YASAKLANMIŞ HAKLARIN GERİ VERİLMESİ ŞARTLARI MEMNU HAKLARIN İADESİ USULÜ
2017/25499 E.
2017/21684 K.
Dolandırıcılık suçundan sanık …’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 503/1, 522, 72 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 1.070,400 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Espiye Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/1995 tarihli ve 1993/83 esas, 1995/5 sayılı kararının infazını müteakip, sanığın memnu hakların iadesi talebi üzerine, yasaklanmış haklarının bulunmadığından bahisle memnu hakların iadesi talebinin reddine ilişkin Espiye Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2016 tarihli ve 2016/6 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 09/04/2017 gün ve 94660652-105-28-1470-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2017 gün ve 2017/23902 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren arşivden silinme süresinin hesaplanacağı, somut olayda mahkemesince kararda hak yoksunluğunun söz konusu olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, her ne kadar sanık hakkındaki mahkumiyet kararında her hangi bir hak yoksunluğu yer almasa da adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinin ” (3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir. (4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir. (5) Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.” şeklinde olduğu nazara alındığında, hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyet bakımından mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na 5560 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen 13/A maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebileceği, bunun için, TCK’nın 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, talepte bulunanın mahkûm olduğu cezanın infazının tamamlanmasından itibaren üç yıllık süre içerisinde yeni bir suç işlememesi ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekmektedir.
Bu itibarla hükümlünün talebinin yukarıda izah edilen 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na eklenen 13/A maddesi kapsamındaki yasaklanmış haklarının iadesi niteliğinde olup, mahkemece talebin kabulü ile bu yönde araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, Espiye Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 22.01.2016 gün ve 2016/6 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin merciince yerine getirilmesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.