Vesayet Davaları Hakkında Önemli Bilgilendirme
4721 sayılı Türk Medeni Kanun, 396. ve devamı maddelerinde vesayet kurumunu düzenlemiştir. Vesayet devam ettiği sürece vesayet altına alman kişilim, fiil ehliyeti kısıtlanmış olur. Ve bu kişi, fiil ehliyetini kendisine atanan vasi aracılığıyla kullanabilir.
Davanın Konusu
TMK, belirli durumlarda kişilerin özgürlüğünü hem toplum hem de kendi yararları amacıyla kısıtlanmasını ve kısıtlanan bu kişiye işlemlerini takip edebilmesi amacıyla uygun bir kişinin vasi olarak atanmasını hüküm altına almıştır. Kanunun zorunlu kıldığı durumlar olduğu gibi bazı özel durumlarda kişinm kendisi ya da yakınlarının isteği üzerine kısıtlanması ve bu kişiye de bir vasi atanması mümkündür. Yetkili bulunan sulh hukuk mahkemesi, önüne gelen dava ya da yetkili makamlarca yapılmış ihbarlar neticesinde gerekli araştırmaları yaparak vesayet kurulması konusunda kararlarını vermektedirler. Vesayet dosyaları, kısıtlılık süresince bir anlamda açık kalmakta, aşağıda yer vereceğimiz bir çok işlem, mevcut dosya üzerinden yapılmaktadır.
Yetkili Mahkeme Ve Gerekli İşlemler
TMK 411-412. maddelere göre vesayet işlerinde yetkili mahkeme; kısıtlı adayının ya da küçüğün yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri başka bir yer mahkemesinin yetki alanına girdiği tespit edilirse tensiple birlikte Yetkisizlik kararı verilir. Ayrıca daha önce yetkili bir mahkeme tarafından vasi kararı verilmiş olsa da bir süre sonra kısıtlanan kişinin ya da küçüğün ikametgahı değişirse bu durumu öğrenen mahkeme; Uyap üzerinden mernis aracılığıyla inceleme yapar. Ve gerekirse kolluk araştırması ile durumu teyit edebilir. Ancak kısıtlının ikametgahını değiştirebilmesi için, vasinin vesayet makammdan izin alması gerekir. Almamış ise; bu durum kendisine ihtar edilerek, mahkemeden izin istemesi sağlanabilir. Vesayet makamı, kısıtlının ikametgahının değiştirilmesine izin verirse; mahkeme dosya üzerinden vereceği ek karar ile dosyaya yetkisizlik kararı vererek, dosyayı re’sen yetkili yer sulh hukuk mahkemesine gönderir.