Kira Bedelinden Yapılan Masraf Kesintileri

Vergi Usul Kanununa Göre Kaçakçılık Suçları ve Cezaları

213 Sayılı Vergi Usul Kanununun konumuzu ilgilendiren 344, 359 ve devamı maddeleri 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı ka­nunun 275-281 maddeleri ile değişikliğe uğramıştır. Kanunun ilgili mad­delerinin son hali şöyledir,

MADDE 344 – 341. Maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaı uğratılan verginin bir katı tutarında vergi cezası kesilir.

Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten son­ra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.

MADDE 359- a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

  • Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
  • Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir.

b-) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olma­dığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir.

c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygu­lanmasına engel teşkil etmez.

MADDE 360- 359 uncu maddede yazılı suçların işlenişine iştirak eden suç ortaklarının bu suçların işlenmesinde menfaatinin bulunmaması halinde, Türk Ceza Kanununun suça iştirak hükümlerine göre hakkında ve­rilecek cezanın yarısı indirilir.”

MADDE 367- Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede ya­zılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet baş­savcılığına bildirilmesi mecburidir.

359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlere ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.

Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur.

359 uncu maddede yazılı suçlardan dolayı cezaya hükmedilmesi, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel icşkil etmez.

Ceza mahkemesi kararları, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin işlem ve kararlarına etkili olmadığı gibi, bu makam ve mercilerce verilecek kararlar da ceza hâkimini bağlamaz.

MADDE 371- Beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, haklarında aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.

  1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği tarihten önce bir muhbir tara­fından her hangi resmi bir makarna dilekçe ile veya şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında ihbarda bulunulma­mış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şart­tır.).
  2. Haber verme dilekçesinin yetkili memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir ko­misyonuna intikal ettirildiği günden evvel (Kaçakçılık suçu teşkil eden fiil­lerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması.
  3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde tevdi oIunması.
  4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi.
  5. Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında biı zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak onbeş gün içinde ödenmesi.

Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz.”

Suç tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunlardan hangisi lehe ise Türk Ceza Kanununun 7. maddesine göre bu kanun uygulanması gerektiğinden konumuzu ilgilendiren 213 sayılı yasanın değişiklik öncesindeki metinlerine de yer vermek gerekmektedir.

Madde 344 – (Değişik madde: 22/07/1998 – 4369/11 md.)

(Değişik fıkra: 23/01/2008-5728 S.K./274.mad) 341 inci maddede, yazılı hallerde vergi ziyama sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilir.

Vergi ziyaına 359 uncu maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu ceza üç kat, bu fiillere iştirak edenlere ise bir kat olarak uygulanır.

Vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyanameleri için bu madde uyarınca kesilecek ceza yüzde elli oranında uygulanır.

Madde- 359 – (Değişik: 22/.7.1998- 4369/14 md.)

a-) Vergi Kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;

  • Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,
  • Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler (Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sıra­sında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edil­memesi gizleme demektir) veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzen­leyenler veya bu belgeleri kullananlar ( Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı bel­ge, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan bel­gedir.)           

Hakkında altı aydın üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

Hükmolunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde, hapis ce­zasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için (…) yürürlükte bulunan asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez.

b-) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan;

  • Defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenle­yenler veya bu belgelen kullananlar (Sahte belge, gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgedir.)
  • Belgeleri Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu belgeleri kullananlar,

Hakkında on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası hükmolunur.

371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.

Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 (incü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygu­lanmasına engel teşkil etmez.

İştirak

Madde-360– ( Değişik: 22/7/1998-4369/15 md.)

Birden fazla kişi 359 uncu maddede sayılan fiillerin icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikap edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri bundan ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartıy­la o fiile mahsus ceza ile cezalandırılır. Söz konusu fiilleri işlemeye azmetti­renlere de aynı cezalar hükmolunur.

Bu fiillere maddi menfaat gözetmeksizin iştirak edenlere fiile mah­sus cezanın dörtte biri hükmolunur.

Kaçakçılık Suçu ve Sahte Fatura

Sahte faturayı ifade etmek için uygulamada naylon fatura ifadesi kullanılmaktadır. Naylon fatura hukuki bir terim değildir. Bu adlandırma şekli ve bu terimin Danıştay kararlarına da geçmiş olması ve böylece avam kavramların hukuk literatüründe yer alması son derece yanlıştır.

Naylon fatura kavramı vergi kanunlarında tanım olarak açıkça yeı almamasına karşın bazı genel tebliğlerde bu konuda dolaylıda olsa sahte fatura, naylon fatura, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı fatura şeklinde tarifine rastlamak mümkün bulunmaktadır. Bilindiği gibi sahte veya muhteviyat itibariyle yanıltıcı fatura kullanmak veya düzenlemek vergi kanunla­rımıza göre suç, KDV yasasına göre ise indirimlerin reddi ve vergi ziyaı cezası alınması gereken bir durum olup, ayrıca TCK’ya göre de ceza mah­kemelerinde yargılanmayı gerektirir bir fiil (3 kat kaçakçılık cezası, vergi ziyaı cezası ve 3 yıla kadar da hapis cezasını gerektirir) olmaktadır.

Ceza hukukumuzda faturaya mahsus özel bir hüküm bulunmamakta­dır. Ancak faturanın da bir evrak olması nedeniyle, evrakta sahtekârlık suç­ları (C.K. m. 339-349), faturada sahtekârlık hallerini de kapsamaktadır. Sah­te fatura ( evrakta sahtekârlığın) özel bir şeklini oluşturmaktadır. Faturaların Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmayan kişi ve kuruluşlarca basılıp kulla­nılması, kullanılan bu tür belgelere sahte noter tasdiki yapılması, gerçek olmayan kişiler adına ya da gerçek olmayan işlemler için belge düzenlen­mesi, sahte imza kullanılması başkasına ait hesap numarası kullanılarak bel­ge düzenlenmesi belgenin içerdiği tutarın düşük veya fazla gösterilme- si,düzenlenen faturanın sahteliğini gösterir.

“ Fatura gerçek anlamıyla bir taraftan; fatura tanzim eden tacirin ge­lirini göstermekte diğer taraftan da alan kimsenin giderini ifade etmektedir. Ancak sahte faturada gerçek bir hukuki işlem olmadığı gibi, gerçek bir gelir ya da gider de söz konusu değildir. Bu açıdan vergi ziyaına sebep olacak, dolayısıyla suç teşkil edecek bir işlem söz konusudur.

Sahte fatura verme ve kullanma işlemi iki faraziyede gerçekleşmek­ledir. Vergi mükellefi, yaptığı harcamalar karşılığında gerçek fatura alama­makta ve bundan doğan açığını sahte fatura temin etmek suretiyle karşıla­makta veya daha az bir vergi ödemek için gerçek olmayan bir gideri gös­termek üzere sahte fatura temin etmektedir.

Ancak burada gerçekten bir mal satın almış, bir mal imal ettirmiş, bir iş gördürmüş veya bir menfaat sağlamış ve bunların karşılığında bedel ve hizmeti de doğru gösteren,tüm kanuni şekil şartları haiz olan bir faturayı alan iyi niyetli kimselerin de korunması gerekir.” 

Suç isnadı ile suçlanan hakkında, iddia konusu olan sahte faturalarla ilgili olarak inceleme ve araştırma yapan vergi denetmeni, kişinin iddia edi­len suçu işlediğine dair özenli bir araştırma ve delil toplama gereği duyma­dın, adeta “yargı ayıklasın “ mantığıyla hareket etmemelidir.

Bunun yanında;

Alınan hizmetin vergi denetmenince “bu faturalar gerçek değildir, sahtedir “ mantığı ile yaklaşması ve böyle bir ithamla kişilerin suçlanma­sı, acımasız ve o denli de özensiz ve ciddi bir araştırına çabasından yoksun bir değerlendirme sayılacaktır.

TCK’nun açısından faturanın, sahteciliğe konu olması için, sahte olduğu iddia edilen faturanın, Maliye Bakanlığı ‘yla anlaşması olmayan kişi ve kuruluşlarca basılıp kullanılması, kullanılan bu tür belgelere sahte noter tasdiki yapılması, gerçek olmayan kişiler adına ya da gerçek olmayan işlem­ler için belge düzenlenmesi , sahte imza kullanılması, başkasına ait hesap numarasını kullanarak belge düzenlenmesi, belgenin içerdiği tutarın düşük veya fazla gösterilmesi hallerinde bir faturanın sahteliğinden bahsedilebi­lir.

Bu açıklama çerçevesinde, “Vergi mevzuatı bakımından fatura, fatu­ra verenin yaptığı iş, hizmet veya sağladığı menfaat karşılığında elde ettiği geliri tevsik ettiği gibi, faturayı alan şahıs da almış bulunduğu mal, hizmet veya menfaat için giderini ispat eder. Başka bir ifadeyle fatura; Vergi mev­zuatı bakımından faturayı alan ve veren için de ticari işlemin ifa edildiğini ve faturayı alanın borcunun miktarını veya kapatılmış yahut açıkça beyan edilmiş ise bedelinin ödendiğini gösterir. Bu bakımdan fatura ticareti def­terlere yapılan kayıtların da dayanağıdır.

“Maliye Bakanlığı 306 nolu tebliğ ile, sahte veya muhteviyatı itiba­riyle yanıltıcı belge kullandığı tespit edilen mükelleflerle ilgili açıklama yapmıştır. Buna göre, failin, fiilin oluşturduğu SUÇU oluşturabilmesi için kasdın mevcudiyeti gerekmekte, kasten hareket edilmiş sayılabilmesi için de suçu oluşturan fiilin bilerek ve isteyerek işlenmiş olması, dolayısıyla da bunun araştırılması gerekmek­tedir”

“ Tebliğde yapılan açıklamaya göre kullanıcının belgenin sahte ol duğunun bilmesi gerekiyorsa bir başka deyimle kasıt söz konusu ise burada 359. madde de belirtilen anlamda bir sahte belge kullanılması söz konusu olacaktır. Aksi takdirde manevi unsur oluşmadığından durum madde kapsamında değerlendirilmeyecektir. Bu itibarla kaçakçılık suçunun oluşması, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgenin bilerek kullanılıp kullanılmadığının, diğer bir anlatımla bu kullanımda kasdın bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve belirlenmesine bağlı bulunmaktadır. Yapılan incelemelerle sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıl tıcı belgelerin bilerek ve isleyerek kullanılıp kullanılmadığının vergi ince lemesine yetkili olanlarca değerlendirilmesi ve bu belgeleri bile­rek kullandığı sonucuna varılan mükellefler için vergi suçu ra­porları düzenlenmesi gerekmektedir. Ancak, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgelerin bilerek kullanılıp kullanılmadığının araştı­rılmasında bu belgeleri bilmeden kullandığı sonucuna varılan mükellefler adına vergi suçu raporları düzenlenmemesi ve hak­larında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunul­maması icap etmektedir.

“Sahte fatura düzenleyenlerin bilinen adreslerinde bulunmamaları nedeniyle faturaların gerçeği yansıtmadığı kabul edilemez.

Kaçakçılık Suçları ve Cezaları

Kaçakçılık suçları ve cezaları 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 359. maddesinde düzenlenmiştir.

Kaçakçılık suçlarında vergi ziyaı 4369 Sayılı Yasa ile yapılan deği­şiklikle suçun unsuru olmaktan çıkarılmıştır. Bu nedenle 01.01.1999 tari­hinden sonra işlenen suçlarda suçun oluşumu için vergi kaybına yol açılıp açılmadığının önemi yoktur.

Suçun konusu Maliye Bakanlığının mükerrer 357. maddeden aldığı yetkiye dayanarak mükelleflere düzenleme zorunluluğu getirdiği belgeler ile vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibrazı zorun­lu olan defter ve kayıtlardır.

Sahte belge düzenlemek ve kullanmak suçlarında her takvim dönemi bir suçu, aynı takvim yılı içerisinde değişik vergi dönemlerinde işlenen suç­lar ise zincirleme SUÇU oluşturur. 

Vergi Kaçakçılığı Suçlarında Suç Tarihi

01.01.1999 tarihinden sonra işlenen suçlarda vergi ziyaı suçun unsu­ru olmaktan çıkarıldığı için içeriği itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek, sahte belge düzenlemek surlarında belgelerin bu şekilde basılıp çoğaltıldığı tarihtir. Bu belgeleri kullan­mak eyleminde ise gerçek bir muamele veya durum mevcut olmasına rağ­men bu durumun sahte basılan ya da anlaşma olmaksızın basılan belgelerle belgelendirildiği tarihtir. Yani belgelerin bu şekilde kullanıldığı tarihtir.

Vergi Suçlarında Ceza Sorumluluğu

213 Sayılı Vergi Usul kanunun 8, 10, 331, 332 ve 333, maddelerinin işlenen vergi suçlan açısından sorumluluğun saptanması açısından birlikle değerlendirilmesi gerekmektedir.

Vergiyi doğuran olay ( vergi suçunu oluşturan fiil) tek bir kişi taı.ı fından gerçekleştirilmiş ise, vergi suçundan sorumluluğu olan şahıs faaliyelı gerçekleştiren bu kişidir. Vergi yükümlüsü olan şahıs ticari faaliyeti yürüt mesi açısından bir başkasına vekaletname vermiş olabileceği gibi, hastalıI uzun süreli tatil veya başka bir nedenle işyerini başkasına da bırakmış olabı lir. Vergi borcu ve cezaları açısından işyeri sahibi vergi idaresine karşı borçlu ve sorumlu olduğu halde ceza hukuku açısından bu durumlarda sorumlu olduğunu kabul etmek (fiile açıkça katıldığı kanıtlanmadığı sürece) mümkün değildir. Cezaların şahsiliği ilkesi gereğince suçu işleyenin saptanması durumunda, fiili gerçekleştiren şalısın sorumlu tutulması gerekmektedir.

Tüzel kişiler açısından sorumluluk yasanın 10 ve 333. maddelerimi- düzenlenmiştir ve Tüzel kişinin yasal temsilcilerine aittir. Yasal temsilcilini madiğinin, varsa aralarında işbölümü gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve vergi suçunu oluşturan fiili gerçekleştiren temsilcinin saptanması ve diğer temsilciler açısından Türk Ceza Kanununun 37-39. maddeleri anlamında suça katılımın söz konusu olup olmadığının araş­tırılması gerekir.

Görevli Mahkeme

5235 Sayılı Kanunun 11 ve 12. maddelerindeki yeni düzenlemeye göre tüm kaçakçılık suçlarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

CategoryGenel
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat