DAVACI TARAFINDAN DAVA AÇILMADAN ÖNCE GEREKLİ BELGELERLE BAŞVURU YAPILMADIĞINA GÖRE DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN FAİZDEN SORUMLULUĞUNA HÜKMEDİLMESİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

T.C YARGITAY
17.Hukuk Dairesi
Esas: 2015 / 11739
Karar: 2016 / 89
Karar Tarihi: 11.01.2016

ÖZET: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Sigortacılık Kanunu’nun maddesi gereğince ihdas edilen … Yönetmeliği’nin maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Davalı …’nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte …’na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Davacı tarafından dava açılmadan önce …’na gerekli belgelerle başvuru yapılmadığına göre dava tarihinden itibaren faizden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

(818 S. K. m. 43, 44) (5684 S. K. m. 14)

Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerin çocuğu olan ……….’in, yolcu olarak bulunduğu trafik sigortası bulunmayan motosikletin tek taraflı kaza yapması sonucu hayatını kaybettiğini belirterek davacı anne ve baba için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.07.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini toplam 47.331,00 TL olarak artırdıklarını belirtmiştir.

Davalı vekili, desteğin kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, sürücünün ehliyetinin bulunmadığını, desteğin hatır için taşındığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının davasının kabulü ile 27.278,39 TL’ nin olay tarihi olan 03/07/2011 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacı …’e ödenmesine, 21.053,27 TL’nin 03/07/2011 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacı …’e ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davalı vekili yargılama aşamasındaki savunmasında, davacılar desteğinin araçta hatır için taşındığını, ayrıca araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu bilerek araca bindiğini ileri sürerek belirlenecek zarardan indirim yapılması gerektiğini bildirmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK.’nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 44/1. maddesi hükmüne göre de zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir.

O halde mahkemece, davalı vekilinin savunması üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak hatır taşıması indirimi yapılması gerekip gerekmediği, desteğin, araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binip binmediği üzerinde durularak müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen … Yönetmeliği’nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Davalı …’nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte …’na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Davacı tarafından dava açılmadan önce …’na gerekli belgelerle başvuru yapılmadığına göre dava tarihinden itibaren faizden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...