Kira Bedelin Sözleşmede Yanlışlıkla Aylık Yerine Yıllık Yazılması

Fazla çalışmaya ilişkin yasal düzenlemeler

Kira Bedelin Sözleşmede Yanlışlıkla Aylık Yerine Yıllık Yazılması

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
2013/1748 E. ,
2015/1234 K.

Taraflar arasındaki “itirazın kaldırılması, mecurun tahliyesi ve tazminat“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 31.05.2011 gün ve 2011/520 E.-2011/993 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 16.01.2012 gün ve 2011/11768 E.-2012/82 K. sayılı ilamı ile;

(…Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve tazminatının tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilin maliki olduğu taşınmazın 01.04.2010 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi ile davalılara kiralandığını ,kiracıların Eylül, Ekim aylarına ilişkin kira bedellerini ödemediğini, İstanbul 2.İcra Müdürlüğü’nün 2010/24806 E. sayılı dosyası ile takip yaptıklarını takibe haksız itiraz ettiklerinden haklarında İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/20 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, bu takibe rağmen davalıların 2010 Kasım-Aralık ay kiralarını da ödemediklerinden haklarında İstanbul 11.İcra Müdürlüğü’nün 2010/23685 Esas sayılı dosyası ile haciz/tahliye talepli takip yaptıklarını davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın kaldırılması ,kiralananın tahliyesi ve %40 icra inkar tazminatı istemiştir. Davalılara dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmalara katılmamışlardır.

Takibe konu edilen ve hükme esas alınan 01.04.2010 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesinde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede yıllık kiranın 8.250 TL olduğu ve her ayın 5’inde nakit olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak tahliye istemli olarak 08.12.2010 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 8.250 TL’den 2010 Kasım-Aralık ayları arası kira bedeli toplam 16.500 TL ile 73.23 TL işlemiş faizin tahsilini istemiştir. Ödeme emri davalılara 14.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalılar vekili 21.12.2009 tarihli itiraz dilekçesi ile “alacaklı tarafa kiradan mütevellit herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır.”diye itiraz etmişlerdir .Davalılar duruşmaya katılmamışlar ise de son oturum günü 31.05.2011 tarihinde ilgili mahkemeye gönderilmek üzere İzmir 2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/406 muhabere kaydıyla verilen ve 14.06.2011 tarihli esas mahkeme hakimin havalesi ile dosyaya konulan dilekçesinde sözleşmede yıllık kira bedelinin 8.250 TL olarak belirlendiğini aylık kira bedelinin ise 687.50 TL olduğunu savunmuşlardır .İİK.nun 63.maddesinde “itiraz eden borçlu itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez” hükmüne yer vermiştir.Her ne kadar davalılar itirazlarında takibe konu borç miktarına karşı çıkmamışlar ise de takibe dayanak yapılan kira sözleşmesinde yıllık kira açıkça 8.250 TL olarak belirlendiğine göre aylık kiranın da 687.50 TL olduğunun kabulü gerekir. Borç senet metninden anlaşılmakla davalıların savunması itirazın genişletilmesi olarak düşünülemez.Bu nedenle takibe konu aylar kira bedeli yönünden aylık kira miktarı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir…)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDENLER : Davalılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması, mecurun tahliyesi ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir

Davacı vekili, müvekkilin maliki olduğu taşınmazın 01.04.2010 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi ile davalılara kiralandığını, kiracıların Eylül, Ekim aylarına ilişkin kira bedellerini ödemediğini, İstanbul 2.İcra Müdürlüğü’nün 2010/24806 E. sayılı dosyası ile takip yaptıklarını ,takibe haksız itiraz ettiklerinden haklarında İstanbul 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/20 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, bu takibe rağmen davalıların 2010 Kasım-Aralık ayı kiralarını da ödemediklerinden haklarında İstanbul 11.İcra Müdürlüğü’nün 2010/23685 Esas sayılı dosyası ile haciz/tahliye talepli takip yaptıklarını davalıların haksız olarak takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve %40 icra inkar tazminatı istemiştir.
Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece ,davanın kabulüne dair verilen karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkemece taraflar arasında kira bedelinin aylık olarak belirlendiğinin kabulü ile aylık kira bedeli üzerinden takibin kaldırılmasına ilişkin kararda direnilmiştir.
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, takibe dayanak teşkil eden 01.04.2010 tarihli kira sözleşmesindeki 8.250,00 TL’nin yıllık kira bedeli mi yoksa aylık kira bedeli mi olduğu, buna bağlı olarak da takibe yapılan itirazın hangi kira miktarı üzerinden kaldırılması gerektiği noktalarında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davanın dayanağını teşkil eden 01.10.2010 başlangıç tarihi ve 3 yıllık kira sözleşmesinin irdelenmesinde yarar vardır:

Takibe konu icra dosyası ile 05/11/2010-05/12/2010 tarihli kira alacağının talep edildiği, kira bedelinin sözleşmede bir senelik kira karşılığı olarak 8.250,00 TL olarak belirlendiği ve kiranın her ayın beşinde nakit olarak ödeneceğine yer verildiği, kira müddetinin üç yıl olarak düzenlendiği, kiralananın içkisiz lokanta olduğuna yer verildiği, borçlular tarafından itiraz dilekçesinde kiradan doğan herhangi bir borçlarının bulunmadığı şeklinde itirazda bulunulduğu görülmüştür.

Kira bedeli sözleşmede bir senelik kira karşılığı 8.250,00 TL olarak yer almış ise de, aynı sözleşmede ödeme şekli her ayın beşinde nakit olarak belirlenmiştir. Yıllık olarak kira bedelinin belirlenmesi halinde ödemenin de belirlenen yıllık kira bedeline göre yıllık olarak yer alması, hayatın olağan akışına göre beklenen durumdur. Ödemenin her ay olarak sözleşmede belirlenmesi, belirlenen kira bedelinin yıllık değil, aylık olduğunu gösterir. Bir önceki kira sözleşmesinin 01/02/2009 tarihli olduğu ve aylık kiranın 8.250,00 TL, yıllık kiranın 99.000,00 TL olarak belirlendiği sabittir. Taraflar arasında önceki kira dönemindeki kira bedelinin aylık 8.250,00 TL olduğunun kabulü karşısında, bir sonraki kira döneminde, kira bedelinin yıllık 8.250,00 TL, aylık 687,50 TL olarak belirlenmiş olması hayatın olağan akışına uygun değildir.

İtiraz dilekçesinde takip talebinde yer alan aylık 8.250,00 TL kira alacağına yönelik miktar olarak ayrıca bir itirazın yer almaması, genel olarak borca itiraz edilmiş olması da, kira bedelinin sözleşmeye maddi hata olarak aylık yerine yıllık 8.250,00 TL olarak yazıldığı, aylık 8.250,00 TL olduğunu gösterir.

Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkelere uygun değerlendirme uyarınca verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup; direnme kararının onanması gerekir.

S O N U Ç : Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı (1.102,82 TL) harcın temyiz edenden alınmasına, 17.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat