Boşanma Davası ve Yoksulluk Nafakası İstemi

Suçlunun Birden Fazla Olması Durumunda Cezalandırma

Boşanma Davası ve Yoksulluk Nafakası İstemi

YARGITAY Hukuk Genel Kurulu
2013/1590 E.
2015/1006 K.

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir 2. Aile Mahkemesince boşanma davasının kabulüne, tazminat ve nafaka istemlerinin reddine dair verilen 28.02.2012 gün ve 2011/225 Esas, 2012/168 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2012 gün ve 2012/11820 Esas, 2012/31486 Karar sayılı ilamı ile;

(…1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece davalı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davalı kadının birlik görevlerini yerine getirmediği, buna karşılık davacı kocanın ise “bununla yapamayacağını, alın kızınızı götürün” şeklinde beyanda bulunarak, eşini kayınpederine bıraktığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri gerekir. Hal böyle iken; mahkemece kadının daha fazla kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesi gerekçe gösterilip, davalı kadının yoksulluk nafakası (TMK md. 175) talebinin reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir…)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat