İstifa Eden İşçi Hangi Hallerde Tazminatlarını Alabilir?

YARGITAY 9. Hukuk Dairesi
ESAS: 2010/7060
KARAR: 2012/24858

DAVA :Davacı ve karşı davalı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ücreti alacaklarının, davalı ve karşı davacı ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile uğranılan zararın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, her iki davayıda kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş davalı ve karşı davacı avukatınca duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, 1996 yılı Haziran ayından iş akdinin sona erdirildiği 01/09/2005 tarihine kadar yuva öğretmeni olarak davalı anaokulunda çalıştığını, primlerinin noksan ödendiğini Eylül 2005 de öğrendiğini ve işe giriş tarihinin de 1998 yılında yapıldığını belirterek davalıyı sözlü olarak ikaz etmesi üzerine iş verenin işten çıkardığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, işyerinin anaokulu işletmesi olması nedeniyle öğretmen kadrolarının Ağustos ayında kurulduğunu, öğretim yılının başladığı Eylül ayında davacının iş akdinin sona erdirilmesinin yerine öğretmen bulunmasındaki zorluk nedeniyle doğru olmadığını, davacının istifa ederek ayrıldığını,kendisine isteği doğrultusunda Ağustos ayında 3 hafta süre ile ücretsiz izin verildiğini, 01/09/2005 tarihinde de maaşını alıp istifa edip işyerinden ayrıldığını, kendisinin istifadan caydırmak için uğraşılmasına rağmen mümkün olmadığını, davacının ayrılması ile işverenin zor durumda kaldığını ve 02/09/2005 tarihinde … Çocuk Evi’nde çalışmaya başladığının belirlendiğini, işyeri yetkilisi ile yapılan görüşmede 15 günden beri kendilerinde çalıştığını söylediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Karşı dava ile ihbar tazminatı, haksız rekabet nedeniyle uğradığı zararı ve sözleşmeden doğan tazminatın hüküm altına alınmasını istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının 01/09/2005 tarihinde davalı işyerinden ayrıldıktan sonra 21/09/2005 tarihinde dava dışı okulda işe girdiğini, bu hususun savunma ve davalı tanıklarının beyanları ile örtüştüğünü, işyerinin anaokulu olması ve öğretmen kadrolarının savunmada belirtildiği gibi Ağustos ayında tamamlanması nedeniyle davacının yeni iş bulduktan sonra davalı işyerinden kendisinin ayrıldığının açık olduğunu, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının kendisinin ayrılması nedeniyle işverenin ihbar tazminatına hak kazandığını ancak kötü niyet ve haksız rekabet taleplerinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle bu isteklerin reddine karar vermiştir.

D) Temyiz:

Kararı taraflar temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı-karşı davacının tüm davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık akdin kimin tarafından feshedildiği ve haklılığı noktasında toplanmaktadır.

Davacı işçi sigortasının işverence geç ve eksik bildirildiğini eylül ayında öğrenmesi üzerine durumu işverene iletmesi üzerine iş akdine son verildiği ileri sürmüştür.

Davalı işveren davacının 01.09.2005 tarihinde ücretsiz izinden döndükten sonra istifa ederek ayrıldığını ve başka yerde çalışmaya başladığını, eğitim öğretim sezonunun başlangıcında işine son verilmesinin olağan akışa aykırı olduğunu savunmuştur.

Mahkemece savunmaya değer verilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.

Somut olayda davacının 01.09.2005 tarihinde işyerine geldiği ve işverenle görüştükten sonra işten ayrıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Her ne kadar davacı işverence iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiğini ileri sürmüş ise de dosya içeriğine göre davacının bir kısım çalışmalarının SGK ya bildirilmediği ve taraflar arasında bu konuda bir uyuşmazlık olduğu da sabittir.

İşçinin eylemli olarak 01.09.2005 tarihinde iş sözleşmesini bu nedenle feshettiği anlaşılmakta olup, bir süre sonra başka yerde işe girmiş olması bu olguyu değiştirmeyecektir.

Açıklanan bu nedenlerle davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne karşı dava ile istenen ihbar tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat