HAKİMLER SAVCILAR KURULUNA (HSK) ŞİKAYET DİLEKÇESİ
HAKİM VEYA SAVCI NASIL ŞİKAYET EDİLİR
Şu karmaşık hayatta yaşadığımız süre boyunca ister istemez hepimizin başı bir takım belalara girmekte ve kendimizi adliyenin soğuk koridorlarında bulmaktayız. Hakkımızı aramak adaleti bulmak için başvurduğumuz savcılık veya mahkeme makamları istisna da olsa yanlış yapabilmektedir. Sağlam temeller üzerine kurulmuş olan yüce devletimiz adaleti her anlamda sağlamak amacıyla savcı veya hakimler hakkında da şikayet edilmelerine imkan sağlamıştır.
Hakim veya Savcılar hakkında yapılan şikayetleri hangi kurum değerlendirir
Başımıza gelen bir sıkıntı durumunda yada adalet aradığımızda ilk başvurduğumuz yer savcılık ve hakimler olmaktadır. Peki vatandaşlar hakim veya savcılar hakkında şikayetçi olmak isterlerse ne yapacaklar. Hakimler ve savcılar hakkında ki şikayetlere bakan kurum hangisidir sorusu akıllara gelmektedir. Hakimler ve savcılar hakkında ki şikayetlere, 2992 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesine istinaden Adalet bakanlığına bağlı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından bakılmaktadır.
Hakim veya savcı hakkında yapılan ihbarlar
Hakim yada savcı hakkında ihbar yapıldıktan sonra bir nevi elekten geçmektedir. Öncelikle vatandaşımız, hakim yada savcı hakkında ihbar nereye yapılır ? sorusunu sormaktadır. Bu tip ihbarları vatandaşlarımız, polise, jandarmaya, cumhuriyet savcılıklarına yada adalet bakanlığına yapabilir. Yapılan ihbarlar,kurumlar aracılığı ile Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne iletilir. Öncelikle ihbarlar genele müdürlük tarafından süzgeçten geçirilir. Hakim veya savcı hakkında yapılan ihbarın görev ile alakalı mı yoksa şahsi olarak işlenen suç ile mi alakalı olduğu belirlenir. Şimdi hep beraber başlıklar halinde ihbarlarla ilgili neler yapıldığını görelim.
İhbarların inceleme aşaması
Hakim veya savcı hakkında yaptığım ihbar mutlak suretle işleme konulacağını düşünen okurlarım bu yazımı iyi okumalarını tavsiye ederim. Yapılan ihbarın aslı astarı varmı yok mu diye ince bir araştırma yapılacaktır. Belli başlı bazı hususları yerine getirmeyen ihbarlar işleme konulmayacaktır. Hakim veya savcılar hakkında şikayetçi olanların ihbarlarında aranan özellikler nelerdir. İhbarda aranan temel hususları sizlere maddeler halinde belirtmek istiyorum.
>Belli bir konuyu içermeyen veya somut delile dayanmayan,
>açık kimlik bilgileri, imza ve adres bulunmayan,
>daha önce inceleme ve soruşturma konusu yapılan ve yeni bir iddia ve delil içermeyen,
>hâkimin yargı yetkisi ve takdir hakkı ile Cumhuriyet savcısının delil toplama,
>değerlendirme ve suçu nitelendirme yetkisi kapsamında kalan,
>akıl hastaları tarafından verilen dilekçeler
>isnat edilen eylemin cezaî veya disiplin yönünden sorumluluğu gerektirmemesi hâllerinde ihbar ve şikâyetler işleme konulmamaktadır.
Yapacağınız ihbarda mutlak suretle yukarda ki hususları göz önüne almalısınız. Hakim veya savcı hakkında şikayet hakkınızı kullanmanız için ihbarınız da isim, imza ve adres bulunmamakla birlikte ihbar ve şikâyetin somut delillere dayanması hâlinde dilekçe işleme konulmaktadır. Burada hepinizin anladığı üzere lütfen gerçekçi bir dayanağınız olmadan savcı veya hakimler hakkında şikayetçi olsanız da, dilekçeniz inceleneceğin den herhangi bir yol kat edemeyeceksiniz.
Hakim veya Savcı hakkında yaptığım dilekçe işleme alındı mı
Dilekçenizi verdiniz hakim yada savcıdan şikayetçi oldunuz, dilekçeniz işleme konulmaması halinde, tebligat adresinize dilekçenizin işleme konulmadığını gerekçeleri ile birlikte bildirir bir yazı gelecektir. Yazının içeriğinde ayrıca karara itiraz amacıyla idari yargı yoluna gidebileceğinizi belirtir. Bazı durumlarda ise dilekçenizin işleme konulmaması halinde, size bilgi vermeyerek,direk olarak kendilerine dilekçeyi gönderen aracı kuruma bildirebilir
Hakim veya savcı hakkında yapılan ihbarın işleme alınması
Hakim veya savcı hakkında ihbarda bulundunuz yada şikayetçi oldunuz. Şikayetiniz veya ihbarınız işleme alındıktan sonra ilk olarak şikayetiniz yada ihbarınız ile ilgili işlemleri yürütmek amacıyla Adalet Müfettişi veya şikâyet olunan hâkim ve Cumhuriyet savcısından daha kıdemli bir hâkim veya Cumhuriyet savcısı görevlendirilir. Görevlendirilen bu kişilere genel olarak muhakkik adı verilmektedir.
Evet yapmış olduğumuz şikayeti araştırmak için bir Muhakkik belirlenmektedir. Bu durumda akıllara bir soru gelmektedir. Hakim veya Savcı hakkında yapılan şikayetleri değerlendirecek muhakkikler kimlerden seçilmektedir. Bu sorunun cevabını vermek gerekirse ihbarın yada olayın özelliğine göre öncelikle;
>Adlî yargı adalet komisyonu başkanları
>Ağır ceza mahkemesi başkanları
>Cumhuriyet başsavcıları,
>Ticaret mahkemesi başkan ve üyeleri,
>Hukuk hâkimleri,
>Bölge idare, idare ve vergi mahkemesi başkanları
inceleme ve soruşturma yapmak üzere görevlendirilmektedir.
Görevlendirilen Muhakkik ihbarımızı yada şikayetimizi inceleyerek, inceleme fezlekesini Ceza İşler Genel Müdürlüğüne gönderir. İncelenen fezleke üzerine soruşturma izni verilirse gerçek anlamda soruşturma başlamış olacaktır. Bu olayın birde tersini belirtelim, ihbarımızı yada şikayetimizi inceleyen Muhakkik Eylemin cezaî ve disiplin yönünden suç teşkil etmemesine karar vermesi hâlinde , işlem yapılmasına yer olmadığı hususunda düşünce yazısı yazılarak evrak işlemden kaldırılmakta ve gerekçeli işlem sonucu ile süresinde idarî yargı yoluna başvurabileceği bir yazı ile müştekiye yani bizlere bildirilmektedir.
Hakimler veya Savcılar hakkında Kovuşturma evresi
Şikayetiniz veya ihbarınızla ilgili Muhakkikler tarafından yapılan soruşturma sonrası, tanzim edilen evrakların aslı, ilgili hâkim veya Cumhuriyet savcısı hakkında kamu davası açılmak üzere hakkında soruşturma yapılan hâkim veya Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmektedir.
Ayrıca Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan ve birinci sınıf olmayan hâkimler hakkındaki evrak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmektedir.
Hazırlanan soruşturma evrakının onaylı bir sureti disiplin yönünden gereğinin tayin ve takdiri için Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna sunulmak üzere Personel Genel Müdürlüğüne gönderilmektedir.
Hakim veya Savcı hakkında Sadece disiplin yönünden kovuşturma izni verilmesi durumunda
İlgili hâkim veya Cumhuriyet savcısının savunması alındıktan veya savunma için verilen süre dolduktan sonra evrak, disiplin yönünden gereğinin tayin ve takdiri için Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna sunulmak üzere Personel Genel Müdürlüğüne gönderilmektedir.
Hakim veya Savcı hakkında Cezaî ve disiplin yönünden işlem yapılmasının gerekli görülmediği durumlarda
Soruşturma evrakı işlemden kaldırılmaktadır. Bu durumda düşünce yazısının bir sureti, daha önceden soruşturma iznine ilişkin düşünce yazısının gönderildiği Personel Genel Müdürlüğüne bilgi amaçlı gönderilmekte ve şikâyet olunan hâkim veya Cumhuriyet savcısına evrakın işlemden kaldırıldığı bildirilmektedir. Ayrıca, gerekçeli işlem sonucu ile süresinde idarî yargı yoluna başvurabileceği müştekiye de bir yazı ile tebliğ edilmektedir.
Hakim veya Savcı hakkında Kovuşturma İşlemleri:
Cezaî yönden kovuşturma izni verilmesi üzerine, ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından açılan kamu davası sonrasında ilgili mahkemede son soruşturmanın açılmasına karar verilip verilmediği takip edilmekte, mevzuata aykırı şekilde karar verildiği düşünülen son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı yönündeki kararlar aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulmak üzere evrak, Genel Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren Kanun Yararına Bozma Bürosuna tevdî edilmektedir.
HÂKİM VE CUMHURİYET SAVCILARININ ŞAHSÎ SUÇLARI İLE İLGİLİ SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA İŞLEMLERİ
İhbar ve şikâyete konu eylemin şahsî suç olarak değerlendirilmesi hâlinde, soruşturma yapılması ve disiplin yönünden yapılacak işleme esas olmak üzere soruşturma sonucunun ilgili evrak örneği ile birlikte gönderilmesi için ihbar ve şikâyete konu dilekçe; şikâyet olunan hâkim veya Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına gönderilmektedir.
Öte yandan; Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan ve birinci sınıf olmayan hâkimler hakkındaki evrak Ankara Cumhuriyet Başsavcısına gönderilmekte olup, birinci sınıf olanlar hakkında ise 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 98’inci maddesine göre değerlendirme yapılmaktadır.
Cumhuriyet başsavcısı tarafından yapılan soruşturma sonucunda, cezaî yönden kamu davası açılmasına yönelik olarak düzenlenen iddianame veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın bir örneğinin soruşturma evrakı ile birlikte Genel Müdürlüğümüze gönderilmesi üzerine, eylemin disiplin yönünden de soruşturma yapılmasını gerektirir mahiyette görülmesi hâlinde soruşturma izni verilmekte ve evrak disiplin soruşturması yapılmak üzere görevlendirilen muhakkike gönderilmektedir. Eylemin disiplin yönünden soruşturma yapmayı gerektirir mahiyette görülmemesi hâlinde ise, işlem yapılmasına yer olmadığına dair düşünce yazısı ile evrak işlemden kaldırılmaktadır.
Görevlendirilen muhakkik tarafından yapılan “disiplin soruşturması” sonucunda düzenlenen fezleke üzerine, disiplin yönünden kovuşturma izni verilerek evrak, disiplin yönünden gereğinin tayin ve takdiri için Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na sunulmak üzere Personel Genel Müdürlüğüne gönderilmektedir.
Eylem hakkında “disiplin yönünden” işlem yapılmasının gerekli görülmediği hâllerde ise soruşturma evrakı işlemden kaldırılmaktadır.
ilgili hâkim veya Cumhuriyet savcısı hakkında görevli ve yetkili Cumhuriyet başsavcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, disiplin yönünden işlem yapılmasına engel olmadığı gibi kamu davası açılması veya mahkûmiyet kararı verilmesi de mutlak surette disiplin yönünden de soruşturma ve kovuşturma izni verilmeyeceği anlamına gelmemektedir. (Örneğin; şikâyete bağlı bir suçta şikâyet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi veya taksirli suçlardan mahkumiyet kararı verilmesi gibi)
Öte yandan; şahsî suçlarda yargılama, şikâyet olunan hâkim veya Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi tarafından yapılmaktadır.
Ayrıca; Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında çalışan ve birinci sınıf olmayan hâkimlerin yargılaması Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte, birinci sınıf olanlar hakkında ise 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 98’inci maddesine göre değerlendirme yapılmaktadır.
HÂKİM VE CUMHURİYET SAVCILARI HAKKINDA İHBAR VE ŞİKÂYETİN KÖTÜ NİYETLE YAPILMASI VEYA DELİL UYDURULMASI:
Sadece “disiplin” cezasını gerektirecek mahiyette olan ihbar ve şikâyetin kötü niyetle yapıldığı veya delillerin uydurulduğu anlaşılan hâllerde, müşteki veya ihbar eden hakkında 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 76’ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Genel Müdürlüğümüzce soruşturma ya da kovuşturma izni verilmektedir. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma, şikâyet olunan hâkim veya Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve o yer ağır ceza mahkemesi tarafından yapılmaktadır.
Kötü niyetle yapılan veya uydurma delillere dayanan ihbar ve şikâyete konu eylem, sadece “cezaî” veya “hem cezaî hem de disiplin” yönünden işlem yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, Genel Müdürlüğümüz tarafından herhangi bir soruşturma veya kovuşturma izni verilmesi gerekmemekte ve bu hâlde yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar genel hükümlere göre yapılarak sonuçlandırılmaktadır.
HAKİMLER SAVCILAR YÜKSEK KURULU
CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
DOSYA NO : …………. Ağır Ceza Mahkemesi …../….…E.
ŞİKAYETÇİ (SANIK) : .
VEKİLİ : .
ŞİKAYET OLUNAN :
ŞİKAYET KONUSU : Şikayet olunanın, mahkemece hükmolunacak kararı temyiz etmemizi engellemek amacıyla gerekçeli kararı …… gündür yazmamış veya yazdırmamış olması hususu.
ŞİKAYET NEDENLERİ :
1. Müvekkilimiz gasp suçlamasıyla …. ….Ağır Ceza Mahkemesinin …../… E sayılı dosyası ile yargılanmış ve ../…/……. tarihinde de ……/…Karar numaralı kararla da ….. yıl …..ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmıştır.
2. Davanın başından beri duruşmalara katılmadığı için Müvekkilimiz hakkında peşin hükümlü davrandığını düşündüğümüz şikayet olunan Mahkeme başkanı olayla hiçbir ilgisinin olmadığı açık olan Müvekkilime en ağır cezayı vermiş, Müvekkilim lehine Türk Ceza Kanununun m. 59 hükmü de dahil olmak üzere hiçbir hükmü uygulamamıştır.
3. İsnat olunan suçla ilgili son sözünü sorduğu Müvekkilimin “ben tekstilciyim maddi durumum gayet iyi, bu gün arabamın değeri ……………..-TL. Böyle şerefsiz bir suçu ne işlemeye ne de iştirak etmeye ihtiyacım var” demesi üzerine “ukalalık etme “cevabını vermiş, sonuç olarak da kanunun ön gördüğü en ağır cezayı, olayın asli maddi failine dahi vermediği kadar ağırlaştırarak vermiştir.
4. Yargıçlık gibi kutsal bir mesleği ifa eden insanların tarafsız, mevcut deliller doğrultusunda hareket eden ve en önemlisi de peşin fikirden uzak olması gerekirken, şikayet olunan Müvekkilime ceza vermeyi peşin hükümle kafasına koymuş, verdiği cezanın da bir üst mahkemece bozulabileceği endişesiyle olsa gerek veya Müvekkilimi de biraz daha fazla mağdur etmek için gerekçeli kararı da şu ana kadar yazmamıştır.
5. Şikayet olunan kararın tefhim tarihi olan …./…/….. tarihinden bu güne kadar geçen süre zarfında da gerekçeli kararı yazmamak veya yazdırmamak suretiyle kararı temyiz gibi hukuki hakkımızı da engellemiş bulunmaktadır. Geçen 84 gün zarfında ………..Ağır Ceza Mahkemesi gibi yıllık …… civarında esası olan bir mahkemenin hayatın olağan akışına göre iş yoğunluğu sebebiyle gerekçeli kararı yazamadığını düşünmek imkansızdır. ………………’in üzerinde esası olan ………… Ağır Ceza Mahkemelerinde bile gerekçeli kararların en geç ……. gün zarfında yazıldığını nazara alırsak şikayet olunanın temyizimizi engellemek en azından geciktirmek kastıyla hareket ettiğini düşünmekteyiz.
6. Bizler müdafiiler olarak Müvekkilimize kararın gerekçeli kararın ……… içerisinde yazılacağı ve tarafımızdan temyiz olunacağını söylemiş bulunmaktayız. Kararın bu kadar geç yazılmasını vatandaşa nasıl izah edeceğimizi de bilmiyoruz. Zira hepimizin malumu olduğu üzere “tutuklu iş” niteliğindeki işlerin usul gereği ivedi ve evleviyetle ifası gerekmektedir. Tecrübeli bir hakim olan Şikayet olunanın bunu bilmediğini düşünemiyoruz.
7. Bu itibarla açıklamaya çalıştığımız nedenlerle kasıtlı hareketiyle gerekçeli kararı yazmayarak temyiz hakkımızı engelleyen Şikayet olunan hakkında gerekli tahkikatın yapılması amacıyla Sayın Başkanlığınıza şikayet zarureti hasıl olmuştur.
SONUÇ ve TALEP : Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle kasıtlı hareketiyle gerekçeli kararı yazmayarak temyiz hakkımızı engelleyen Şikayet olunan hakkında gerekli tahkikatın yapılması amacıyla Sayın Başkanlığınıza şikayet zarureti hasıl olmuştur……/……/20…
Şikayetçi (Sanık) Vekili
Av. ………………..
EK:
1.) Onanmış Vekaletname örneği
HAKİMLER SAVCILAR YÜKSEK KURULU
CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE
DOSYA NO :
ŞİKAYETÇİ :
MÜŞTEKİ :
VEKİLİ :
ŞİKAYET OLUNAN : HAKİM … (…)
ŞİKAYET KONUSU : Duruşma gününden önceki bir tarihte müştekinin yokluğunda sanık hakkında karar veren … …. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi … hakkında gerekli incelemenin yapılarak hakkında kamu davası açılması isteminden ibarettir.
AÇIKLAMALAR :
1-) Müvekkil …, sanık … hakkında “İşyeri Dokunulmazlığını İhlal Etme” suçu nedeniyle şikayetçi olmuş ve sanık hakkında Adana 1. Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.
2-) Yargılamanın … tarihli 3. Celsesinde mahkemece tarafımıza müşteki …’u duruşmada hazır bulundurmamız için süre verilmiş ve duruşmanın … günü saat …’a bırakılmasına karar verilmiştir. Bu husus ekte sunulan duruşma zaptından anlaşılmaktadır. (EK-1)
3-) …. Sulh Ceza Mahkemesince … günlü duruşma tarihi beklenmeden … tarihinde duruşma yapılmış ve bu duruşmada “müşteki vekiline geçen celse müştekiyi hazır etmesi için süre verildiği ancak yoklamada müştekinin hazır olmadığı” gerekçesi ile müştekinin yokluğunda ve sanık müdafiin yüzüne karşı karar verilmiştir. Bu husus ekte sunulan duruşma zaptından ve gerekçeli karardan anlaşılmaktadır. (EK-2) Ayrıca sözü geçen duruşmada her nasılsa sanık vekili de duruşmada hazır bulunmuştur. Bu hususu da anlamak mümkün değildir.
NETİCE-İ TALEP : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle duruşma gününü şikayetçinin haberi olmaksızın erken bir tarihe çekip şikayetçinin yokluğunda karar veren hakim hakkında gerekli tahkikatın yapılması amacıyla Sayın Başkanlığınıza şikayet zarureti hasıl olmuştur.
Şikayetçi Vekili
HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞI’NA
ANKARA
MÜŞTEKİ :………..(TCKimlik No:……………… …)
ADRES :
Tel:……………………………Fax:…………………………
ŞİKAYET EDİLEN :
ADRES:
AÇIKLAMALAR:
1- EŞİM ….tarihinden beri ……Cezaevinde tutuklu olarak bulunmaktadır. İlgili yasal mevzuata göre EŞİM, kurumun asayiş ve güvenliği dikkate alınarak, cezaevi idaresi tarafından yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabilme, herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle 10 dakika görüşme yapma hakkına sahiptir. Ancak tehlikeli hükümlü oldukları idare ve gözlem kurulu tarafından belirlenen hükümlüler 15 günde bir kez olmak ve 10 dakikayı geçmemek üzere sadece eşi, çocukları, annesi ve babası ile görüşebileceği hükme bağlanmıştır.
EŞİM hükümlü olmayıp tutukludur. Kaldı ki, cezaevinde tehlike arz edecek hiçbir eylemi olmadığı gibi, cezaevi idaresi veya Gözlem kurulunun bu konuda aldığı herhangi bir karar da bulunmamaktadır. Hal böyle iken; cezaevi idaresi tarafından EŞİMİN, 15 günde bir kez ve de sadece ailesi ile telefonda görüşmesine müsaade edilmektedir.
2- Yine ilgili yasal mevzuat kapsamında EŞİMİN ailesi ile haftada bir gün kapalı ve ayda bir kez de açık görüş yapma hakkı bulunmaktadır.
EŞİMİN aldığı herhangi bir disiplin cezası yokken; cezaevi idaresince tamamen keyfi olarak, 15 günde bir kapalı görüşe izin verilmekte, açık görüş ise uzun süredir yapılmamaktadır. Bu koşullarda yapılan görüşmelerde de mevzuat hükümlerine aykırı olarak cezaevi idaresi ve gardiyanlar tarafından yakınlarına her türlü zorluk çıkartılmakta, keyfi uygulamalarla aşağılayıcı muameleye maruz bırakılmaktayız
3- Ayrıca keyfi olarak cezaevi idaresi tarafından EŞİMİN ve diğer bir çok kişinin, hiçbir neden yokken koğuşları değiştirilmekte, bu duruma rıza göstermeyen veya kendi isteği olduğu yönünde imza vermek istemeyenler disiplin cezaları ile korkutularak psikolojik baskı uygulanmaktadır.
4- Cezaevi idaresi tarafından tutuklunun yasalardan doğan tabi hakkı olan beslenmesi suiistimal edilmekte, yemekler soğuk olarak servis edilmekte veya yetersiz ekmek veya yemek verilmekte olduğunu duydum.
Bu şekilde cezaevi idaresi ve gardiyanlar tarafından görevin gereklerine aykırı hareket edilerek EŞİM ve yakınları olarak mağdur edildiğimizi Cezaevi Savcısı, C.Bassavcısı ve Cezaevinden Sorumlu Başsavcı Vekili’ne dilekçe ile şikayet etmemize rağmen, yukarıda belirttiğim sorunlar devam etmektedir. Herhangi bir çözüm bulunmamıştır. EŞİM her ne kadar haksız yere cezaevinde tutuluyor olsa dahi, insanca yaşama, ihtiyaçlarını giderme, ailesi ile görüşme hakkı en tabi hakkıdır. Yetkililerin Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, Anayasamız ve yasaların amir hükümlerini uygulamasını bekliyoruz. Bu kurallara aykırı hareket edenler hakkında yasal işlem başlatılmalı ve keyfiliğin önüne geçilmelidir.
DELİLLER :Tanıklarımız: Adı ve Soyadı, Adres; Adı ve Soyadı, Adres ve her tür delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz edilen nedenlerle Cezaevi Savcısı, C.Bassavcısı ve Cezaevinden Sorumlu Başsavcı Vekili hakkında gereğinin yapılmasını saygıyla vekaleten arz ve talep ederim. ../…/20..
TUTUKLU EŞİ
………………..
HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU’NA
gönderilmek üzere
………ADLİ YARGI ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI’NA
ŞİKAYET EDEN :
ŞİKAYET EDİLEN : … Mahkemesi Hakimi
ŞİKAYET KONUSU : Tarafıma hakaret eden … Mahkemesi Hakimi hakkında şikayet.
ŞİKAYET NEDENLERİ :
1-) Şikayetli Hakim … …’ın görevli olduğu … Mahkemesi’nde görülmekte olan …/… Esas sayılı dosyamla ilgili davanın taraf vekili olarak …/…/… tarihinde, hazırladığım dilekçeyi vermek için kendisine yapmış olduğum ziyaret sırasında, oldukça kötü bir şekil ve hitapla dilekçemin kaleme verilmesi gerekliliğini ifade etmiş ve başını çevirerek kapıyı kapamamı söyledikten sonra “daha dilekçeyi nereye vereceğini bilmiyor, bunlar nasıl avukat olmuş, kafasız” diyerek bana hakaret etmiştir.
2-) Kendisine bana hakaret etmeye hakkı olmadığını söylememe rağmen “sana mı soracağım, çık dışarı” diyerek hakaretlerini yinelemiş ve bağırmıştır.
3-) Yaşadığım talihsiz olayın ardından bulunduğum adliyede yer alan … Barosu’na giderek yaşadığım olayı anlattım. Baro’nun görevlendirdiği iki avukat arkadaşımla birlikte Hakim … …’ın odasına tekrar gittik. Kapıyı vurarak odasına girdiğimizde bu sefer yanımda başka avukatlarla geldiğimi gören Hakim “çıkın dışarı” diye bağırarak hepimizi odasından kovmuştur.
4-) Bunun üzerine yanımdaki meslektaşlarımla birlikte ekte yer alan tutanağı olay yerinde düzenleyerek imzaladık.
5-) Bu itibarla açıklamaya çalıştığımız nedenlerle mesleğimi icra etmeye çalıştığım sırada şahsıma hakaret ederek kişilik haklarıma saldırıda bulunan şikayet olunan hakkında gerekli tahkikatın yapılması amacıyla Sayın Kurulunuza şikayet zarureti tarafımızca hasıl olmuştur.
SONUÇ ve TALEP: Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle şahsıma hakaret ederek onurumu zedeleyen ve kişilik haklarıma saldıran şikayet olunan hakkında gerekli tahkikatın yapılmasını saygıyla talep ederiz. …/…/20..
Şikayet Eden
Av.
EK:
1-) …/…/… tarihli tutanak.
HAKİMLER ve SAVCILAR YÜKSEK KURULU
2. Dairesi Başkanlığı’na
ANKARA
Şikâyet Eden :………………………………….
Şikayet Edilenler :………………………………….
Şikayet Konusu : …… İcra Ceza Mahkemesinin açmış olduğu ……… Esas Nolu dava dosyası ile hakkımda 3 ay hapis cezasına hükmetmiştir. İlgili mahkeme kararıyla “İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye (AİHS)” aykırı karar veren …. İcra Ceza Mahkemesi Hakimi hakkında gerekli incelemenin başlatılması isteminden ibarettir.
Açıklamalar : Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunuzun (HSYK) yayınladığı ilke kararında “Ülkemizi ilgilendiren kararlarda insan hakları ihlaline neden olan eylemlerin belirlenmesi, ihlale neden eylemi gerçekleştiren hâkim ve savcıların tespiti amacıyla ihlale neden olan hâkim ve savcıların kararla birlikte kurullarına bildirilmesini” talep etmektedir..
Anayasamızın 38. maddesinin ceza sorumluluğunun şahsi olduğunu emreden 6. fıkrasına, 4709 sayılı Kanunla, “Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz” hükmü ilave edilmiştir. Türkiye’nin de taraf olarak olduğu, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye (AİHS) İlişkin, 4 Numaralı Protokol Türkiye tarafından onaylanarak iç hukuk normu haline getirilmiştir.
4 No’lu Protokolün, Anayasa md. 38/6’da yapılan değişikliğe kaynak teşkil etmiş olan ve AİHS md. 5’de düzenlenen hareket hürriyetini geliştirmeyi amaçlayan 1. maddesi aynen şöyledir:
“Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememiş olmasından dolayı özgürlüğünden yoksun bırakılamaz”
İcra İflas Kanunu 340. maddesinde “ödeme şartını ihlal” nedeniyle verilen 3 aya kadar tayzik hapsi AİHM 4. Nolu Protokole ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
İİK.340. maddesindeki ödeme şartı, alacaklı ve borçlu arasında karşılıklı rıza ile yapılan sözleşmeye dayanmaktadır. Anayasamızın 90. maddesinin son fıkrasında “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir, çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır” denilmektedir.
Sonuç olarak; …………… .. İcra Mahkemesinin hakkımda ……. Esas nolu davası ile hakkımda vermiş olduğu mahkumiyet hükmü Anayasamızın 90, 38/6 maddeleri ve AİHM 4 Nolu Protokole açıkça aykırı olup adı geçen mahkeme hakimi insan hakları Sözleşmesine aykırı karar vermiştir, bu gerekçe doğrultusunda ilgili hakim hakkında gerekli incelemenin yapılmasını ve bu işlemlerle ilgili tarafıma bilgi verilmesini arz ve talep ederim.
Ad Soyadı:
imza :
HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU SAYIN BAŞKANLIĞINA
DOSYA NUMARASI : ../../………. Tarih ve ……….. Sayı
ŞİKAYET EDEN : Adı ve Soyadı, Acık adresi……………………….
ŞİKAYET EDİLEN : Adı ve Soyadı:…………………Ticaret Mahkemesi Hakimi.
İLGİ : ../../…… tarihli ve ……… Muhhaberat.numaralı şikayet dilekçemin ekidir.
KONU : Yasal haklarımı kullanmaya mani olan Hakim hakkında şikayet.
AÇIKLAMA : …/…/……. tarihinde, ödenmemiş hiçbir devre faizi olmadığı halde, kredi sözleşmelerinin imzalanması sırasında usul gereği ve teminat olarak zorla almış oldukları imzaları atılmış boş senedi; sözde küresel mali kriz nedeni ile teminatların güçlendirilmesi talebi ile ve bankaya verilmiş olan ipoteklerden sonra elde kalmış olan son gayrimenkulün de ../../….. tarihinde bankaya ipotek olarak verilmesinden 15 gün sonra, bilgimiz ve haberimiz olmadan banka tarafından kredi borcumuzun çok üzerinde bir rakamla …/../…… düzenleme tarihi ve 20 gün sonra olan …/../……. ödeme tarihi olmak üzere doldurularak ve bu senetle ilgili hiçbir resmi işlem ve bildirim yapılmadan, yine sözleşmeler gereği yapılması gereken kanuni ihtar ve süreleri dahi beklemeden kredi hesabımızın kat edilmesi ve bankanın ticari defterlerinde dahi kaydı bulunmayan bu suç senedini kullanarak yapmış oldukları infaz gibi icra ve satış yaptırımlarına karşı, 4 senedir HAK ve HUKUK mücadelesi veriyoruz.
İçinde bulunduğumuz bu HAK ve HUKUK mücadelesi ile ilgili bütün bilgi ve deliller,…………bank A.Ş.’nin sorumluları hakkında yapmış olduğumuz şikayete ait soruşturmanın devam ettiği, ……… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ………/…….. Sayılı dosyasından alınarak görülebilir.
Bugün gelmiş olduğumuz noktada ise, Savcılık Makamının ısrarlı taleplerine rağmen, suç senedi aylar sonra ancak Emniyet Müdürlüğü kanalı ile Savcılık Makamına teslim edilebilmiş, ancak banka yetkili ve avukatlarının resmi makamları yanıltma amacı ile yapmış oldukları senedin bizim tarafımızdan hazırlanarak bankaya verildiği beyanlarına rağmen; aslında senedi hazırlayan yetkilinin hazırlamış olduğu Genel Kredi Sözleşmeleri, aradan 2 yıla yakın geçmiş olmasına rağmen bugüne kadar Savcılık Makamına teslim edilmemiş ve ancak ………… Ticaret Mahkemesi’ne teslim edilmiştir. Ve bu nedenle de Senet ve Sözleşmelerin asılları, inceleme için Kriminal Araştırma Labaratuarı’ na gönderilememiştir. Bu bilerek ve planlayarak yapılan geciktirme neticesinde, bankanın kazanmış olduğu bu yıllar zarfında da, banka bu suç senedine bağlı olan İcra işlemleri ile gayrimenkullerimin satışlarını gerçekleştirerek bütün varlığımızı gasp etmiştir.
Bununla beraber……..bank A.Ş; suç senedi ile ../../……. tarihinde başlatmış olduğu icra işlemlerine, bu icra işleminden 20 ay sonra kefalet nedeni ile aynı borç için 2.İcra işlemini başlatarak devam etmiş, 29 ay sonra da ipoteklere bağlı olarak aynı borç için 3.İcra işlemini başlatmıştır.
Borçluyu boğma ve yok etme amacını güden ve suç teşkil eden ve aynı borç için açılmış olan 3 icra işleminin, 2. sine yapılmış olan itirazımız ve devamında banka tarafından açılmış olan itirazın iptali davası, ……………… Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan ve şikayetimize esas olan davadır.
Dosyaların gerçekten incelenerek dilekçelerimizin okunduğu takdirde kayıtsız kalınamayacak kadar haksızlık, hukuksuzluk ve usulsüzlüğün bulunduğu açık olarak görülebileceği halde, mahkeme bütün bunları görmemezlikten gelerek usullere aykırı olarak, talebimize rağmen belgelere ait gerekli araştırmalar yapılmadan dosyayı bilirkişilere havale etmiştir.
Mahkemenin tayin etmiş olduğu bankacı bilirkişilerden birinin, ………….bank A.Ş.’nin eski müdürlerinden olduğu tespit edilince tarafımızdan ret edilmiş ve bu ret talebi kabul edilmekle beraber, bu talepte şikayetli Hakim tarafından her nedense aşırı tepki ile karşılanmıştır. Devamında ise yenilenen bilirkişi heyetinin vermiş olduğu rapora(!) ise tarafımızdan itiraz edilmiş ve ayrıca da Bilirkişilerin cezalandırılması amacı ile ………….. Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.
Şikayetli Hakim, davanın tarafı olarak ../../……. tarihinde, hazırladığım dilekçeyi vermek için kendisine yapmış olduğum ziyaret sırasında, oldukça kötü bir şekil ve hitapla dilekçemin kaleme verilmesi gerekliliğini ifade etmiş ve başını çevirerek kapıyı kapamamı söylemiştir.
Mahkemeden incelemelerin birlikte yapılması ile ilgili ısrarlı talebimize rağmen, Bilirkişi heyeti incelemelerini bizim bilgimiz ve katılımımız olmadan sürdürmüş ve ../../…….. tarihli duruşmada, şikayetli Hakim’in yerine bakan Sayın Hakim’in aylardır teslim edilmeyen Bilirkişi raporunun teslim edilmesi için 15 gün süre vermesi üzerine, aylar sonra herhalde teslim etmek zorunda kalmış ve rapor duruşma günü olan ../../…….. tarihinden 1 gün önce ../../…… tarihinde de elimize ulaşmıştır.
../../………. tarihli duruşmada ise bilirkişi raporlarının elimize ancak 1 gün önce geçtiği ve incelemek ve cevap vermek için de yasal hakkımız olan sürenin verilmesi gerektiği Mahkemeden talep edilmiş ve bunun üzerine de şikayetli Hakim tarafından sadece 14 gün sonra için ../../…….. tarihinde duruşma günü verilerek 1 gün önce olan ../../……. tarihine kadar da Bilirkişi raporu ile ilgili cevap ve itiraz hakkı verilmiştir.
İtiraz etmiş olduğumuz bilirkişi raporu, kasıtlı ve yanlı olarak hazırlanmış olup, hiçbir şekilde sözleşme ve imzamız olmayan ve sırf bankanın sahte olarak doldurduğu senet miktarını tutturmak için “kredili mevduat hesabı” adı altında yapmış olduğu hayali borçlandırma hesabına ilişkin ………….TL fazla hesap da içermektedir. Bilirkişilerin yapmış oldukları bu yanlış hesap ve tespitler ile ilgili olarak, yeni bir Bilirkişi heyetinden rapor istenmesi talebi Mahkeme Hakim’ine iletilmiş, ayrıca yapmış oldukları usulsüzlükler ile ilgili olarak bilirkişiler hakkında, ……………. Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Mahkeme hakimi, bilirkişilerin yapmış olduğu bu usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasını sağlayacağı yerde, peşinen doğru kabul ederek bilirkişi raporuna göre kararını hazırlamıştır. Oysa Ticaret mahkemesinde hakimlik yapan bir kişinin ……………TL’lik bir yanlışı görmemesi imkansızdır. Şikayetli hakimin rapordaki diğer yanlışlarla ilgili hukuki kanaati farklı olsa bile bankanın hiçbir imza ve talebimiz olmadan ve hiçbir şekilde tarafımızdan kullanılmayan ……….TL’lik hayali bir borç oluşturmasına duyarsız kalması ihmali aşan bir kasti bir davranıştır.
YANİ ŞİKAYETLİ HAKİM, DAVA İLE İLGİLİ KARARINI ASLINDA VERMİŞ VE ŞEKİL OLARAK DA KARAR VERECEĞİ GÜNDEN BİR GÜN ÖNCE DE SÖZDE BİLİRKİŞİ RAPORUNA YAPILAN İTİRAZ DİLEKÇELERİNİ DE ALMIŞTIR.
Yapılmaya çalışılan uygulamanın sıkıntılarını hissetmem nedeni ile duruşmadan 1 gün evvel ../../……. tarihinde saat ……… sıralarında, hazırlamış olduğum dilekçemi vermek üzere
kapısını çaldığımda ise, şikayetli Hakim’ in daha içeri giremeden çok sert ve aşağılayıcı bir ses tonu ile,’’ Bu kadar yazıp veriyorsun, neye yarayacak, beni niye rahatsız ediyorsun, kapıyı kapat ve götür kaleme ver.’’ demesi üzerine, ilk dilekçemde de ifade etmiş olduğum gibi, dava hakkında beyanda bulunma hakkımın olduğunu, Mahkeme Hakimi’nin benim yazdıklarıma yönelik ön yargı içinde olmasının doğru olmadığını söyleyince, dilekçemi göstererek, ‘’bunları duruşmada niye söylemiyorsun ‘’ deyince, ‘’Bana duruşmada söz vermiyorsunuz.’’ diyerek cevap verdim. Bu defa da, ‘’ avukatın var senin sözüne ne gerek var?’’ diye cevap verince, bende tarafsız davranmadığını ve kendisini REDDETMEK istediğimi söyledim. Şikayetli Hakim de, ‘’Dilekçe ile duruşmaya gel ve duruşmada söyle’’ dedi.
Bunun üzerine dilekçemi hazırlayarak, ../../…….. tarihinde planlı olarak en sona alınmış ve saat……..’ da ve en son duruşma olduğu için de takip edeni bulunmayan duruşmaya geldiğimde ise, esas şikayet dilekçemde ifade etmiş olduğum gibi yine bana söz verilmeyerek sözlü beyanım ile Hakimi ret etme hakkım elimden alınmış, ayrıca HAKİMİ REDDETMEK İLE İLGİLİ DİLEKÇEM DE ALINMAMIŞTIR. DAHA DOĞRUSU İSE VERİLMESİ ÖNLENMİŞTİR.
Daha sonra ise acele ile daha önceden hazırlamış olduğu kararı okuyarak, tutanak tutulması ile ilgili taleplerimizi de kabul etmeyerek ‘’Benim vicdanım rahat’’ diye bağırarak hızla kürsü’yü ve salonu terk etmiştir.
Şikayetli Hakim’in usul ve kanunların gereği olarak yapması gerektiği halde yapmadığı, araştırma ve soruşturmaları Mahkeme dosyasındaki dilekçelerimizde görebilirsiniz.
Bunun dışında, Mahkeme tarafından verilmiş yanlı kararın, YARGITAY tarafından bozulacağı gerçeği yanında, Adalet’in temini için kaybedilen zamanın ve bu zaman kaybı nedeni ile de telafisi olmayan maddi ve manevi zararların oluşmasına neden olacağı açıktır.
Yukarıda ifade etmiş olduğumuz gibi şikayetli Hakim, vermiş olduğu yanlı ve hatalı kararla …………..bank A.Ş.’ye kazandırdığı bu süre zarfında, bankanın vermiş olduğu maddi ve manevi yıkım ve zararlarına devam edebilmesinin yolunu açmıştır.
Şikayetli Hakim’ in, özünde etik de olmayan davranışları ve yanlı kararları, Hakimlik vakar ve onuruna olduğu gibi, özellikle de İnsan Haklarına yakışmayan davranışlar içermektedir. Bu nedenle yasal haklarımı kullanmama mani olan ve tarafsız davranmayan, belki de bütün bunlardan çok daha önemli olarak, etik ve ahlak değerlerini çiğneyerek vatandaş olarak beni rencide edici davranışlarda bulunan Hakim hakkında yasal işlemin yapılmasını arz ederim.
SAYGILARIMLA. ../../20…
ŞİKAYET EDEN
Adı ve Soyadı
imza
EK.1…/../…. tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi.
2-../../…….. tarihli dilekçe.
3.Adalet Bakanlığı dilekçesi.
4………….. Cumhuriyet Başsavcılığı Bilirkişileri şikayet dilekçesi.
5………….. Cumhuriyet Başsavcılığı ……/……. soruşturma numaralı ifade tutanağı