T.C YARGITAY

2.Hukuk Dairesi

Esas: 2016 / 26055

Karar: 2017 / 8078

Karar Tarihi: 22.06.2017

ÖZET: İdrak çağında bulunan ortak çocuğun, mahkemece bizzat veya istinabe yoluyla dinlenerek küçüğün ebeveynlerinden hangisinin yanında kalmak istediği konusunda görüşünün alınması, gerektiğinde bu görüşün değerlendirilmesi ve ayrıca çocuğun üstün yararının tespiti bakımından, mahkemece uzman veya uzmanlar görevlendirilip, uzman raporu alınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre velayetin düzenlenmesi gerekir.(Çocuk Hakları Sözleşmesi m. 3, 12) (Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 1, 3, 6) (4721 S. K. m. 339, 343, 346) (4787 S. K. m. 5) (5395 S. K. m. 4)

Boşanma Davası

Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası 02.12.2016 tarihlinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 4/1. maddesi uyarınca Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu gereği düşünüldü:

1- Mahkemece Dairemizin 2014/14475 esas, 2014/25540 karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme hükmünün usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla onanmasına, karar verilmesi gerekmiştir.

2- Hükmün velayet, kusur belirlemesi, tedbir nafakasının miktarı, tazminat taleplerinin reddine yönelik temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemesine gelince;

a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

Çocuğun Üstün Yararının Tespiti Bakımından Uzman Raporu Alınması Gereği

b- Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise yapılan yargılama ve toplanan delilerden davalı kadının mahkemece kabul edilen kusurlu davranışlarına karşılık davacı erkeğin de eşine fiziksel şiddet uyguladığı, eşine küfür ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyle iken davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılan davalı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

c- Velayet düzenlemesi yapılırken; gözönünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun “Üstün yararı” (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m.1; TMK m. 339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde gözönünde tutulur.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Mahkemece idrak çağında bulunan 2006 doğumlu Ziya’nın velayeti konusunda bizzat dinlenerek, görüşünün alınması, gerekirse 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi uyarınca, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyete inceleme yaptırılarak yeniden uzman raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ortak çocuğun velayeti hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b ve 2/c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, direnme hükmünün ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.06.2017

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat