En kısa tanımıyla arabuluculuk, tarafarın, bir veya daha fazla arabulucunun yardımı ile bir anlaşmaya varmak için ihtilafı meseleler üzerinde görüşme yaptıkları bir uyuşmazlık çözüm sürecini ifade eder. Daha detaylı bir tanıma göre ise arabuluculuk, üçüncü kişinin tarafarı bir araya getirerek müzakere edebilmelerini  sağladığı  ve aralarındaki  iletişimi kolaylaştırdığı, çözüme ilişkin karar verme yetkisinin tarafarda kaldığı, sürece ilişkin tavsiye veya karar verme yetkisinin ise üçüncü kişide olduğu bir yapılandırılmış uyuşmazlık çözüm sürecidir. Arabuluculuk  için en az  iki  tarafa  ihtiyaç vardır; sürecin arabuluculuk olarak nitelendirilebilmesi  için  ise bir üçüncü kişinin müdahalesi gereklidir. Bu  tarafsız üçüncü kişinin katılımı olmaksızın yapılan görüşmeler, bir diğer alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan müzakere olacaktır. Bu nedenle, arabuluculuk yöntemine kolaylaştırılmış veya yardımlı müzakere de denilebilir. Arabuluculuk genel anlamıyla, çatışmaların çözümü, yönetimi ve önlenmesi amacıyla kullanılan en etkili yöntem olarak ele alınmakla birlikte, arabuluculuğun temel amacı, mahkemelerin yoğunluğunu azaltmak değil, tarafar arasındaki iletişimsizliği arabuluculuk eğitimi almış profesyoneller yardımıyla gidermektir (madde 7).

Kanun, arabuluculuğu “sistematik yöntemler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafarı bir araya getiren, onların birbirini anlamaları ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştirilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyari olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” olarak tanımlanmaktadır.

Arabuluculuğun temel özelliklerinden birisi, uyuşmazlığın menfaat temelli çözülmesidir.

Yani, uyuşmazlığın çözümünde taraf menfaatleri ön plana çıkmaktadır. Bu sebeple, hukuki  değerlendirmeler  arabuluculukta  yer  almamakta,  uyuşmazlığın  çözümüne  temel teşkil etmemektedir. Üstelik tarafar, mevcut düzenleme ve usullere bağlı kalmaksızın sadece kendilerine özel bir çözüm yolu geliştirebilmekte ve herkes için oluşturulmuş kalıplar içinde kalmak zorunda olmamaktadırlar. Dolayısıyla arabulucu, tarafarın ihtiyaçlarını her vakaya özgü güç ilişkilerini dikkate alarak ve bu çerçevede oluşan pratik ve stratejik toplumsal cinsiyet ihtiyaçlarını değerlendirerek ele almalıdır.

Arabuluculukta iletişim ve tarafarı doğru anlayabilmek, büyük önem arz eder. Arabulucu, iletişim becerilerini kullanıp, genellikle sorular sormak yoluyla, tarafarın kendilerini ifade etmelerine ve uyuşmazlığı çözmelerine yardımcı olur. Aslında, tarafsız üçüncü kişinin sürece katılımından beklenilen temel fayda da budur.

Arabuluculuğun diğer önemli bir özelliği, gönüllülüktür. Tarafar, sürece başlayıp başlamama, başladığı süreci devam ettirip ettirmeme ve sonuçlandırıp sonuçlandırmama konusunda  serbest  iradeye  sahiptir. Bunlar  dışında,  arabuluculuğun  belki  de  en  önemli özelliği, gizliliktir. Aksi kararlaştırılmadıkça, arabuluculuk faaliyeti esnasında elde edilen bilgilerin karşı tarafa veya üçüncü kişilerle paylaşılması ve arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler ve süreçte yapılan açıklamaların anlaşmaya varılamaması hâlinde yargısal yollarda delil olarak kullanılması mümkün değildir.

Arabuluculuk iradi bir süreç olduğu için, aksine yasal düzenleme olmadıkça  taraf, arabuluculuğa başvuru konusunda zorlanamaz. Dolayısıyla, arabuluculuğun bir dava şartı olarak düzenlenmediği durumlarda, gönüllülük ilkesi gereği tarafarın bu konuda anlaşmış olmaları ve bir sözleşme yapmaları gerekecektir. Bu sözleşme, bağımsız bir sözleşme şeklinde düzenlenebileceği gibi esas sözleşmeye arabuluculuk şartı konması suretiyle de yapılabilir.

Arabuluculuğa, uyuşmazlık dava aşamasına gelmeden önce veya davanın görülmesi sırasında başvurulabilir.

Arabuluculuk faaliyeti, tek arabulucu tarafından veya eş arabulucular tarafından yürütülebilir. Eş arabuluculuk, iki veya daha fazla arabulucunun dâhil olması ile yapılan arabuluculuktur. Eş arabuluculuk genellikle üç şekilde yapılabilir:

  1. a) Ön koltuk / arka koltuk arabuluculuğu: Tecrübeli arabulucu süreçte liderlik eder; daha az tecrübeli veya tecrübesiz arabulucu ise süreci izler ve kendisini rahat hissettiği durumda sürece katılır.
  2. b) İş bölümü yapılan eş arabuluculuk: Bu tip arabuluculuk değişik şekillerde yapılabilir. Arabulucular konulara göre iş bölümü yapabilir veya her bir arabulucu tek bir  taraf  ile ilgilenebilir.
  3. c) Sıra ile yapılan arabuluculuk: Bu tip eş arabuluculukta arabulucular süreci sıra ile yönetirler. Sıralama arabuluculuk aşamalarına göre yapılabilir. Yani her arabulucu bir aşamayı yönetebilir veya bir arabulucu süreci yönetirken diğeri gözlem yapıp not alır; gerekli gördüğü yerde veya uygun durumda sürece dâhil olabilir.

Arabuluculukta  kullanılacak  yöntem,  arabulucuya,  tarafara  ve  uyuşmazlık  konusuna göre  farklılık gösterebilmekle birlikte; genelde beş aşamalı bir yöntem  tercih edilir. Öncelikle tarafar ve arabulucu sürece hazırlanır. Daha sonra süreç başlar. Süreç boyunca arabulucu,  tarafarla birlikte ve / veya  teker  teker görüşmeler  yapar. Bu görüşmelerde tarafarın karşılıklı duygularının ve hukuki durumlarının anlaşılması hedefenir. Arabulucu, her bir tarafa baş başa yaptığı görüşmelerde (caucus) uyuşmazlığı ve uyuşmazlığın temellerini anlar; yani, inceleme yapar, tarafar arasında anlaşma aralığının olup olmadığını tespit eder. Bu tespit sonrasında müzakere aşamasına geçilir. Son aşama ise uyuşmazlığın çözümü mümkün olmuşsa gündeme gelen anlaşma veya tarafarın anlaşamaması ihtimalini de kapsayan sonuç aşamasıdır. Arabuluculuk sürecinde tarafar arasında anlaşma  imkânının olup olmadığının  tespitine ve mümkün olursa  tarafarın anlaşmaya ulaşmasına çalışılır. Arabulucu, süreçte  tarafara  yardımcı olan kişidir. Ancak  tarafarın anlaşması zorunluluğu yoktur; sürecin başarılı olması tarafarın anlaşması ile ölçülmez.

Zira sürecin başarısı belirlenirken ”tarafar süreçten ve arabulucunun katılımından memnun mu, zaman ve masraf konusunda azalma ve elde edilebilecek çözümlerde artış oldu mu, tarafar arası iletişim ve ilişki gelişti mi, çözüme ulaşıldı mı, varılan anlaşma ne kadar sürdü” gibi sorulara verilecek yanıtlar birer kriter olabilir ve tarafarın anlaşmaya varması, bu kriterler  içerisinde sadece bir  tanesidir. Dolayısıyla esas olan, sürecin doğru bir şekilde  işletilmesidir. Zaten bu durumda süreç, genellikle anlaşma  ile sonuçlanmaktadır.

Deneyime ve profesyonelliğe dayanan bir arabuluculuk surecinde, tarafarın en azından bir dereceye kadar  tatmin olması beklenir. Ancak süreç olumsuz olarak da sonuçlanabilir. Bu durumda arabulucu,  taraf  ilişkisinin korunması veya daha  fazla bozulmamasına yönelik olarak çaba göstermelidir. Tarafar, arabuluculuk sürecini daha sonra tekrar deneyebilir veya tarafar diğer uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurabilir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...