Güveni Kötüye Kullanma

T.C.

YARGITAY

15. CEZA DAİRESİ

E. 2011/11975

K. 2012/33541

T. 3.4.2012

• GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU ( Müştekinin Rızası İle Suça Sürüklenen Çocuğa Cep Telefonunu Görüşmesi İçin Verdiği – Hırsızlık Suçundan Hüküm Kurulamayacağı )

• CEP TELEFONUNUN KULLANILMASI İÇİN VERİLDİĞİNDE ÇALINMASI ( Güveni Kötüye Kullanma Suçu Oluşucağı )

• SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK ( İbaresinin Kullanılması Gerekmesine Rağmen Duruşmalarda Gerekçeli Karar Başlığında ve Kararda Sanık Kelimesinin Kullanılmasının Hukuka Aykırı Olduğu )

5237/m.31/2, 141, 155

5395/m.3/a-2

ÖZET : Müştekinin suça sürüklenen çocuğun istemesi üzerine cep telefonunu görüşme yapması için çocuğa rızaen verdiğinin anlaşılması karşısında; cep telefonunun zilyedliğinin, belli süre için müşteki tarafından suça sürüklenen çocuğa devredilmiş olması nedeniyle eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi ve kabule göre de güvenlik tedbirine karar verilen çocuk hakkında suça sürüklenen çocuk ibaresinin kullanılmasının gerekmesine rağmen duruşmalarda, gerekçeli karar başlığında ve kararda sanık kelimesinin kullanılması hukuka aykırıdır.

DAVA : Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği iddia olunan tarihte onbeş yaşını doldurmuş olup onsekiz yaşını doldurmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki suça sürüklenen çocuğun fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.

Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere ziyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.

Olayın gelişimine göre; müştekinin suça sürüklenen çocuğun istemesi üzerine suça konu cep telefonunu görüşme yapması için suça sürüklenen çocuğa rızaen verdiğinin anlaşılması karşısında; cep telefonunun zilyedliğinin, belirli bir süre için müşteki tarafından suça sürüklenen çocuğa devredilmiş olması nedeniyle eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;

5395 Sayılı yasanın 3/a.2. Maddesi gereği kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk hakkında suça sürüklenen çocuk ibaresinin kullanılmasının gerekmesine rağmen duruşmalarda, gerekçeli karar başılığında ve kararda sanık kelimesinin kullanılması,

Suça sürüklenen çocuğun atılı suç tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olup onsekiz yaşını doldurmadığı halde 5237 Sayılı TCK madde 31/3′ün uygulanması gerekirken TCK madde 31/2 gereğince cezasından indirim yapılması,

SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...