SANIĞA MAZOTLAR YÖNÜNDEN İTHALDE ÖNGÖRÜLEN GÜMRÜK VERGİLERİ VE DİĞER MALİ YÜKLER TOPLAM MİKTARLARIN KAMU ZARARI OLDUĞUNUN BİLDİRİLMEDİĞİ – KAMU ZARARININ KARŞILANDIĞININ TESPİTİ GEREĞİ – HÜKMÜN BOZULMASI

T.C YARGITAY
7.Ceza Dairesi
Esas: 2014 / 27294
Karar: 2016 / 6585
Karar Tarihi: 28.04.2016

ÖZET: Sanığa, 21.01.2013 tarihinde ele geçen 930 litre mazot ve 13.02.2013 tarihinde ele geçen 270 litre mazot yönünden ayrı ayrı hesaplattırılacak ithalde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutan olan miktarların kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, her bir eylem yönünden kamu zararının karşılanıp karşılanmadığı hususu ayrıca değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, sanığın önceki eylemi nedeniyle hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kasıtlı suçtan mahkumiyet anlamında olmadığı ve suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden değerlendirilmesine engel teşkil etmediği gözetilmeden, adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının varlığından bahisle yasal olmayan gerekçe ile hüküm tesisi hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

(5015 S. K. Ek m. 5) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 51, 52, 53) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)

Dava ve Karar: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

I- Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelemesinde;

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle atılı eylemin 5015 sayılı Yasanın ek 5/1 maddesi kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,

II- Sanığın ……… tarihli ve birleştirilen ………. Esas sayılı dosyaya konu …………. tarihli eylemine ilişkin kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz isteminin incelemesinde;

1) Davaya konu mazot üzerinde marker cihazı ile ölçüm yapılmadan ve bu mazottan alınan numuneler yönünden analiz raporları düzenlenip düzenlenmediği hususu araştırılmadan kaçak olduğunun kabul edilmesi,

Kabule göre de;

2) CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve dosyada KEMT varakası bulunmadığından kamu zararından haberdar olmayan sanığa, 21.01.2013 tarihinde ele geçen 930 litre mazot ve 13.02.2013 tarihinde ele geçen 270 litre mazot yönünden ayrı ayrı hesaplattırılacak ithalde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutan olan miktarların kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, her bir eylem yönünden kamu zararının karşılanıp karşılanmadığı hususu ayrıca değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, sanığın önceki eylemi nedeniyle hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kasıtlı suçtan mahkumiyet anlamında olmadığı ve suç tarihi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden değerlendirilmesine engel teşkil etmediği gözetilmeden, adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının varlığından bahisle yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

3) Engel adli sicil kaydı olmayan sanığın, lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunduğu nazara alınarak, tayin edilen hapis cezalarının 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesi gereğince ertelenip ertelenmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmemesi,

4) 5237 sayılı TCK’nun 52/4 madde fıkrası gereğince, adli para cezalarının taksitlendirilmesine karar verilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nun 52/4. maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının kararda belirtilmemesi,

5) 24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

6) Dava konusu eşyanın 5015 sayılı Yasa’nın ek 5/1. maddesi gereğince müsaderesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,

Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte, bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2016 günü oybirliği ile, karar verildi.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...