T.C YARGITAY

21.Hukuk Dairesi

Esas: 1999 / 8568

Karar: 2000 / 89

Karar Tarihi: 24.01.2000

ÖZET: Davacının sigortalı çalışmaya başladığı ve çalışma süresi içinde 5218 gün prim ödediği ve 600 gün askerlik borçlanmasında bulunduğu ve 506 sayılı Yasada belirtilen işyerindeki çalışması da nazara alınarak toplam 6640 gün prim ödediği ve tahsis talebinde bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının 2829 Sayılı Yasa nazara alınmaksızın 506 sayılı Yasanın 60-c bendinde öngörülen koşullara sahip olduğu açıktır.

(506 S. K. m. 60) (2108 S. K. m. 4) (2829 S. K. m. 6)

Dava: Davacı 1.3.1994-30.6.1994 tarihleri arasında fiili sigortalı olarak çalıştığının ve Bağ-Kur üyesi olmadığının tesbitini ve 1.11.1995 tarihinden itibaren tahsise hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Sigortalının Tahsis Talebinde Bulunması

Hükmün davacı ile davalı Kurumlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Dava nitelikçe 1.3.1994 ila 30.6.1994 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi olarak sigortalı olduğunun tesbiti ile anılan tarihler arasında zorunlu Bağ-Kurlu olmadığının saptanması ve Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından 1.11.1995 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacının 1.10.1970 tarihinde 506 sayılı Yasaya tabi olarak sigortalı çalışmaya başladığı ve çalışmasını 30.5.1994 tarihine kadar sürdürdüğü bu süre içinde 5218 gün prim ödediği ve 600 gün askerlik borçlanmasında bulunduğu ve 506 sayılı Yasanın 60 E fıkrasında belirtilen işyerindeki çalışması da nazara alınarak (822 gün) toplam 6640 gün prim ödediği ve 30.10.1995 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının 2829 Sayılı Yasa nazara alınmaksızın 506 sayılı Yasanın 60-c bendinde öngörülen koşullara sahip olduğu açıktır. Başka bir anlatımla davacının 2108 sayılı Yasaya tabi olarak geçen Bağ-Kur sigortalılığı nazara alınmaksızın salt 506 sayılı Yasaya tabi olarak geçen hizmetleri gözönünde tutulduğunda 506 sayılı Yasa gereğince yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği açık-seçiktir.

Sigortalının Yaşlılık Aylığı Bağlanması Koşullarına Sahip Olup Olmadığının Araştırılması Gereği

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.01.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat