Karşı dava açılabilmesinin şartları

MADDE 132- (1) Karşı dava açılabilmesi için;

  1. Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması,
  2. Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması şarttır.
  • Belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gereki­yorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.
  • Karşı davaya karşı, dava açılamaz.

Karşı dava açılabilmesinin şartları Açıklama

Hukuk uygulamamızda önemli bir yeri bulunan ve “karşılık dava” rak da adlandırılan karşı dava, davalının yalnızca savunma yapmakla yetinmediği, kendisinin de davacının bazı edimleri yerine getirmesini ve bunun mahkemece hüküm altına alınmasını istediği davadır. Karşı dava bir olmadığı gibi; bir savunma nedeni de değildir; bağımsız bir davadır.

Karşı dava açılabilmesi için usule ve esasa ilişkin aşağıdaki şartlara bir arada bulunması gerekir.

  1. Asıl dava açılmış ve halen görülmekte (derdest) olmalıdır (HMK md. 132/1-a). Karşı dava niteliği gereği açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın varlığını zorunlu kılar. Çünkü, açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın davalısının cevap dilekçesinde, asıl davanın davacısın karşı, asıl davanın görüldüğü mahkemede bir dava açması halinde, ancak karşı davadan söz edilebilir.

Kısaca ifade etmek gerekirse, asıl davanın olmadığı yerde, karşılık dava da olmaz, ancak bağımsız bir davadan söz edilebilir. Karşı dava, daha önce açılmış asıl davaya karşı, aynı mahkemede açılır. Bu sebeple karşılık davanın açılabilmesi için derdest bir dava bulunmalıdır. Henüz açılmış bir dava yoksa veya dava herhangi bir şekilde (dava hakkında hüküm verilmesi, feragat, kabul, geri alma, açılmamış sayılma gibi) sona ermişse karşı dava açılamaz.

  1. Asıl dava ile karşı dava arasında bağlantı bulunmalıdır: Bu tarz, Kanunda, «Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması şarttır» şeklinde belirtilmiştir HMK md. 132/1-b). Buradaki bağlantıdan maksat, asıl taleple karşı davada ileri sürülebilecek talebin, aynı yahut birbirine benzer sebeplerden doğmuş davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek bir nitelikte bulunmasıdır (HMK md. 166/4). Takas veya mahsup ilişkisinin bulunması halinde kanun bir bağlantının bulunduğu açıkça varsaymıştır. Takas, davacının kendisinin de asıl davacıdan alacaklı olduğunu bildirerek bu alacağı ile davacıya olan borcunun takas edilmesini istemesidir. Mahsup ise, bir alacak miktarının somut bazı olaylar gözönüne alınarak indirilmesidir. Takas veya mahsup iddiasıyla karşı dava açılması durumunda veya başka nedenlerle asıl dava ile karşı dava arasında bağlantı bulunması halinde genel bir dava şartı olarak hukuki yararın varlığı aranacaktır. Davalının alacağı, davacının alacağından daha düşükse, karşı dava açmak yerine talebini, asıl davada sadece savunma olarak ileri sürmelidir.

Asıl dava ile karşı davanın aynı sebepten doğması veya asıl dava ile karşı davadan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte olunması halinde, iki dava arasında bağlantı var sayılır (HMK md. 166/4). Örneğin, davacının açmış olduğu elatmanm önlenmesi davasına karşı, davalının açtığı elatmanm önlenmesi davası; davacının bir taşınır mal hakkında açmış olduğu istihkak davasına (TMK md. 683), karşı davalının o mal üzerindeki rehin hakkının tanınması davası; davacının açmış olduğu kira bedelinin artırılması davasına karşı, davalının açtığı kira bedelinin indirilmesi davası, eşlerden birinin açtığı boşanma davasına yönelik, diğer eşin (asıl davanın davalısının) açtığı bir karşı boşanma davası arasında kanunun aradığı anlamda bir bağlantı vardır.

  1. Karşı dava esasa cevap süresi içerisinde açılmalıdır (HMK md. 133/1). Karşı dava, esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır. Karşı dava, bağımsız davalar gibi harca tabidir (Harç. K. m 6). Harç yatırılmadan karşı dava açılmış sayılmaz ve karşı dava hükümler uygulanmaz. Hükümdede asıl ve karşı davanın ikisi için ayrı ayrı karar ve ilam harcı belirtilir.
  2. Karşı dava ile asıl dava aynı yargı yoluna tabi olmalıdır; Asıl dava ile farklı yargılama usullerine tabi davalar karşı dava olarak açılamaz: Genel mahkeme, özel mahkemenin görevine giren bir hususu incelemeyeceğinden, örneğin genel mahkemede açılan bir davaya yönelik özel mahkenenin görevine giren karşı dava açılamaz. Keza idari yargının görevine ait bir davanın adli yargı ilk derece mahkemesine karşı dava olarak açılması mümkün değildir.

Yukarıda belirtilen (usule ve esasa ilişkin) bu şartlar gerçekleşince karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut re’sen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir (HMKmd. 132/2). Böylelikle, karşı davanız kabule şayan olmadığı itirazı, bir ilk itiraz olmaktan çıkartılmış, koşul oluşmadan bir karşı dava açılması halinde, mahkemenin talep üzerine yahut kendiliğinden ayırma kararı vererek, karşı dava olarak açılan davada görevli mahkemesine gönderilmesinin sağlanması olanağı tanınmak suretiyle, usul ekonomisi ilkesine de uygunluk sağlanmış ve aralarında bir bağlantı bulunmayan davaların birlikte görülmesinin önüne geçilmiş olur.

Açılan karşı davaya yönelik olarak, karşı dava açılamaz (HMK : 132/4). Bu düzenleme ile karşı davanın tevali ettirilmesinin engellerine ve böylece yargılamanın sürüncemede bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...