Yakalama

Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını ifade eder.

Kolluğun Doğrudan Yakalama Yetkisi Var mıdır?

5271 sayılı CMK’nda yakalama konusunda köklü değişiklik yoktur. Kural olarak şüpheli hakkında çıkarılan yakalama emri üzerine yakalanabilir.

Ancak kişiye suç işlerken rastlanılması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması veya kimliğinin hemen belirlenmesinin mümkün olmaması hallerinde o kişiyi herkes yakalayabilir. m.90/1

Kişi hakkında tutuklama veya yakalama için yeterli sebep var ise ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısına veya amirine başvurma olanağı bulunmayan durumda kolluk görevlileri kişiyi yakalayabilirler. m.90/2 Bu iki halde kişi hakkında yakalama emri bulunmasına gerek yoktur.

Soruşturması şikayete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden ve akıl hastalığı, malullük ve güçsüzlükleri sebebiyle kendilerini idare edemeyenlere karşı işlenen suçüstü hallerinde yakalama şikayete bağlı değildir.m.90/3

Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan şüpheli,sanık veya hükümlü hakkında Cumhuriyet Savcısı veya kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler, m.98/2

Şu hallerde Kolluk Görevlileri Doğrudan Yakalama Yapabilir;

  1. Gecikmesinde sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısına veya derhâl âmirlerine müracaat imkânı olmayan hâllerde; hakkında yakalama emri düzenlenmesi veya tutuklama kararı verilmesi gereken kişileri ya da suçüstü
    hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan şüphelileri,
  2. Kolluk kuvvetinin kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik edenleri ve aldığı tedbirlere uymayanları,
  3. Görev yaparken mukavemette bulunan veya görevinden alıkoymak maksadıyla kolluk kuvvetine zorla karşı koyan ve yakalanmadıkları taktirde hareketlerine devam etmeleri ihtimali bulunan kişileri,
  4. Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama emri, yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunla istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri,
  5. Uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri alan, satan, bulunduran veya kullananları,
  6. Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk hâlinde başkalarına saldıranları,
  7. Halkın huzur ve sükûnunu bozanlardan, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenlerle, başkalarına saldırıya yeltenenleri ve kavga edenleri,
  8. Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla belirtilen esaslara uygun olarak, alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu ve uyarıcı madde veya alkol tutkunu, serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri,
  9. Haklarında mahkemece çocuk bakım ve yetiştirme yurtlarına veya benzeri resmî veya özel kurumlara yerleştirilmesine veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen çocukları,
  10. Usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren veya hakkında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınan kişileri,

yakalayabilir.

Kimliğini bir belgeyle veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenlerle, gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen kişileri, aranan kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmidört saati geçmemek üzere, yakalama ve muhafaza altına almaya yetkilidir. Bu kişilere kimliklerini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir.

Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir

  1. Kişiye suçu işlerken rastlanması,
  2. Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması ihtimalinin bulunması veya hemen kimliğini belirleme imkânının bulunmaması.

Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hâllerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir.

Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olan suç hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 90. maddesinin üçüncü fıkrasına göre şikâyetten önce şüpheli yakalanmış olursa şikâyete yetkili olan kimseye ve bunlar birden fazla ise hiç olmazsa birine yakalama bildirilir.

Yakalama Emri Nasıl Çıkartılır?

Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya kendisine çağrı yapılamayan şüpheli hakkında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir.

Tutuklama talebinin reddi kararına itiraz edilmesi üzerine bu itiraza bakmakla görevli mercii de yakalama emri düzenleyebilir. M.98/1

Yakalama emrinde kişinin açık eşkali, biliniyorsa kimliği, yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir.m.98/4

Kovuşturma evresinde sanık hakkında yakalama emri düzenlenebilmesi için kişinin kaçak olması gerekir.m.98/1-3

CMK m.247/l’ye göre kaçak: Hakkındaki kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişidir.

CMK m.248/5 hariç, artık gıyabi tutuklama mümkün değildir. Bu düzenlemenin temel nedeni AİHAA tarafından kişi dinlenmeden, hatta kişi hiç görülmeden tutuklama kararlan verilmesi ve uzun süreli tutuklu olarak kalması sebebiyle hakkımızda Sözleşme’nin ihlal edildiği hususunda verilmiş kararlardır.

Mülga CMUK zamanında verilmiş gıyabi tutuklama kararlarının yerini yakalama emri alacaktır. Bu husus CMK Yürürlük Kanunu m.5 ile açıklanmıştır. Aynı maddede CMK m.248/4 in yabancı ülkede bulunan kaçaklar için uygulanacağı belirtilmiştir. CMK Yürürlük Kanunu m.5/1 e göre CMUK hükümlerine göre verilmiş gıyabi tevkif kararlarının yakalama emrine dönüşeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemelerin ellerindeki gıyabi tevkifleri yakalama emrine çevirmeleri ve bunu kolluğa göndererek gıyabi tevkiflerin iadelerini istemeleri yerinde olacaktır. Aksi takdirde gıyabi tevkif üzerine yakalanmış kişi hakkında yapılacak işlem açısından kollukta tereddütler hasıl olabilecektir.

Sanığın duruşmalardan kaçması veya adresinin tespit edilememesi halinde ifadesinin temini için gıyaben tutuklanmasını düzenleyen Mülga CMUK nun 223-229 maddelerinin karşılığı olabilecek bir madde CMK da yoktur. Bu nedenle sanığın ifadesinin temini için gıyaben tutuklanması yolu artık kapanmıştır. Buna karşılık olarak CMK nun 199. maddesi uyarınca mahkeme YAKALAMA EMRİ ile sanığın getirilmesine her zaman karar verebilir. Davetiyeye rağmen sanık gelmediğinde ya da kendisine ulaşılamadığında, yani sanık kaçak durumda olduğunda, Mahkeme sanığın ifadesinin temini için CMK m.199 uyarınca sanık hakkında YAKALAMA EMRİ çıkarabilecektir.

Şüpheli veya Sanığın Yakalanması Halinde Yapılacak İşlemler:

Adli Kolluk Tarafından Yapılacak İşlemler:

Adli kolluk, kişiyi ister doğrudan doğruya yetkisi olduğu hallerde isterse yakalama emri üzerine yakalasın bu durumda; kişiyi yakaladığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanuni haklarını derhal bildirir.m.90/4

Bu haklar asgari olarak: Yakalanan kişiye, suç ayrımı gözetilmeksizin yakalama sebebi ve hakkındaki iddialar ile susma ve müdafiden yararlanma, yakalanmaya itiraz etme hakları ile diğer kanunî hakları ve itiraz hakkını nasıl kullanacağı, herhalde yazılı, bunun hemen mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak derhâl bildirilir.

Yakalamanın doğal sonucu olarak adli kolluğun bu aşamadaki yetkileri:
  • Zor kullanma : Şüphelinin kendisine veya çevresine zarar vermesini ve kaçmasını engelleyecek şekilde durum ile orantılı olarak ve şüphelinin direnmesi halinde kuvvet kullanabilir.
  • Üst arama yetkisi : Şüphelinin kendisine veya çevresine zarar verebilecek silah veya diğer eşyalardan arındırmak amacıyla üst aramasını yapabilir.
  • Kelepçe takma yetkisi : Şüphelinin kaçacağına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine dair belirtiler var ise kelepçe takabilir. CMK m.93 ve Yön. m.7

hususun anlaşıldığını belirten “Yakalama ve Gözaltına Alma Tutanağı Şüpheli ve Sanık Hakları Formu” (EK-A) tanzim edilerek imzalı bir örneği verilir.CMK m.97 Yön. m.6

Sağlık Kontrolü

Yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu belirlenir. Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adlî mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilir. Gözaltına alınan kişinin ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten kolluk görevlisi ile bu kişiyi tıbbî muayeneye götüren kolluk görevlisinin farklı olması zorunludur. /Ancak personel yetersizliği nedeniyle farklı kolluk görevlisinin bulunmaması hâlinde bu durum belgelendirilir.

Hekim ile muayene edilen şahsın yalnız kalmaları, muayenenin hekim hasta ilişkisi çerçevesinde yapılması esastır. Ancak, hekim kişisel güvenlik endişesini ileri sürerek muayenenin kolluk görevlisinin gözetiminde yapılmasını isteyebilir. Bu istek belgelendirilerek yerine getirilir. Bu durumda gözaltına alınan kişinin talebi hâlinde müdafiî de muayene sırasında gecikmeye neden olmamak kaydıyla hazır bulunabilir.

Kadının muayenesi, talebi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır. Muayene edilecek kadının talebine rağmen kadın hekimin bulunmaması halinde, muayene sırasında hekim ile birlikte sağlık mesleği mensubu bir kadın personelin bulundurulmasına özen gösterilir. Yön m.9

Soruşturulması şikayete bağlı suçlarda şüpheli şikayetten önce yakalanmışsa bu durum şikayete hakkı olan kişilerden en az birisine bildirilir.m.96

Yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet Savasına hemen bilgi verilerek emri doğrultusunda işlem yapılır.m90/5

Yakalanan veya tutuklanan kişilere, bir yerden başka bir yere nakledilirken, kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike oluşturduğu hususunda belirtiler varsa kelepçe takılabilir.m.93  Yön m.7 Bu hükümle şüpheliye  kelepçe takılması şartlara bağlanarak istisna haline getirilmiştir. Uygulamada kelepçe takma hususunda olayın oluşu ve şüphelinin durumu ile orantılı olarak davranılmalıdır.

Adli Makamlar Tarafından Yapılacak İşlemler:
Yakalama Emrinin Amacı

Hakkında çıkarılan yakalama emrine göre kişinin yakalanması durumunda yakalama emrinin çıkarılma amacına bakmak gerekir.

Uygulamada iki amaçla yakalama emri çıkarılabilecektir. Ya sanık veya şüphelinin ifadesinin alınması için veya sanık veya şüphelinin tutuklanması maksadıyla yakalama emri düzenlenebilir.

Kanun’un düzenlemesine göre hangi maksatla yakalama emri çıkarılırsa çıkarılsın, bu emir üzerine yakalanan kişi hakkında yapılacak işlem aynıdır. Çünkü CMUK 223-229 gibi bir düzenleme CMK’nda yoktur. CMK m.94’e göre bu şekilde yakalanan kişi 24 saat içerisinde yetkili hakim veya mahkemeye çıkarılamıyorsa aynı süre içinde en yakın sulh ceza hakimi önüne çıkarılacaktır. Mahkeme kişiyi serbest bırakmazsa yetkili hakim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır.

Yol Tutuklaması Nedir?

Uygulamada “yol tutuklaması” , “sevk tutuklaması” terimleri çeşitli mağduriyetlere sebep olmaya aday olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bunun önüne geçilmesi için yakalama emri üzerine yapılacak işlemler açısından 94. maddenin tutuklama ve ifade alma amaçları gözetilerek yeniden düzenlenmesi gerekir. Zira bir ifade alınması maksadıyla kişinin hürriyetinden yoksun bırakılmaması için gıyabi Mülga CMUK 223-229 hükümleri kaldırılmış iken bu sefer kişinin sadece yetkili mahkeme önüne götürülmesi maksadıyla daha uzun süreli özgürlüğünden yoksun bırakılması söz konusu olmaktadır.

İfade almak için usulüne uygun çağrılmasına rağmen gelmeyen veya kendisine çağrı yapılamayan bir şüpheli hakkında yakalama emri çıkarılması halinde kanunun istinabe yolunu çalıştıracak Mülga CMUK m.223-229 hükmüne benzer hükümleri yok ise de; Yetkili mahkemenin ifade almak için yakalama emri çıkarması halinde kişi yakalanırsa aynen Mülga CMUK m.223-229 gıyabi tevkif halindeki gibi yakalandığı yer mahkemesine çıkarılmasında ve yakalama emrini çıkaran mahkemenin o yer mahkemesine talimat yazıp, yakalama emri ile iddianameyi fakslayarak ifadenin tespitini istemesinde kanuni engel yoktur. Bu durumda m.94/l’deki “yetkili mahkeme” istinabe olunan (kendisine talimat yazılan, sanığın yakalandığı yer mahkemesi) mahkemedir. Bu usul istinabenin mümkün olduğu suçlar için söz konusudur. Öngörülen cezanın alt sınırı 5 yıl ve daha fazla cezayı  gerektiren suçlarda sanığın savunması  istinabe yoluyla alınamaz, (m.196/2)

İstinabenin yasak olduğu bir suç sebebiyle veya hakkında tutuklama karan verilmesini gerektiren nedenlerin varlığı halinde şüpheli veya sanık hakkında yakalama emri çıkarılmışsa bu durumda yakalanan kişi 24 saat içinde yetkili hakim önüne çıkarılamıyorsa “yetkili hakim veya mahkeme önüne en kısa zamanda gönderilmek üzere” mecburi bir tutuklama söz konusu olacaktır. Bu uygulamada “yol veya sevk tutuklaması” olarak kararlara yansımaya başlamıştır. Bu tutuklama anından itibaren yetkili hakim önüne götürülünceye kadar olağandışı bir zamanın geçmesi CMK 94. maddenin düzenlenme amacına da aykırıdır.

Yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hakim veya Cumhuriyet savcısı tarafından kolluktan yakalama emrinin iadesi istenir.m.90/6 Bu hüküm hakkında adli makamlarca yakalama emri geri alınmış kişilerin kolluk kayıtlarında hala aranan şahıslardan olarak gözükmesi ve gereksiz mağduriyetlere sebep olması uygulamasını bitirecektir.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...