyle oluşturulacak dosyanın Cumhuriyet başsavcılığı uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, ceza muhakemesi hukukunda geçerli olan bir evre bittikten sonra öncekine dönülmezlik ilkesine aykırılık oluşturmamaktadır. Mahkeme, kovuşturma evresinde tek yetkili olarak kalmaktadır. Uzlaştırma usulünün uygulanmasında soruşturma ve kovuşturma evresi arasında farklılık oluşmaması bakımından böyle bir usul tercih edilmiştir. Uzlaştırma raporunun incelenerek, tarafların özgür iradelerine, hukuka ve ahlaka uygunluğunun denetlenmesi yetkisi de, bu nedenle mahkemeye aittir. Mahkeme, bu denetleme ile davanın esasını etkileyecek olan raporun geçerliliğine onay vermektedir.

Mahkemenin, uzlaştırma raporunun usulüne uygun olduğu, tarafların özgür iradesini yansıttığı, hukuka ve ahlaka uygun olduğu şeklindeki incelemesinden ve onay veya ret şeklindeki kararından sonra uzlaştırma bürosundan sorumlu Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya ödenecek ücrete ilişkin sarf kararını düzenler ve mahkemeye gönderir (CMUY m. 25/6).

Kovuşturma evresinde uzlaştırmanın uygulanabileceği hâllerde, yapılan uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen hüküm verilinceye kadar sanık ile mağdur, katılan veya suçtan zarar görenin aralarında uzlaşmaları halinde; taraflarca niteliğine uygun düştüğü ölçüde Ek-3’te yer alan uzlaştırma raporu örneğine uygun bir uzlaşma belgesi düzenlenir ve mahkemeye sunulursa, hâkim bu belgeyi uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayanıp dayanmadığı ve edimin hukuka ve ahlaka uygun olup olmadığı açılarından inceler ve değerlendirir (CMUY m. 26).

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat