Hapis Cezasının İnfazında Yapılan Hatalar

Fazla çalışmaya ilişkin yasal düzenlemeler

Hapis Cezasının İnfazında Yapılan Hatalar

İlamların İyi Tetkik Edilmediği

İlamların infazının biran evvel yapılmasına ilişkin işlemlerde gereken hassasi­yetin gösterilmediği, hüküm ve evrak içeriklerinin arzulanan şekilde tetkik edilme­diği,

Bu cümleden olarak;

… iç ilâmat sayılıda, 4250 sayılı kanunun 31. maddesi ile 09.07.1992 tarihinde verilen mahkumiyet kararının söz konusu yasa maddesinin 24.06.1995 günü yürür­lüğe giren 560 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 21. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı halde, yasa yollarına müracaat edilmeksizin halen hükmün infazı husu­sunda çaba sarfedildiği,

… iç ilâmat sayılıda, hükümlü hakkında 2253 sayılı kanunun 12/2. maddesi ile cezasından indirim yapılmasına karşın, 600.000.TL.Ağır para cezasının 60 gün hapse çevrilerek yakalama müzekkeresi çıkarıldığı, … dış… iç ilâmat sayılılarda da benzer şekilde hareket edildiği,

… iç ilâmat sayılı evrakta neticeden verilen ağır para cezasının tecil edilmiş olmasına rağmen hapse çevrilip yakalama çıkarılmak suretiyle infazına çalışıldığı,

… dış ilâmat sayılı evrakta şirket tüzel kişiliğine verilen ağır para cezasının ödenmemesi üzerine hapse çevrilerek, şirket adına yakalama çıkarıldığı,

Türk Ceza Kanununun 7/1 maddesi gereğince hükmolunan cezanın yasanın yürürlükten kaldırılmış olması sebebiyle kanunî neticelerinin kendiliğinden ortadan kalkacağının,

5237 sayılı kanunun 31/2 maddesinin tatbik edildiği hallerde, verilen para ce­zalarının hapse çevrilerek yakalama çıkarılamayacağı hususunun göz önünde bu­lundurularak, bu gibi durumlarda 6183 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğinin, Mahkemelerden gelen evrakın dikkatli tetkik edilmemesinin telafisi mümkün olmayan hatalara sebebiyet verebileceğinin.

1567 sayılı kanunun 6258 sayılı yasayla değişik ek 4. maddesi gereğince tüzel kişiler hakkında hükmolunan para cezalarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında kanun hükümleri uyarınca infaz olunacağının,

Bilinmesi,

Para Ve Hapis Cezalarının Ödeme Ve Davetnamelerinin Zabıta Aracılığı İle Yapıldığı

Para ve hapis cezasının infazına ilişkin ödeme emirleri ile davetnamelerin za­bıta aracılığı ile tebliğe gönderildiği anlaşılmıştır.

Tebligatın 7201 sayılı Yasanın 1 ve 34. maddeleri dikkate alınarak PTT aracı­lığı ile yapılması, kolluk görevlilerine yasadan doğmayan külfet yüklenilmesinden kaçınılması, bu konuda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 37. maddesinin de göz önünde bulundurulması,

18 Yaşından Küçükler Hakkında Hapse Çevirme Kararı Verilerek Yakalama Çıkarıldığı

… sayılı ilâmlarda, hükümlülerin 18 yaşından küçük olmalarına rağmen, para cezasının hapse çevrilerek yakalama müzekkeresi çıkarıldığı görülmüştür.

Denetim sırasında ilgili evrakta gereğinin yerine getirilmesi sağlanmış ise de, bundan böyle 5275 sayılı Yasanın 106/11. maddesi uyarınca, haklarında Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesi uygulanmak suretiyle hüküm giyenlerin para cezaları kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalardan çevrilmiş olsa dahi hapse tahvil edilemeyeceğinin ve hakkında yakalama müzekkeresi düzenlenemeyeceğinin, bu gibi ahvalde aynı yasanın son fıkrası hükümlerinin uygulanacağının unutulmaması,

Yakalamaların Geç Çıkarıldığı

Bir kısım ilâm ile ilgili çıkarılan davetiye yada para cezasını ödeme emrinin, ilgilisine tebliğ edildiği halde, yakalama müzekkerelerinin zaman zaman 2 aya varan sürelerle gecikmeli olarak çıkarıldığı belirlenmiştir.

Çağrı kağıdının tebliğini müteakip, verilen süre için çağrıya uymayan ve para cezası ile taksitini ödemeyen hükümlü hakkında, zaman geçirilmeksizin yakalama müzekkeresi çıkarılarak infaza hız kazandırılması,

İlamların Okunamayacak Şekilde Yıpranmış Olduğu

İnfaz safhasında olan bir bölüm ilamın, okunamayacak şekilde yırtılmış ve yıpranmış oldukları görülmüş ve bu nedenle incelemede güçlük çekilmiştir.

İşin ciddiyeti ve önemi göz önüne alınarak, bu gibi durumlarda mahkemelerinden sağlanacak ilâmların evraka eklenmesi suretiyle muhtemel sakıncaların önlenmesi,

Taşradan Gelen İlamların Alındığının Bildirilmediği

Taşradan gönderilen ilâmların alındıklarının ve numaralarının mahalli Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirilmediği görülmüştür.

Bakanlık Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.06.1946 gün ve 37/10 sayılı tamimleri uyarınca; infaz için yollanan ilamı alan Cumhuriyet Başsavcılıklarının keyfiyeti ve infaza başlandığını, ilamı gönderen Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirmeleri gerektiğinin gözardı edilmemesi,

Asker Olan Hükümlülerle İlgili İlamat Evrakı

… sayılıda, 6 ay 20 gün hapis cezasına mahkum olan asker kişinin adresinin ve terhis tarihinin sorulmasıyla yetinilip, 1111 Sayılı Askerlik Kanununun 39. cu maddesince, terhisinde serbest bırakılmayarak cezasının çektirilmesi için ikametgahı Cumhuriyet Başsavcılığına teslim zımnında Birlik Komutanlığına müzekkere yazılmadığı,

Bu gibi hallerde 1111 Sayılı Yasanın 39. maddesine göre infazları terhislerine tehir edilen hükümlülerin, terhislerinde serbest bırakılmayarak ikametgahları Cum­huriyet Başsavcılıklarına teslim edilmek üzere Birlik Komutanlığına müzekkere yazılması gerektiğine ilişkin Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 7.5.1957 tarih ve 14038 sayılı mütalaasının uygulamada nazara alınması,

Meşruten Tahliye Tarihinin Hesabında Hata

….sayılı ilâmat evrakında, şubat ayının 29 çektiğinden bahisle hükümlünün meşruten tahliye tarihinin hesabında hataya düşüldüğü, bir gün noksan infaza sebe­biyet verildiği görülmüştür.

Konuyu irdeleyen Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 7.4.1983 tarih ve 1983/1309 E. 1983/1172 K. sayılı içtihadına nazaran müddetin sene olarak hesabın­da, hükümlünün senenin hangi günü cezaevine alınmış ise müteakip senenin aynı günü tahliye edileceğinin şubat ayının 29 çektiği uzun yıllarda fazlalığın ayrıca na­zara alınmayacağının uygulamada dikkate alınması,

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 17 nci maddesi uyarınca Verilen Erteleme Kararlarında Erteleme Süresinin Karar Tarihinden Başlatıldığı

Hürriyeti bağlayıcı cezayı havi bir kısım ilâmlarda sanıkların başvurması üze­rine verilen tehir kararlarında, tehir süresinin karar tarihinden başlatıldığı anlaşıl­mıştır.

Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 1.2.1955 gün ve 3411 sayılı mütalaalarında açıklandığı gibi; Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 400’üncü maddesi gere­ğince infazın tehiri halinde verilen sürenin ilgilinin müracaat tarihinden başlatılma­sı gereğinin unutulmaması,

5275 sayılı Kanunun 17. Maddesi Uyarınca Verilecek Erteleme Kararları

…hapis cezasıyla ilgili ….sayılı ilâmat evrakının incelenmesinde; yurtdışında olduğu için 1 sene 6 ay hapis cezası infaz edilemeyen ve hakkında çıkarılan yaka­lama müzekkeresi de birkaç kez tekit edilen hükümlüye yurda izinli olarak girdi­ğinde gösterdiği ziraatle iştigal etmek üzere talep ettiği mazeretine binaen dört ay süreyle izin verildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar usulen davetiye tebliğ olunmadan hakkında yakalama çıkarılan hükümlüye mazereti bulunduğu ve şartları da müsait olduğu takdirde Ceza Muha­kemeleri Usulü Kanununun 400’üncü maddesi uyarınca infazın geri bırakılması zımnında izin verilmesi mümkün ise de, uzun zamandan beri aranan ve yeniden yurtdışına gitmesi muhtemel bu gibi şahıslara verilecek tehire mütedair kararların Yasanın ruhuna aykırı bulunduğunun bilinmesi.

İlâmlarda Kesinleşme Şerhi

Bir kısım ilâmat evrakında kesinleşme şerhlerinde hâkim imzası olmadan hükmün kabul edilerek yerine getirilmesine çalışıldığı tespit olunmuştur.

Mahkumiyet hükümlerinin katileşmedikçe icra olunamayacağına ve cezanın infazının mahkemeden verilen aslına mutabık ve icrasının kabil olduğu hâkim tarafından tasdik edilen hüküm Fıkrası sureti üzerine takip edebileceğine dair 5275 sayılı Kanunun 4 ve 5. maddesi hükümlerinin göz önünde bulundurulması,

Hükümlünün Gözaltında Kaldığı Sürenin Hesabında Hata

İlamların infazı sırasında hükümlülerin nezaret ve tutuklulukta kaldıkları süre­lerin hesaplanmasında yanlışlıklara neden olunduğu,

395.000.-lira para cezasına hükmedildiği, hükümlünün 16.03.1992-2.4.1992 tarihleri arasında 17 gün tutuklu kalmasına rağmen 170.000.-liranın düşülmeden ödeme emri çıkarıldığı,

(… il. sayılıda)

000.-lira para cezasına hükümlü hakkında, (1) gün nezarette kaldığı nazara alınmadan 7 gün yerine 8 gün hapis olarak yakalama müzekkeresi çıkarıldığı,

(… il. Sayılıda)

Hükümlüye neticeden 2.800.000.-lira ağır para cezası verilmesine rağmen, ve kendisinin Daha önce (1) gün tutuklu kalmasına nazaran, ödeme emrinin 2.790.000.-lira yerine 2.800.000.-lira olarak çıkarıldığı,

görülmüştür.

Badema;

İşlerin kalemin inisiyatifine bırakılmaması, hükümlülerin nezarette ve tutuklulukta geçen sürelerinin Hesaplanmasında yanlışlıklara neden olunmaması,

İlâmat Evrakının Gereği Gibi İncelenmemesi

îlâmat evrakı içeriğinin ve yasaya uygunluğunun gereği gibi incelenmemesi nedeniyle bazı ahvalde hatalara düşüldüğü,

Ezcümle;

… sayılı ilama konu olan 12.Sulh Ceza Mahkemesinin 24.11.1992 tarih ve… sayılı ilamında, hükümlünün 780.000.-TL para cezasına mahkumiyetine ve cezanın 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği ve ilâm “tecil kaydına işaret edilmesi” için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği halde, bu cezanın infazına çalışıldığı,

… sayılı ilamda; sanığa hükmedilen 665.000.-TL ağır para cezasında, tutuklulukta geçen (4) gün karşılığı paranın mahsup edilmeden ön ödeme emri çıkartıldığı. Dış ilâm 1993/1832 sayılıda da hükümlünün mahkum olduğu miktar olan 300.000 TL ağır para cezasında tutuklu kaldığı (21) gün karşılığı olan 210.000.-TL düşülmeden 90.000.-TL fazlasıyla tam olarak tahsil edildiği,

… il. sayılı ve l.Sulh Ceza Mahkemesinin 5.10.1992 tarih ve … sayılı ilamda hükme konu olan 75.000.-TL para cezasına rağmen infazın 70.000.-TL olarak yerine getirildiği,

… Dış ilâm sayılıda; 1918 sayılı Kanunun 27/3-4 ve 33/son maddelerine göre hükmedilen tazmini nitelikteki 27.383.470.-TL miktarındaki para cezasının tahsilinin aynı yasanın 56. maddesince alakalı “idareye” ait olduğu düşünülmeyip, bu İm sus öncelikle yerine getirilmeden, infazın sağlanmasına gayret olunduğu,

… Dış ilâm numaralılarda; Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 12.1.1965 gün vu 9722/109 sayılı içtihadı ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.11.1977 tarihli ve 63417 numaralı yazılarında açıklandığı gibi, süresinde gelmeyen ve yakalama müzekkeresi çıkartılması üzerine zabıtaca hürriyetleri tahdit edilerek getirilen kısa süreli hapis cezasına mahkum kişilerin başvurusu üzerine, infazın başladığı gözetilmeden, vaki talep nedeniyle, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 400 üncü maddesince (4) ayı geçmeyecek şekilde infazın tehirine karar verildiği,

Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.1992 tarih ve … sayılı kararında (F.K.) için 1.000.000.-TL ve (Ş.G.) için de 500.000.-TL para cezasına hükmedildiği ve ilam evrakı Cumhuriyet Başsavcılığının … numaralarına kaydedildiği halde;sadece (F.K.) için iki kere işlem yapıldığı, (Ş.G.) için herhangi bir infaz muamelesine girişilmediği,

…ilâmat sayılı evrakta;ödeme emri ve yakalama müzekkereleri düzenlenir­ken, hükümlülerin doğum tarihi, hüviyeti, cezaların miktarı ve en son bulundukları yer hakkında ilâmat ve evrak arasındaki belgelere göre çelişkiye düşüldüğünün farkedilmediği,

… il. sayılı evrakta konu olan mahkeme kararında daha önceden verilmiş ve tecil edilmiş bulunan 9.Asliye Ceza Mahkemesinin… sayılı ilamındaki 205.000.-TL ağır para cezasının da Türk Ceza Kanununun 95. maddesi gereğince aynen çektirilmesine karar verildiği ve ilâm 26.11.1992 tarihinde evrak içerisine alındığı halde infazı için bir işlem yapılmadığı,

Görülmüş, lüzumlu işlemler ifa ettirilmiştir.

Kanun hâkimiyeti ve Ceza Adaletinin ancak infazın süratle ve eksiksiz olarak yerine getirilmesine bağlı bulunduğundan, ilâmat ve infaz evrakına lüzumlu ehemmiyetin atfedilmesi,

İlâmların Devir İşlemi

Kayıtların bilgisayar ortamında kaydedilmemesine karşın, 2003 ve 2004 yılla­rı sonunda yapılan devirler ile ilgili olarak, devreden ilâmların numaralarını göste­rir cetvellerin düzenlenip defterlerine yapıştırılmadığı müşahede edilmiştir.

Bir önceki paragrafta gösterilen Yönetmeliğin 27 nci maddesi uyarınca, infaz defterlerine ait devir işlemlerinin yapılmasına özen gösterilmesi,

Taşraya Gönderilen Bir Kısım İlâmların Yanlış Yerlere İrsal Olun­dukları;

Taşraya gönderilen bir kısım ilâmların yanlış yerlere irsal olundukları; Bu meyanda; Bolu yerine İstanbul’a, Adana yerine Afyon’a, Çubuk yerine Şişli’ye gönderildikleri tespit olunmuş, gereğine tevessül ettirilmiştir.

Mahkemelerden infazı zımnında gönderilen ilâmların lâyıkı veçhile tetkik edi­lerek, değinilen aksaklıklara sebep olunmaması, evrakın incelenmediği intibaını ve­recek benzer durumların yaratılmasından kaçınılması,

Teminat Paralarının İrat Kaydı

… sayılı ilâmat evrakının incelenmesinde nakdi teminat karşılığı cezalarının infazı belirli süre ertelenen hükümlülerin tehir müddetleri hitamında müracaat et­memeleri nedeniyle haklarında yakalama çıkartıldığı halde teminat paralarının irat kaydına tevessül olunmadığı müşahede edilmiştir.

Erteleme taleplerinin 5275 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca teminat kar­şılığında kabul edildiği hallerde, erteleme süresi sonunda hükümlü cezasının infazı için başvurmamış ise, kefalet parasının Hâzineye irat kaydı hususunda karar alın­ması,

İnfaza Verilen İlâmların Üç Ayda Bir Listelerinin Hazırlanması

Ceza Mahkemelerince üç ayda bir hazırlanarak gönderilen ilâmat listelerinin lıiç bir surette kontrole tabi tutulmadan hıfzıyla yetinildiği gözlemlenmiştir.

(‘eza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.8.1983 gün ve 24/104 sayılı tamimlerinde de açıklandığı üzere, kayıt dışı kalmış evrak bulunup bulunmadığının tespiti yönünden anılan listelerin ilamat defteri kayıtlarıyla karşılaştırılarak kontrole tabi tutulması,

Zamanaşımına Uğramış İlâmların Derdestler Arasında Tutulduğu

… Lira hafif para cezasına müteallik ve … tarihinde kesinleşmiş, bugüne ka­dar hükümlülerine tebligat yapılıp yakalanamayan ve bu suretle Türk Ceza Kanu­nunun 68/1-e. maddesinde Ceza zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunan ilâmların derdestler arasında tutulduğu görülmüş, teftiş sırasında gereği yaptırılmıştır.

İlamların sık sık elden geçirilmesi suretiyle, müruruzaman müddeti dolanların derhal işleme tabi tutulması, fuzuli takip muamelelerine meydan verilmemesi,

Bir Sene Ve Daha Fazla Mahkumiyeti Bulunan Hükümlülere Vasi Tayin Edilmesi

Bir sene ve daha fazla mahkumiyeti bulunan hükümlülere vasi tayin edilmesi hususunda hiçbir teşebbüse geçilmediği anlaşılmıştır.

4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 407. maddesi hükmüne göre, bir sene ve daha ziyade hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkum olanlara vasi tayin edilmesi gerek­tiğinin bilinmesi, noksanlığın derhal ikmali.

Tebligat Ve Posta Giderlerinin Hükümlülerden Tahsili Cihetine Gi­dildiği

Cezaların infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yapılan tebligat ve posta giderlerinin hükümlülerden tahsili cihetine gidildiği öğrenilmiştir.

Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 17.8.1988 tarih ve 105 sayılı Genelgelerinde de açıklandığı gibi Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 406 ve 407. maddeleri­nin kıyasen uygulanmasına imkân olmadığı cihetle infaz aşamasında yapılan gider­lerin Devletçe karşılanması icabettiğinin uygulamada nazara alınması,

Cezanın İnfazına Devam Olunurken 5275 sayılı Kanunun 17. Madde­si Uyarınca Erteleme Kararı Verildiği

… sayılı evrakta cezanın infazına devam olunurken 5275 sayılı Kanununun 17’ inci maddesi uyarınca tehir kararı verildiği saptanmıştır.

Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 21.8.1974 tarih ve 3275 sayılı mütalâalarına nazaran cezanın infazına devam olunurken Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 400’üncü maddesine göre cezanın tehirine imkân olmadığının bilinmesi,

Müddetnamede Meşruten Tahliyeye Yönelik İşlem Yapılmadığı

… sayılı evrakta para cezasının ödenmemesi durumunda hapse tahvil karan verildiği ancak düzenlenen müddetnamede meşruten tahliyeye yönelik işlem yapılmadığı görülmüş, hatalı muamele tashih ettirilmiştir.

Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 15.04.1974 gün ve 14714 sayılı mütalaaları uyarınca para cezasının ödenmemesi nedeniyle 647 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre çevrilen hürriyete bağlayıcı cezanın infazı sırasında da şartla salıverilme işleminin yapılmasına kanunen bir engel bulunmadığının bilinmesi,

Şartla Tahliye Tarihinin Başlangıcı

İnfazen, 1. Ağır Ceza Mahkemesine ait 2005 /10 esas sayılı dosyasına iade olunan 2005/1-50 il. sayılı, hükümlü (M.C.) hakkındaki 03.03.2005 tarihinde kesinleşen (5) ay hapis cezasına dair ilamın infazında, adı geçenin 25.08.2004 ile 07.12.2004 tarihleri arasındaki tutuklu kaldığı 104 gün mahsubu suretiyle adı geçen yeniden cezaevine alınmadan evrak üzerinde ; şartla tahliye tarihinin 03.03.2005 yerine 27.10.2004, bihakkın tahliye tarihinin ise 18.04.2005 yerine 22.01.2005 olarak hesaplandığı, mahkemesinden bu yönde talepte bulunulup, karar alınmasını müteakip yerine getirme fişi tanzim olunduğu görülmüştür.

Yargıtay 9. Ceza  dairesinin 01.03.1989 tarih ve 564/1125 sayılı kararında açıklandığı gibi, şartla tahliye kararının ancak hükümlüler hakkında söz konusu olacağından hükümden önce tutuklu kalınan süre şartla tahliye müddetini karşılasa bile hükmün kesinleştiği tarihin şartla tahliyenin başlangıcı olarak alınması, bihakkın tahliye tarihinin de buna göre hesaplanması.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat