Boşanma Davasından Sonra Birliktelik Olursa Ne Olur?

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
ESAS NO: 2010/2-343
KARAR NO: 2010/361
KARAR TARİHİ: 30.06.2010

Taraflar arasındaki <boşanma> davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. Aile Mahkemesince davanın <kabulüne> dair verilen 26.02.2008 gün ve 2007/1005 Esas, 2008/182 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 25.05.2009 gün ve 2008/7984 E., 2009/9826 K. sayılı ilamı ile;

(…Türk Medeni Kanunu’nun 166/1.maddesi uyarınca boşanmaya karar verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması gerekir. Dinlenen tanık sözlerinden, boşanma davasından sonra da tarafların aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri anlaşılmaktadır. Bu hal, evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını, ortak hayatın sürdürülmesinin fiilen mümkün olduğunu göstermektedir. O halde, davanın reddi gerekirken boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 30.06.2010 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davacı kadın davalı kocası aleyhine açtığı boşanma davası evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması nedeni ile mahkemece kabul edilmiştir. Davalının temyizi üzerine Özel Daire boşanma davasından sonra da tarafların aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, bu halin evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını, ortak hayatın sürdürülmesinin fiilen mümkün olduğunu gösterdiğini, davanın reddi gerekirken boşanmaya karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Aşağıda açıklanan nedenlerle bozma kararına katılamıyorum:

Aralarında çıkan olaylar nedeni ile davacı kadın eldeki boşanma davasını açmıştır. Boşanma davasının açılması ile birlikte tarafların birlikte oturdukları konut ortak konut olmaktan,diğer bir anlatımla aile konutu olmaktan çıkmamaktadır. Taraflar boşanma davasına karşın bu konutu birlikte kullanmaya devam edebilirler. Aile konutunun boşanma davasının varlığına rağmen birlikte kullanılması davacının boşanmaya neden olan ve evlilik birliğini temelinden sarsan olaylara onay verdiği ve evlilik birliğini devam ettirmek niyetinde olduğunun kanıtı değildir.Bu düşünce kabul edildiği taktirde her boşanma davasının açılmasından sonra eşlerden birinin davadan önceki olaylara dayanabilmesi için ortak konutu terk etmesi gerektiği gibi bir sonuç çıkar ki bu yasanın temel ilkesine aykırıdır. Boşanma davasının açılması ile birlikte taraflardan birisi aile konutunu terk etme hakkına kavuşur, ancak bu muhakkak terk etmesi gerektiği biçiminde anlaşılmamalıdır, aksine isterse terk edebilir biçiminde yorumlanmalıdır.Özel Dairenin genel uygulaması da bu yoldadır.

Özel Daire bozma kararında, dava açılmadan önceki olayların aile birliğini temelinden sarstığı yolundaki yerel mahkemenin davalı temyizine rağmen bunu bozma nedeni saymamış böylelikle davadan önceki olayların boşanmaya neden olan olaylar olduğu kabul edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle boşanmadan sonra tarafların aynı evde birlikte oturmaları davacının davadan önceki olaylara dayanmasına engel olmayacaktır. Zaten davacının barışma niyeti olsa idi eldeki davayı takip etmez veya feragat ederdi. Bu yönde bir irade beyanı olmadığına göre davacının davadan önceki olaylara dayanmaktan vazgeçtiğini söylemek mümkün değildir.

O halde boşanmaya hükmeden mahkeme kararı yerinde olup, diğer hususların incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...