YABANCI PARA BORCUNUN FAİZİNİN BELİRLENMESİ

Şirketler Adli Yardımdan Yararlanabilir mi?

YABANCI PARA BORCUNUN FAİZİNİN BELİRLENMESİ

T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/4357
K. 2012/4623
T. 22.05.2012

* MEVDUATA UYGULANAN EN YÜKSEK FAİZ (Yabancı Para Alacağı/İlama Dayalı İcra Takibi – Bankaların T.C. Merkez Bankasına Bildirdikleri Faiz Oranlarının Fiilen Uyguladıkları Faiz Oranları İle Farklılık Gösterebileceği/Devlet Bankalarının Uyguladığı En Yüksek Oran Üzerinden Hesap Yapılması Gereği)

* MERKEZ BANKASININ AÇIKLADIĞI MEVDUATA UYGULANAN EN YÜKSEK FAİZ (Yabancı Para Alacağı – Bankaların Bildirdikleri Faiz Oranlarının Fiilen Uyguladıkları Faiz Oranları İle Farklılık Gösterebileceği/Devlet Bankalarının Uyguladığı En Yüksek Oranla Hesaplama Yapılacağı)

* YABANCI PARA BORCUNUN FAİZİNİN BELİRLENMESİ (Devlet Bankalarının 1 Yıllık O Yabancı Para İçin Mevduat Hesabına Ödediği En Yüksek Oranın Dikkate Alınacağı – Bankaların T.C. Merkez Bankasına Bildirdikleri Faiz Oranlarının Fiilen Uyguladıkları Faiz Oranları İle Farklılık Gösterebileceği)

* ÖZEL BANKALARIN MEVDUATA UYGULADIKLARI FİİLİ FAİZ ORANLARI (T.C. Merkez Bankasına Bildirdikleri Faiz Oranları İle Farklılık Gösterebileceği – Mahkemece Devlet Bankalarının 1 Yıllık Amerikan Doları İçin Mevduat Hesabına Ödediği En Yüksek Orana Hükmedilmesi Gerektiği)

* İCRA EMRİNİN DÜZELTİLMESİ TALEBİ (İlama Dayalı Olarak Başlatılan İcra Takibi/Borçlulardan Fazla Para Talep Edildiği İddası – Yabancı Para Borcunun Faizinin Belirlenmesi/Devlet Bankalarının 1 Yıllık O Yabancı Para İçin Mevduat Hesabına Ödediği En Yüksek Oranın Dikkate Alınacağı) 3095/m. 4/a

ÖZET : Alacaklılar ilama dayalı olarak bankalar aleyhine icra takibi başlatmıştır. Borçlu vekili, kendilerinden fazladan para talep edildiğinden, icra emrinin düzeltilmesini talep etmiştir. Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağından bankaların TCMB tebliğleri gereğince uygulayacakları azami faiz oranlarının serbestçe tespit ederek bildirdikleri, bu oranların bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranları olduğu, mevduata fiilen uyguladıkları faiz oranları ile farklılık gösterebileceği nazara alınarak Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Amerikan Dolarına ödediği en yüksek faiz oranları tespit edilip buna göre işlemiş faiz hesap edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklılar tarafından borçlu E…bank A.Ş. Genel Müdürlüğüne izafeten O…bank A.Ş. Genel Müdürlüğü ve ona izafeten I… Bank A.Ş. Genel Müdürlüğü aleyhinde, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.02.2011 tarih 2007/23 Esas 2011/37 Karar sayılı ilamına dayalı olarak icra takibi yapılmış, takibin dayanağı ilamın hüküm fıkrasında “davanın kabulü ile 263,298 Amerikan Dolarının bankaya yatırıldığı tarih olan 07.12.1999 gününden itibaren 3095 sayılı Yasanın 3678 sayılı Yasa ile Değişik 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Amerikan Dolarına ödediği en yüksek faiz ile birlikte davalı E..bank (O…bank ve üstlenen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan) tahsili ile davacılara verilmesine dair hüküm kurulmuştur. Borçlu TMSF vekili, icra emrinde dosya borcu olarak davacıdan 490.282,46 USD talep edildiğini, Ziraat Bankası A.Ş.’nin 1 yıl vadeli USD üzerinden açılan döviz tevdiat hesaplarına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları kullanılarak ve söz konusu faiz oranlarının tüm “değişim tarihleri” esas alınarak mahkeme ilamı doğrultusunda yapılan hesaplama sonucunda alacak tutarının (ilamdaki) takip tarihi itibariyle toplam 427.765,47 USD olabileceği, bu durumda kendilerinden 62.516,99 USD fazladan para talep edildiğinden, icra emrinin düzeltilmesini talep etmiştir.

Mahkemece Merkez Bankası Konya Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 07.12.1999 tarihinden takip tarihi 04.03.2011 tarihine kadar olan dönem arası Devlet bankalarının bir yıl vadeli Amerikan Dolarına ödediği en yüksek faiz oranları sorulmuş, bilirkişiden bu oranlar nazara alınarak faiz hesabı yapılması istenilmiş, bilirkişi raporunda; Merkez Bankası tarafından bildirilen faiz oranlarına göre: asıl alacak miktarı 263,298 USD’na ilamda faizin başlangıç tarihi olarak gösterilen 07.12.1999 tarihinden takip tarihi 04.03.2011 tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz miktarının 236.178,30 USD olduğu, takip talebinde ise 226.984,46 USD işlemiş faiz talep edildiği, dolayısıyla fazla faiz istemi bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkemece bu rapor nazara alınarak itirazının reddine karar verilmiştir.

Borçlu TMSF vekili tarafından Devlet Bankalarınca fiilen uygulanan faiz oranları yerine, TCMB’nin bildirdiği farazi oranları nazara alınarak ilama aykırı şekilde fazla faiz hesap edildiğinden bahisle kararın temyiz edildiği görülmektedir.

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun, 3678 sayılı Yasa ile Değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.

Somut olayda takip dayanağı ilamda alacağın, 3095 sayılı Yasanın 3678 sayılı Yasa ile Değişik 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Amerikan Dolarına ödediği en yüksek faiz ile birlikte tahsiline hükmedildiği, mahkemece ilam ve yasa maddesi nazara alınarak, Devlet Bankalarının fiilen uyguladığı en yüksek oranlar yerine, bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına uygulanacağını bildirdikleri faiz oranlar esas alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda bankaların TCMB tebliğleri gereğince uygulayacakları azami faiz oranlarının serbestçe tespit ederek bildirdikleri, bu oranların bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranları olduğu, mevduata fiilen uyguladıkları faiz oranları ile farklılık gösterebileceği nazara alınarak Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli Amerikan Dolarına ödediği en yüksek faiz oranları tespit edilip buna göre işlemiş faiz hesap edilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle, İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat