Ceza Zamanaşımı Nedir? Ceza Zamanaşımı Süreleri Ne Kadardır?

TCK m. 180 nedir?

Ceza Zamanaşımı Nedir? Ceza Zamanaşımı Süreleri Ne Kadardır?

Dava ve cezanın düşürülmesi nedenlerinden biri olan ve bir işin üzerinden be­lirli bir sürenin geçmesiyle o işi hükümsüz sayılması anlamına gelen zamanaşımı müessesesi 5237 sayılı Kanunun 66 ila 72. maddeleri arasında hüküm altına alın­mıştır. Ceza sisteminde dava ve ceza zamanaşımı olarak adlandırılan iki tür zama­naşımı müessesesi bulunmaktadır. Bu müesseselerden dava zamanaşımı, suç işlen­dikten sonra kanunda yazılı belirli süre içinde dava açılıp sonuçlandırılmaması du­rumunda uygulanan bir müessesesedir. Ceza zamanaşımı ise ceza verilip kesinleş­tikten sonra mahkumiyet hükmünün belirli bir süre içerisinde infaz edilmemesi ha­linde uygulama kabiliyeti bulan bir müessesesedir.

Ceza zamanaşımının niteliği gereği, hakim veya Cumhuriyet savcısı tarafın­dan re’sen gözetilir ve ilgililerin zamanaşımı süresinin uygulanmasını talep etmele­rine ve zamanaşımından feragat etmesinin uygulama bakımından bir önemli bu­lunmamaktadır. Başka bir ifade ile sanık tarafından talep edilmese veya zamanaşı­mından feragat etmiş olsa dahi kanunda belirlenen sürelerin dolması halinde zama­naşımı hükümleri resen uygulanması zorunludur.

Bu ceza zamanaşımı müessesi aşağıda daha yakından incelenecektir.

Ceza Zamanaşımı Kavramı

Ceza zamanaşımı bir suçtan doğup mahkemece verilen hükümle tayin edilme­sinin akabinde kesinleşen bir cezanın belli bir süre geçtikten sonra infaz edilmesi hakkından devletin şartsız olarak vazgeçmesini ifade eden bir maddi ceza hukuku kurumudur. Ceza zamanaşımı müessesesi, 5237 sayılı Kanunun 68 – 72. maddeleri arasında hükme bağlanmıştır.

Ceza zamanaşımının gerçekleşmesi halinde ceza infaz edilemez. Cezanın in­fazı mümkün değilse de ceza mahkumiyetinden doğan ve ceza sayılmayan güven­lik tedbirleri ile disiplin nitelikteki cezalar varlıklarını koruyacaklardır. Örneğin er­teleme, tekerrür, adli sicile işlenme, tazminat, disiplin cezaları, şahsi hak, yargıla­ma giderlerinin infazlarının sağlanması gerekecektir. Bu hususu hüküm altına alan 5237 sayılı Kanunun 74. maddesinin 3 fıkrasına göre, cezanın düşmesi, şahsi hak­lar, tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez.

5237 sayılı Kanunun 72. maddesinin 2. fıkrası gereğince ceza zamanaşımı re’sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.

Ceza zamanaşımı süresince sanık hakkında verilen hak yoksunluklarının etki­sinin devam edeceğine dair 5237 sayılı Kanunun 69. madde hükmüne göre cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder. Başka bir ifade ile söz konusu madde ile cezaya bağlı olan veya mahkemenin verdiği hükümde yer alan hak yoksunluklarının süresinin ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam edeceği hükme bağlanmış­ın. Hükmolunmuş olan cezanın infazının gecikmesi, bu cezaya bağlı hak yoksunluklarının uygulanmasını engellemeyecektir. Ancak bu suretle doğan hak yoksunluklarının en fazla ceza zamanaşımı süresi doluncaya kadar devam edeceği maddede hüküm altına alınmıştır

Ceza Zamanaşımı Süreleri

Ceza zamanaşımı süreleri, 5237 sayılı Kanunun 68. maddesinin 1. fıkrasında hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre cezalar aşağıda belirtilen sürelerin geçmesiyle infaz edilemez. Söz konusu hükümle hapis veya adli para cezaları için öngörülen süreler şöyle hüküm altına alınmıştır:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
  • Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
  • Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
  • Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
  • Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.

Biraz önce belirtilen süreler onsekiz yaşından büyükler için geçerli olup, 68. maddesinin 2. fıkrasına göre ise fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte iki­sinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.

Buna göre oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış şa­hıslar açısından ceza zamanaşımı süreleri:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında yirmi yıl.
  • Müebbet hapis cezalarında onbeş yıl.
  • Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında on iki yıl.
  • Beş yıldan fazla hapis cezalarında on yıl.
  • Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında beş yıl.

Onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış şahıslar açı­sından ceza zamanaşımı süreleri:

  • Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında yirmi altı yıl altı ay.
  • Müebbet hapis cezalarında yirmi yıl.
  • Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında on altı yıl.
  • Beş yıldan fazla hapis cezalarında on üç yıl ile ay.
  • Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında altı yıl altı ay.

5237 sayılı Kanunun 70. maddesi ise müsadereye ilişkin zamanaşımı süresim hükme bağlamıştır. Bu hükme göre müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.

Ceza Zamanaşımının İşlemediği Haller

Kanunda aksine bir hüküm bulunmayan hallerde bütün cezalar belirli sürelerin geçmesiyle infaz kabiliyetini kaybeder. Dava zamanaşımı gibi ceza zamanaşımı açısından da Kanun istisnai hükümler kabul etmiştir.

aa- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 15. maddesine göre birden fazla mahkumiyeti olan kişi hu mahkumiyetlerden birine ilişkin cezayı infaz kurumunda çektiği sürece, diğer ceza lan açısından ceza zamanaşımı işlemez. Cezanın infazının ertelenmesi veya durdurulması halinde, bu cezaya ilişkin zamanaşımı işlemez.

bb- 5237 sayılı Kanunun 68. maddesinin 3. fıkrasına göre bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.

Bu hükme göre bir ceza hakkında zamanaşımı süresinin işlememesi için şu ıh, şartın bir arada bulunması gerekir:

  1. Cezanın dayanağını oluşturan suç TCK.nun II. Kitap’ının 4. Kısmı’nda yer alan suçlardan biri olmalıdır.

Bu suçlar şunlardır: “Zimmet” başlıklı m. 247; “Rüşvet” başlıklı m. 252; “Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak” başlıklı m. 302; “Devlete Karşı Savaşa Tahrik” başlıklı m. 304; “Temel Millî Yararlara Karşı Hakaret” başlıklı m. 305/2; “Yabancı Devlet Aleyhine Asker Toplama” başlıklı m. 306/1-2; “Askeri Te­sisleri Tahrip ve Düşman Askerî Hareketleri Yararına Anlaşma” başlıklı m. 307/1-

  1. 4-5-6-7; “Düşman Devlete Maddî ve Malî Yardım” başlıklı m. 308/1-2; “Anaya­sayı İhlâl” başlıklı m. 309/1; “Cumhurbaşkanına Suikast ve Fiili Saldırı” başlıklı m. 310; “Yasama Organına karşı Suç” başlıklı m. 311/1; “Hükümete Karşı Suç” başlıklı m. 312/1; “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine Karşı Silâhlı İsyan” başlıklı m. 313/1-2. f. 1. c -3; “Silâhlı Örgüt” başlıklı m. 314/1; “Silâh Sağlama” başlıklı m. 315; “Suç İçin Anlaşma” başlıklı m. 316/1; “Askeri Komutanlıkların Gasbı” baş­lıklı m. 317/1-2; “Savaş Zamanında Yükümlülükler” başlıklı m. 322/4; “Savaşta Yalan Haber Yayma” başlıklı m. 323/2-3-5; “Devletin Güvenliğine İlişkin Belge­ler” başlıklı m. 326/1-2; “Devletin Güvenliğine İlişkin Bilgileri Temin Etme” baş­lıklı m. 327/2; “Siyasal ve Askeri Casusluk” m. 328/1-2; “Devletin Güvenliğine ve Siyasal Yararlarına İlişkin Bilgileri Açıklama” başlıklı m. 329/2; “Gizli Kalması Gereken Bilgileri Açıklama” başlıklı m. 330/1-2; “Devlet Sırlarından Yararlanma, Devlet Hizmetlerinde Sadakatsizlik” başlıklı m. 333/2; “Yasaklanan Bilgilerin Ca­susluk Maksadıyla Temini” başlıklı m. 335/1-2; “Yasaklanan Bilgileri Açıklama” başlıklı m. 336/2; “Yasaklanan Bilgileri Siyasal veya Askeri Casusluk Maksadıyla Açıklama” başlıklı m. 337/1-2; “Yabancı Devlet Başkanına Karşı Suç” başlıklı m. 340/1.
  2. Bu Kısım’da yer alan suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis veya mü­ebbet hapis ya da 10 yıldan fazla hapis cezası verilmiş olmalıdır. Hükümden de an­laşılacağı gibi madde hükmündeki ceza süresi değil, fiili olarak verilen mahkumi­yet hükmündeki ceza süresi dikkate alınacaktır.
  3. Bu suç yurt dışında işlenmiş bulunmalıdır.

cc- 5237 sayılı Kanunun 76. maddesinde hükme bağlanan soykırım suçundan, 77. maddede hükme bağlanan insanlığa karşı suçlardan ve 78. maddesinde hükme bağlanan suçlardan dolayı ceza zamanaşımı işlemez (m. 76/4, 77/4, 78/3).

Ceza Zamanaşımı Sürelerinin Tespiti

Ceza zamanaşımı sürelerinin tesbitinde aşağıdaki kurallar göz önüne alınır:

  • Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez (m. 68/4). Örneğin bir fiil için hem 6 yıl hapis cezası hem de 3.000 Tl adli para cezası hükmedilmiş ise ceza zaman aşımı süresi en ağı ceza olan 6 yıl hapis cezasına göre tespit edilecektir.
  • Ceza zamanaşımı süresi cezaya konu suçun karşılığını oluşturan madde­deki ceza miktarı değil yargılama sonunda verilen ve kesinleşen sonuç cezanın miktarına göre belirlenir.
  • Kısa süreli hapis cezasının, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi ha­linde 5237 sayılı Kanunun 50. maddesinin 5. fıkrası uyarınca uygulamada asıl mahkumiyet, 50. madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbir ol­duğundan ceza zamanaşımı çevrilen cezanın esas alınır.
  • Ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmî takvime göre hesap edilir (m. 72/1)
  • Cezaların içtiması halinde, içtimaya katılan her bir cezanın miktarı ve nevileri ayrı ayrı nazara alınarak ceza zamanaşımı süresi tespit edilir. İçtima hükmüne göre ceza zamanaşımı süresi hesaplanamaz.
  • Tutukluğun mahsubu suretiyle ceza kısmen infaz edilmiş ise ceza zama­naşımı süresi cezanın infaz edilmemiş kısmına göre belirlenir. Bu halde hükümdeki cezanın tamamı esas alınamaz.
  • Af Kanunu ile asıl ceza daha hafif bir cezaya dönüşmüş ise ceza zamana­şımı süresi daha hafif cezaya göre belirlenir.

Ceza zamanaşımı süresinin başlangıcı

5237 sayılı Kanunun 68. maddesinin 5. fıkrası gereğince ceza zamanaşımı sü­resi ya hükmün kesinleşmesi ile ya da infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradı­ğı günden itibaren işlemeye başlayacağını hükme bağlamıştır. Başka bir ifade ile ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır. Hükmün kesinleşme veya infazın kesilme tarihi de burada hesaba katı­lır. Şu halde yeni Ceza Kanunun düzenlemesine göre ceza infaz edilmeye başlan­mamışsa süre, hükmün kesinleştiği günden itibaren işlemeye başlar ve 71. maddede gösterilen nedenler gerçekleşirse kesilir. Eğer ceza infaz ediliyorsa, ceza zamana­şımı süresi, bu infazın herhangi bir sebeple kesintiye uğraması ile işlemeye başlar.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre hükmün kesinleşmesi ya tem­yiz ve istinaf süresinin dolması yahut Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi tara­fından hükmün onanması ile gerçekleşir. Bu çerçevede, kanunyolu başvurusunun son günü veya temyiz yerince onanmayı takip eden gün, kesinleşmenin ve dolayı­sıyla ceza zamanaşımı süresinin başlangıç günü olarak dikkate alınmalıdır. Ayrıca CMK.nun 272. maddesinin 3 fıkrasında belirtilen kesin nitelikteki hükümler, mah­kemenin hükmü vermesiyle kesin hüküm halini alır ve ceza zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlar.

5237 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmiş cezalar, derhal infaz edilebilir nitelikte olmadıklarından, ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği andan değil, ertelenen cezanın deneme süresi içerisinde düştüğü, yani suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlayacaktır.

Yukarıda da belirtildiği gibi infazına başlanan cezaya ait zamanaşımı süresi kesintiye uğrarsa ceza zamanaşımı süresi infazın herhangi bir nednel kesintiye uğ­radığı günden itibaren işlemeye başlayacaktır. Hükmün kesinleşmesinden sonra kanuni sebeplerle (5275 sayılı Kanunun m. 16, 17) veya mahkumun firar etmesi nedeniyle cezanın infazına başlanmamış ise bu durumda ceza zamanaşımı süresi hükmün kesinleşme tarihinden itibaren başlar.

Cezanın infazından sonra ceza zamanaşımı süresinin kesilmesi halinde kesilme sebebinin ortaya çıktığı günden itibaren ceza zamanaşımı süresi yeni başlan işlemeye başlayacaktır. Her kesilmeden sonra ceza zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar ve yasadaki sürenin sonuna kadar devam eder. Fakat dava zamanaşımı süresinin kesilme sebeplerinin çokluğu halinde uzayan dava zamanaşımı süresinin asıl süreye yarısının eklenmesi yoluyla elde edilen müddeti (sınırı) aşamayacağı kabul edilmiş iken, ceza zamanaşımında böyle bir sınır konulmamıştır. O halde kesilme halinde ceza zamanaşımı süresi lam olarak işlemeye başlayacak ve bu dunun daima tekrarlanabilecektir.

Ceza zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

 Ceza Zamanaşımı Süresinin Durması 

  • 5237 sayılı Kanunun, Anayasanın 83. maddesinin 3. fıkrasında bulunan ceza zamanaşımı süresini durduran nedene benzer bir nedene yer verilmiş değildir. Anayasamızın bu hükmüne göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zamanaşımı işlemez. Zamanaşımı süresi üyelik sıfatının düşme tarihinden itibaren yeniden başlar.

Yine 1111 sayılı Askerlik Kanununun 118. maddesine göre; sırf askerî suçlar ile askerî disiplin suçları ayrık olmak üzere, askere alınmadan önce ve askerlikleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı er ve erbaşlar ile yedek subaylar hakkında kı­sa süreli hapis cezaları yerine hükmedilen Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesi­nin birinci fıkrasının (c), (e) ve (f) bentlerinde yazılı tedbirler ile bu Kanunun 106 ncı maddesinde yazılı adlî para cezasının yerine getirilmesi askerlik hizmetlerinin sonuna bırakılır. Bu süreler içinde zamanaşımı işlemez.

Ceza Zamanaşımı Süresini Kesen Nedenler

5237 sayılı Kanunun 71. maddesinde ceza zamanaşımı süresini kesen neden­ler şunlardır.

  • Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlü­ye kanuna göre yapılan tebligat ceza zamanaşımı süresini keser. Madde metninde geçen yetkili merci infazla yetkili Cumhuriyet Başsavcılığıdır. Çağrı kâğıdı, hü­kümde gösterilen adrese tebliğ edilir. Hükümlü, adres değişikliklerini mahkemeye veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmekle yükümlüdür. Aksi hâlde hükümde gösterilen adreste yapılan tebligat geçerlidir. İnfaza ilişkin olsa bile hükümlüden başkasına yapılacak tebligat ceza zamanaşımı süresini kesmez. Ayrıca tebligatın cezanın infazına yönelik olması şarttır. Bu nedenle infaz için olmayıp, örneğin in­fazın tehiri, yargılama giderleri, şahsi hakların ödenmesi amacıyla yapılan tebligat ceza zamanaşımını kesmez. Hükümlünün birden fazla mahkûmiyeti bulunup da bunlardan sadece birinin infazı için yapılan tebliğ işlemi sadece o ceza hakkındaki ceza zamanaşımı süresini keser. Buna karşılık, hükümlü aynı suçtan ötürü aynı hü­kümle iki ceza almışsa (örneğin hapis ve adli para cezası gibi), bunlardan birinin infazı için yapılacak tebligat diğer ceza için de ceza zamanaşımı süresini keser.
  • Hükümlünün yakalanması durumunda da ceza zamanaşımı süresi kesilir. Bu yakalama işleminin hükümlünün hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir hükmün infazı amacıyla yapılması şarttır. Ayrıca yakalama işlemi hangi cezanın infazı amacıyla yapılmış ise ceza zamanaşımı süresi sadece o ceza için kesilmiş sayılır. Başka bir ifade ile bir suçun infazı amacıyla gerçekleştirilen yakalama, diğer suç­lardan ötürü verilen cezalar için ceza zamanaşımı süresini kesmez. Yakalamanın Cumhuriyet savcılığınca çıkarılan yakalama emri müzekkeresi üzerine, yapılan ya­kalama ceza zamanaşımı süresini keser. Eğer mahkumiyet para cezasına ilişkin olur da bu para cezası ödenmeme nedeniyle hapse çevrilirse hükümlünün çevrilen hapis cezasının infazı için yakalanması da zamanaşımını kesecektir.
  • Kasıtlı bir suçun işlenmesi hali de ceza zamanaşımı süresini kesen neden­lerden biridir. 5237 sayılı Kanunun 71. maddesinin 2. fıkrasına göre bir suçtan do­layı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir. Bunun dışında müstakil adli para cezası, 2 yıl ve daha az hapis cezası gerektiren suçlar ile taksirle işlenen fiiller ceza zamanaşımı süresini kesmez. İşlenen yeni suçun ceza zamanaşımı süresini kesmesi için mahkemece hükümlü hakkında bu suçla ilgili mahkûmiyet kararı verilmeli ve kesinleşmelidir. İkinci mahkumiyet hükmünün yabancı bir ülkede işlenen suç hakkında Türk mahkemesinden bir mahkumiyet kararı tesis edilmesi durumunda da ceza zamanaşımı süresi kesilir. İkinci mahkumiyet, cezanın infazına başlanmadan önce verilmesi şarttır. Aksi taktirde örneğin hükümlünün cezaevinde iken başka bir suç işlemesi ve bu suçtan dolayı mahkumiyet hükmü verilmesi halinde ceza zamanaşımı süresi kesilmez.

Ceza zamanaşımının kesilmesinin sonuçları

Yukarıda açıklanan ceza zamanaşımını kesme nedenlerinin gerçekleşmesi ha­linde ceza zamanaşımı süresi, kesilme nedeninin gerçekleştiği gün de dahil olmak üzere yeniden ve baştan, yani tam olarak işlemeye başlayacaktır. Daha öncede be­lirtildiği gibi zamanaşımı süresinin kesilmesi cezanın infazına başlanmazdan önce gerçekleşmesi şarttır. Başka bir ifade ile hükümlü cezasını çekmekte iken 5237 sa­yılı Kanunun 71. maddedeki sebeplerden biri gerçekleşirse dahi ceza zamanaşımı süresi kesilmiş olmaz.

Ceza zamanaşımı süresini kesen nedenler kanunda tahdidi olarak sayılmış olup bunların kıyas veya yorum yoluyla genişletilmelerine olanak yoktur. Yine da­va zamanaşımının aksine, bir hükümlü hakkında meydana gelen ceza zamanaşımı süresinin kesilme sebebi, tek bir hükümle hükümlendirilmiş olsalar bile aynı fiilin diğer suç ortaklarına sirayet etmeyecektir.

Ceza Zamanaşımının Dolması Üzerine Yapılacak İşlemler

İnfaz aşamasında bir hükmün ceza zamanaşımına uğradığı tespit edilmesi ha­linde hükmü veren mahkemeden bu yönde bir karar alınması amacıyla talepte bu­lunulması gerekir. Bu halde ilam evrakları da ilgili mahkemesine bila infaz iade edilir.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat