Avukatın Karşı Taraf Vekiline Hakareti Suçu

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih – Esas No – Karar No Konu

T. 05.09.2008
E. 2008/183
K. 2008/313

Hasım tarafla avukatı olmaksızın görüşme yapmak, karşı taraf vekiline hakaret.
TBB Meslek Kuralları 4, 27, 30/1 ve 31 Maddelerine aykırılık.

Şikayetli avukat hakkında, hasım tarafla avukatı olmaksızın görüşme yaptığı, duruşma öncesinde mahkeme hakiminin karşı taraf vekilinin bulunmadığı yönündeki uyarısına rağmen karşı taraf vekilini beklemeden duruşmayı yaptırdığı ve karşı taraf vekiline hakaret ettiği iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda, Baro Disiplin Kurulunca eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Baro Disiplin Kurulu şikayetlinin eylemini Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4, 27,30/1 ve 31.maddelerine aykırı bularak, şikayetlinin kınama cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.

Baro Disiplin Kurulu kararına karşı şikayetli tarafından itiraz edilmiştir. Şikayetli itirazında özetle, duruşmaya girmeden önce karşı taraf vekilini 15 dakika beklemesine rağmen gelmemesi ve mazeret bildirmemesi üzerine duruşmaya girdiğini, hasım taraf vekiline hakaret etmediğini, %75 oranında görme engelli olmasına rağmen hasım vekili meslektaşının kendisine hakaret edip üzerine yürüdüğünü, karşı taraf davalının kendisine gelip eşi ile anlaştıklarını, kendisinin görüşme yapmak isteğinin bulunmadığını, vekil arkadaşını aramasına rağmen ulaşamadığını ve bu nedenlerle Disiplin Kurulu kararının Yasaya uygun olmadığını, bildirmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, şikayetli avukatın Konya 1. Aile Mahkemesinin 2005/28 Esas sayılı Boşanma davasında davacı T.D vekili olduğu, davalı H.D’ın vekilinin ise, Avukat F.E olduğu, 01.03.2006 tarihinde yapılacak duruşma saatinde, davalı vekili hazır olmadığından duruşmaya başlandığı, duruşmaya davacı ve vekili olan Şikayetli Avukat Suna Yılmaz ile davalının bizzat hazır bulunduğu, tarafların anlaşma sağlandığından bahisle boşanma talebinde bulundukları, karara geçilmeden davalı vekilinin duruşma salonuna girdiği ve davalının vekilliğinden çekildiğini bildirdiği, davalı vekilinin duruşma salonundan ayrılmasından sonra mahkemenin tarafların boşanmalarına karar verdiği, duruşma salonunun dışında şikayetlinin, davalı vekili olan Avukat F.E tarafından hakaret edildiği iddiası ile Baro Başkanlığına 02.03.2006 tarihli dilekçe ile şikayette bulunduğu, Baro Yönetim Kurulunun, Avukat S.Y tarafından şikayet edilen Avukat F.E hakkında yaptığı soruşturma neticesinde 09.01.2007 tarih ve 2007/40 sayılı kararıyla, şikayet edilen Avukat F.E hakkında “Disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına”, Şikayetçi Avukat S.Y hakkında ise re’sen “Disiplin Kovuşturması açılmasına” karar verdiği ve bu karar gereği olarak başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda, Baro Disiplin Kurulunca itiraza konu işbu kararın verilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Baro Disiplin Kurulu kararının temel dayanakları, bu dosyadaki Şikayetli Avukat S.Y’ın şikayetçi olduğu 2006/Ş.28 sayılı soruşturma dosyasında toplanmış olan delillerdir. Bu dosya içinde bulunan mahkeme tutanakları, mahkeme yargıç ve görevlisi, davacı ve davalı, güvenlik görevlileri ve taraflarca gösterilen çoğu avukat olan tanıkların beyanları bir kül olarak değerlendirildiğinde;

Boşanma davasının davalısı olan kadın ile kocası olan davacının, derdest olan boşanma davasının “anlaşmalı boşanma” olarak sonuçlanması için velayet ve mali haklar açısından anlaşmaya vardıkları, davalı kadının kocasının vekili olan şikayetlinin bürosuna gelerek bu durumu bildirdiği, şikayetli avukatın, hasım taraf vekili olan meslektaşını telefonla arayarak konuyu görüşmek istediği, ancak ulaşamadığı, duruşma gününde, duruşma saatini 15 dakika geçmesine rağmen davalı vekilinin gelmediği, gecikme ve mazeretini de mahkemeye veya şikayetliye bildirmemiş olduğu, duruşma devam ederken davalı vekili olan Avukat F. E’ın duruşma salonuna geldiği ve davalının vekilliğinden istifa ettiğini bildirerek mahkeme salonundan ayrıldığı, mahkeme salonu dışında şikayetli ile Avukat F.E arasında bir tartışma yaşandığı, bu tartışma esnasında şikayetlinin davalı vekiline hakaret ettiğine ilişkin kuşkudan uzak ve inandırıcı delil bulunmadığı, aksine %75 oranında görme engelli olan şikayetlinin davalı vekili ile tartışıp, ona hakaret etmesi için bir nedeninde bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bu nedenlerle şikayetli avukatın, Yasa’ya ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarına aykırı bir eylemde bulunmadığı kanısına varılmış olmakla, Baro Disiplin Kurulunun kınama cezası verilmesine ilişkin kararında hukuki isabet görülmemiş,kınama cezasının kaldırılarak, şikayetli hakkında “Disiplin cezası verilmesine yer olmadığına” karar vermek gerekmiştir.

Sonuç olarak, şikayetlinin itirazının kabulü ile, Konya Barosu Disiplin Kurulunun “Kınama cezası verilmesine” kararının KALDIRILMASINA, yeniden incelemeyi gerektirir husus bulunmadığından Şikayetli Avukat hakkında “DİSİPLİN CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA” oybirliği ile karar verildi.

CategoryYargı Kararı
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat