Avukatın Müvekkiline Yaptığı Ödemeler Makbuzla İspatlaması

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

E. 2014/687
K. 2015/2
T. 03.01.2015

Dosya ile birlikte sehven tahsilat makbuzlarının da gönderilmiş olduğu savunması doğru olsa dahi, bu dosya gönderilirken gerekli özenin gösterilmediği açıktır.

(Av. Yas 34,134 TBB Mes. Kur. 3, 4)

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikâyetli avukat hakkında “şikâyetçi alacaklı vekili sıfatıyla … İcra Müdürlüğü’nün 2011/39 Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinde tahsil ettiği parayı şikâyetçiye teslim etmediği, uhdesinde tuttuğu” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda şikâyetli avukat hakkında ceza tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.

Şikâyetli avukat savunmalarında özetle;[/u] meslek hayatı boyunca avukatlık meslek kurallarına yakışır şekilde görevini yerine getirdiğini, … İcra Müdürlüğü’nün 2011/39 Esas sayılı icra dosyasında ilk ödeme 22 Ağustos 2011 tarihinde bizzat S.K. tarafından çekilmiştir. Bundan sonraki dönemde borçlunun maaşından kesilerek icra dosyasına aktarılan paralar 20 Nisan 2012 tarihine kadar tam (9) kez bizzat şikâyetçi tarafından toplam 4.655.70 lira çekildiğini, paranın sürekli olarak kendisi tarafından çekildiği hususunun gerçek dışı olduğunu, 21 Mayıs 2012 tarihinden 20 Eylül 2012 tarihine kadar parayı 5 kez kendisinin çektiğini, çektiği tutarların toplamının 2.672,40 TL olduğunu, parayı çektiği tarihten itibaren şikâyetçiye bilgi vererek parasını almasını sağladığını, para teslimatlarını teslim tesellüm ile şahsa teslim ettiğini, şikâyetçinin etik olmayan davranışları sebebiyle vekâlet ücretini dahi almadığını, vekâlet ücreti yönünden şikâyetçiye karşı herhangi bir icra takibinde bulunmadığını, şikâyetçinin kendisine karşı yaptığı etik dışı teklifler nedeniyle sinirlendiği için stajyeri D.D.’nun hazırladığı hiçbir evrakı kontrol etmediğini, bunun neticesinde şikâyetçi adına … İcra Müdürlüğü’nden çektiği ve kendisine parayı teslim ederken imzalatmış olduğu Teslim-Tesellüm Belgelerini de dosya içerisinde gönderdiğini, şikâyetçinin bu durumu kötü niyetli olarak kullandığını, şikâyetçinin gerçekten alacağı var ise bunun için azil tarihinden sonra 10 ay beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şikâyetçinin sözlüsü ile yaşamış olduğu olay neticesinde hakkında dava açıldığından kötü niyetli olarak şikâyette bulunduğunu belirtmiştir.

İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukatın şikâyetçi tarafından … 2. Noterliği’nin 01.07.2011 tarih ve 05170 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile vekil tayin edildiği, … Noterliği’nin 19.10.2012 tarihli azilname ile azledildiği,

… İcra Müdürlüğü’nün 2011/39 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; 06.07.2011 tarihinde şikâyetli avukat tarafından alacaklı şikâyetçi vekili sıfatıyla borçlu A. U. aleyhine toplam 7.879,03 TL tutarında icra takibi başlatıldığı,

Şikayetçi tarafından 20.09.2011 tarihinde 380,58 TL, 10.10.2011 tarihinde 141,45 TL, 27.10.2011 tarihinde 403,86 TL, 28.11.2011 tarihinde 393,91 TL, 23.12.2011 tarihinde 673,03 TL, 24.01.2012 tarihinde 444,00 TL, 22.02.2012 tarihinde 607,37 TL, 26.03.2012 tarihinde 436,50 TL, 26.04.2012 tarihinde 465,50 TL ve azil tarihi olan 19.10.2012 tarihinde 426,10 TL, 26.11.2012 tarihinde 959,81 TL’nin bizzat icra dosyasından çekilmiş olduğu,

Şikâyetli avukat tarafından 23.05.2012 tarihinde 418,50 TL, 25.06.2012 tarihinde 802,50 TL, 06.08.2012 tarihinde 380,10 TL, 06.09.2012 tarihinde 602,90 TL, 27.09.2012 tarihinde 468,40 TL’nin çekilmiş olduğu,

Tanık olarak dinlenen U.Y.’ın 21.03.2014 tarihli beyanında “Bildiğim kadarıyla Avukat D.K. ile S.K. arasında avukat müvekkil ilişkisi bulunmaktadır. S.K.’nın Avukat D.K.’den para alacağı olduğu iddiası asılsızdır. Avukat D.K. ile bizim nişanlanmamız 2013 yılı mart ayında gerçekleşmiştir. Bu tarihten sonra S.K. gerek beni gerekse Avukat D.K.’yi defalarca tehdit etmiştir hatta bu tehditler yargıya intikal etmiştir. Yargılaması sonuçlandı. 2 yıl 1 ay ceza aldı. Şu anda da 3 adet davamız halen derdesttir. S.K.’nın şikâyeti tamamen bizim nişanlanmamızdan sonra ortaya çıkmıştır. Avukat D.K.’yi şikâyeti bizim şikâyetimizden sonra ve şikâyetimizi geri almamamızdan sonra gerçekleşmiştir. Bu şikâyeti bizim şikâyetimizi geri almamız için tehdit unsuru olarak kullanmıştır”

Aynı gün dinlenen tanık D.D.’nun ifadesinde “Ben Avukat D.K.’nin bürosunda stajyer öğrenci olarak 2012 yılında 2011 Eylül ayından 2012 Haziran ayına kadar staj yaptım. S.K.’da Avukat D.K.’nin müvekkili idi. Bulunduğum süre içinde birkaç defa Avukat D.K.’nin S.K.’ya para verdiğini gördüm hatta bir keresinde bana bırakmıştı ben verdim. Parayı verirken de tutanakla teslim ediyorduk. Son zamanlarda S.K.’nın samimi davranışlarından Avukat D.K. rahatsız olunca aralarında tartışma çıktı kendisi ile ilişkisini keserek tüm dosya evraklarının S.K.’nın adresine gönderilmesini benden istedi. Bende tüm dosya kapsamını S.K.’ya kargo ile gönderdim. Dosyada bulunan bütün para telim tutanakları da kendisine gönderilmiş oldu. Benim bildiğim kadarıyla S.K.’nın Avukat. D.K.’den hiçbir alacağı yoktur” dediği,

… Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/488 Esasında Şikâyetçi aleyhine “kişilerin huzur ve sükûnunu bozma” suçundan açılan kamu davasında Mahkeme’nin 07.05.2014 gün ve 2014/299 Karar sayılı kararla TCK 123, 43,1, 62,1 maddeler gereği neticeten 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının ertelenmesine karar verildiği, katılanların Şikâyetli avukat D.K. ve U.Y. olduğu,

Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde ceza olmadığı,

[u]Şikâyetçi S.K.’nın 10.09.2014 kayıt tarihli itirazında özetle; Muhakkik raporunda Şikâyet olunan tarafından tahsil edilen bedellerin ödendiği yazılı delil ile ispatlanamamıştır. Avukat müvekkiline yapılan ödemeleri tanık beyanları ile kanıtlayamayacağından ötürü tanık dinlenmesi yönündeki beyanlara itibar edilmemiştir. Ödeme konusunda yazdı belge sağlaması zorunludur.” şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, disiplin kurulunca yürütülen soruşturmada ve şikâyetlinin verdiği savunmalarda şikâyetli … İcra Müdürlüğü’ nün 2011/39 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını ve borçlunun maaşında her ay kesinti yapıldığını, kesinti yapılan 2.672,40 TL kısmını tahsil ettiğini kabul ettiğini, dosya incelendiğinde şikâyetli tarafından tahsil edilen makbuzların görüleceğini, tahsil edilen bu miktarın ödediğine dair şikâyetli tarafından herhangi bir yazılı belge ibraz edilemediğini, tanık beyanları gerçeği yansıtmadığından kararda bu beyanlara itibar edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiş; disiplin kurulu kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, görülmektedir.

Avukatlık Yasasının 34. maddesi “ Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler ”

Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 3. maddesi “Avukat mesleki çalışmasını ve kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4. maddesi “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır.” hükümlerini amirdir.

Şikâyetli avukat icra veznesinden çektiği cem’an 2.672,40 TL’yi makbuz karşılığı teslim ettiğini kanıtlayamamıştır. Tanık anlatımları paranın ödendiği yönünde ise de; taraflar arasındaki ceza davası ile husumet oluştuğu, beyanlarının bu aşamada alındığı göz önünde bulundurulduğunda tanık beyanlarının objektif olamayacağı kuşkusu doğmaktadır. Dosya ile birlikte makbuzlarında gönderilmiş olduğu savunması doğru olsa dahi, bu dosya gönderilirken gerekli özenin gösterilmediği açıktır.

Avukatlar özen ve doğruluk kurallarına göre hareket etmek, kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde sadakatle davranmak mesleğin itibarını sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır

Baro Disiplin Kurulu eylemin disiplin suçu olmadığı ve bu nedenle disiplin cezası tayinine yer olmadığına karar vermiş ise de şikâyetli avukatın “özen” yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabit olmakla Avukatlık Yasası 34,13 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4 maddelere gereği Avukatlık Yasası 158. madde bildirilen ilkeler de göz önünde bulundurularak disiplin cezası tayini gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetçi S.K.’nın itirazının kabulü ile;

1-… Barosu Disiplin Kurulunun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 18.07.2014 günlü, 2013/6 Esas, 2014/3 Karar sayılı kararının KALDIRILARAK, Şikâyetli avukat D.K.’nin “Uyarma Cezası İle Cezalandırılmasına”,

2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Oy birliği ile karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...