aa)Cezayı Gerektiren Olayın Tespiti:

VUK.’nun 364. maddesine göre;

“Vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince veya yoklamaya ve vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından tespit olunur. Yoklama ve vergi incelemesi sırasında rastlanan vergi cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi delillerin kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tespit edilmesi mecburidir.”

Yoklama sırasında yapılan tespitle ilgili olarak VUK’nun 131. madde hükmü uyarınca, yoklama neticelerinin tutanak mahiyetindeki “yoklama fişine geçirilmesi, bu fişin yoklama yerinde iki nüsha düzenlenerek tarihi yazılıp, yoklamanın muhatabı veya yetkili adamı hazırsa onlara imza ettirilmesi, hazır bulunmadıkları veya imzadan kaçındıkları takdirde keyfiyetin fişe yazılıp polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılması gerekir.

Tespitin inceleme sırasında yapılması durumunda VUK.’nun 141. maddesinde öngörülen usule göre tutanak tanzim edilir.

bb)Ceza Kesme Yetkisi:

Vergi cezaları, olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından kesilir. (VUK. 365 Md.)

Mükellefin bağlı olduğu bir vergi dairesi yoksa 229 Sıra No’lu VUK. Genel Tebliği uyarınca ceza kesme yetkisi tespitin yapıldığı yerin yetki çevresindeki vergi dairesidir. Vergi cezasını gerektiren olay, mükellefiyetle ilgili olmasa da cezanın mükellefiyet kaydı bulunan vergi dairesince kesilmesi gerekir.

cc) Ceza İhbarnamesi:

Yetkili vergi dairesince kesilen vergi cezaları ilgililere “ceza ihbarnamesi ile tebliğ olunur.

VUK.’nun  366.  maddesi   uyarınca  ceza  ihbarnamesinde  aşağıdaki  bilgiler bulunur:

1 .ihbarnamenin sıra numarası;

2.Tanzim tarihi;

3. İlgililerin soyadı, adı ve unvanı;

4. Varsa mükellef numarası; (Mükellef hesap numarası)

5.İlgilinin açık adresi;

6.Olayın izahı; (kanunun madde ve fıkra numaraları gösterilmek ve mevcut deliller bildirilmek suretiyle)

7.Olayın ilgili bulunduğu vergilendirme ve hesap dönemi

8.Varsa cezanın ilgili bulunduğu vergiye ait ihbarnamenin tarih ve numarası;

9.Varsa tekerrür ve içtima durumu;

10.Vergi cezasının hesabı ve miktarı;

  1. Vergi mahkemesinde dava açma süresi.

Bu bilgileri ihtiva eden ceza ihbarnamesine cezayı gerektiren olayın tespitine dair tutanak sureti ile inceleme raporunun birer örneği ihbarnameye bağlanır.

Ceza ihbarnamesinin yukarıdaki bilgileri kapsamaması, tebliğ işleminin hukuken geçersiz ve hükümsüz olması sonucunu doğurabilir. Bu itibarla, VUK.’nun 366. maddesinde öngörülen bilgilerin ceza ihbarnamesinde gösterilmesine titizlikle uyulması gerekir.

dd)Cezaların Ödenmesi:

Vergi cezalarının ödenmesi, cezayı ortadan kaldıran bir nedendir.

VUK.’nun “vergi cezalarının ödenme zamanı” başlıklı 368. maddesine göre;

“Vergi cezaları;

1 .Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği tarihten;

2.Cezaya karşı dava açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden;

Başlayarak bir ay içinde ödenir.”

1-Dava Açılmaması Durumunda; ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihi ödenme zamanı bakımından belirleyici bir tarihtir. Zira, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesine göre vergi mahkemelerinde dava açma süresi 30 gün olup bu süre, cezanın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden başlar. Bu duruma göre cezanın muhatabı olan kimseye ceza ihbarnamesinin tebliğ edildiği takvim gününü izleyen günden başlamak üzere 30 günlük dava açma süresinin de dava açılmadan geçirilmesini takip eden gün cezanın ödenme zamanıdır. Dava açılmamakla birlikte cezaya karşı uzlaşma yoluna gidilmişse, uzlaşmanın sağlanması durumunda vergi cezası VUK.’nun Ek-8. maddesi uyarınca uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Uzlaşma sağlanamamış ise (dava açma yoluna gidilmediği takdirde) uzlaşma sağlanamadığına ilişkin tutanağın muhatabına tebliğ edildiği tarihten itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 8 numaralı bendi hükmüne göre 15 günlük sürenin bitimi tarihinden itibaren 30 günlük sürenin de geçmesini izleyen gün cezanın ödenme zamanıdır. Tarhiyat sonrası uzlaşma yoluna sadece vergi ziyaına bağlı cezalar için gidilebileceğinden, usulsüzlük, özel usulsüzlük ve işyeri kapatma cezaları bakımından tarhiyat sonrası uzlaşma söz konusu olmadığından cezanın bu nedeni uzaması da söz konusu değildir. Özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezaları bakımından tarhiyat öncesi uzlaşma sağlanmışsa ödeme zamanı, VUK. Ek-8. maddeye gön belirlenir.

2.Dava Açılması Durumunda; vergi mahkemesince tarhiyat veya kesilen cezanın tamamen veya kısmen isabetli olduğuna karar verilmesi halinde ödeme süresi 368. maddenin 2 nolu bendi uyarınca vergi dairesince vergi mahkemesi kararına göre düzenlenen vergi ceza ihbarnamesinin mükellefe veya cezanın muhatabına tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayarak vergi cezası bir ay içinde ödenir. Esasen 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinin 3 numaralı fıkrasına göre vergi mahkemelerinde, vergi ihtilaflarından kaynaklanan davaların açılması vergi, resim, harç ve cezaların tahsilini durdurduğundan VUK.’nun  368/2.bent hükmü ile paralellik  söz konusudur.   Vergi mahkemesi kararının Danıştay’da incelenmek üzere temyiz edilmesi halinde 2577 sayılı Kanunun 27. maddesinin 1 numaralı fıkrası hükmüne göre temyiz keyfiyeti kural olarak cezaların tahsilini durdurmaz. Cezanın tahsilinin durdurulması için Danıştay’dan yürütmenin durdurulmasının istenmesi ve Danıştayın da bu istemi uygun bulduğuna dair karar vermesi gerekir.

Vergi cezalarında indirme hükmünden yararlanılmak üzere talepte bulunulmuşsa cezanın ödenme zamanı VUK.’nun 376. maddesi hükmüne göre belirlenir,

ee)Vergi Cezalarında Yapılan Hataların Düzeltilmesi:

Vergi cezalarında yapılan hatalar, VUK.’nda vergi hataları için belli edilen usul ve şartlara göre düzeltilir. (VUK. 375 Md.)

Hataların düzeltilmesine ilişkin usul ve şartlar VUK.’nun 116-126. maddelerinde gösterilmiştir. Vergi cezalarında yapılan hataların düzeltilmesi ile düzeltmenin yapıldığı miktarda vergi cezası ortadan kalkar. Düzeltmenin konusu vergi aslı ile de ilgili olabilir. Cezalarda hata yapıldığının ortaya çıkması, durumunda düzeltmeye yetkili makam ceza ihbarnamesini düzenleyen vergi dairesi müdürüdür. (VUK. 120 Md.) Düzeltme istemi kabul edilirse fazla istenen vergi cezası silinir veya ödenmişse bu vergi cezası geri iade olunur. Düzeltme isteğinin reddedilmesi halinde (vergi mahkemesinde dava açma süresi de geçmiş ise) ilgililer şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler. (VUK. 124/1 Md.)

Vergi aslı veya cezalarındaki hatalar vergi idaresince de re’sen tesbit edilerek düzeltilebilir. Bu durumda ilgililer kendi aleyhlerine düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler (VUK. 121 Md.)

Hatalar, hesap hatası ve vergilendirme hatası şeklinde olabilir. Hesap hataları; matrah hataları, vergi (veya ceza) miktarında hatalar, vergi (veya cezanın) mükerrer olması halinde sözkonusu olur. (VUK. 117 Md.)

Vergilendirme hataları ise, mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata, vergilendirme veya muafiyet döneminde hata biçiminde olabilir. (VUK. 118Md.)

Vergi aslı ve cezalarda hata, mükellefin müracaatı dışında; ilgili memurun hatayı bulması ve görmesiyle, üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde, teftiş sırasında veya vergi incelemesi sırasında meydana çıkarılabilir. (VUK. 119 Md.)

Vergi mükellefleri veya cezaya muhatap olanlar, vergi cezalarındaki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler. Bu istemin posta ile taahhütlü olarak yapılması da mümkündür. (VUK. 122 Md.)

Vergi mahkemesi ve Danıştaydan geçmiş olan işlemlerde vergi cezalarında hata bulunduğu takdirde bu hataları yargı kararlan kesinleşmiş olsa bile vergi dairesi müdürlüğünce aynı usul dairesinde düzeltilir. Kuşkusuz, bu hataların vergi mahkemesi veya Danıştay aşamalarına aittir.

Ceza Kesmede Zamanaşımı:

Vergi Usul Kanununda ceza kesmede, cezanın türüne, cezaların birleşme haline göre zamanaşımı süreleri öngörülmüştü. Kanunda belli edilen bu sürelerin geçmesi ile artık vergi cezaları kesilememektedir.

“Ceza kesmede zamanaşımı” başlıklı VUK.’nun 374. maddesine göre;

Aşağıda yazılı süreler geçtikten sonra vergi cezası kesilmez:

“1.VERGİ ZİYAI CEZASINDA, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden; 353 ve mükerrer 355 inci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl (114’üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı içinde geçerlidir.)

2.USULSÜZLÜKTE; usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl;

Ancak 336 ncı madde hükmüne göre VERGÎ ZİYAI İLE USULSÜZLÜĞÜN BİRLEŞMESİ halinde kesilecek ceza, vergi ziyaı cezası için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.

Bu süreler içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmekle zamanaşımı kesilmiş olur.”

VUK.’nun 15. maddesi uyarınca mücbir sebeplerden birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar tarh zamanaşımı işlemez, ancak mücbir sebep ceza zamanaşımı durdurmaz. Vergi Usul Kanununun 374. maddesinin 1 nolu bendinde yapılan yollama uyarınca, aynı Kanunun 114. maddesi gereğince, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye başlar.

Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi cezasını ortadan kaldıran bir neden olup mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade eder (VUK. 113/2. Md.)

Zamanaşımı süresi içinde cezaya ilişkin ihbarnamenin usulüne uygun olarak tebliği ile zamanaşımı kesilir. Ancak, ilanen yapılan tebliğlerde, zamanaşımının kesilebilmesi için ilan tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin bitimine en az bir ay süre kalması gerekir. Zira, VUK.’nun 106/son maddesi hükmüne göre; ilan tarihinden başlayarak bir ay içinde ne vergi dairesine müracaat yapmış ve ne de adresini bildirmiş olanlara bir ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır.

Açıklanan zamanaşımı hükümleri idarî makamlarca kesilen vergi cezaları için söz konusudur. Hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren ve adlî (ceza mahkemelerince yargılanan) suçlarda dava zamanaşımı TCK.’nun 102 ve devamı maddelerinde öngörülen hükümlere göre belirlenir.

6-UZLAŞMA:

Vergi Usul Hukukunda, kamu alacağının daha hızlı ve etkin bir biçimde tahsili amacıyla yer verilen UZLAŞMA, tarhiyat öncesi ve tarhiyat soması olmak üzere iki aşamada uygulanan ve uyuşmazlığın yargı yoluna gidilmeden çözümüne olanak tanıyan bir kurumdur. Ancak mükellefler sadece bir aşamada uzlaşma isteminde bulunabilirler.

aa)Tarhiyat Sonrası Uzlaşma:

Tarhiyat sonrası uzlaşmaya ilişkin hükümlere VUK.’nun Ek 1-10. maddelerinde yer verilmiştir. Ancak, 4369 sayılı Yasayla Ek 2, 3, 4 ve 5. maddeler yürürlükten kaldırılmıştır.

Tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabilmenin koşullan VUK.’nun Ek-1. maddesinde gösterilmiştir. Buna göre;

Mükellef tarafından VERGİ ZİYAINA;

1.Kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten veya,

2.369. maddede yazılı yanılmadan kaynaklanan nedenlerle sebebiyet verildiğinin iddia edilmesi, veya,

3.VUK.’nun 116, 117 ve 118. maddelerinde yazılı vergi hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunduğunun veya,

  1. Yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu bölümde (Ek 1-10. Md.) yer alan hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir.

Ancak, VUK.’nun Ek-9. maddesine göre cezada indirim imkanından yararlanmak için başvuruda bulunan ve haklarında 376. madde hükümleri uygulanan mükellefler uzlaşma hükümlerinden yararlanamaz.

Uzlaşma talebinin re’sen, ikmalen veya idarece tarh edilen verginin tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılması gerekir.

Ek-1. maddenin verdiği yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve 3.2.1999 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “Uzlaşma Yönetmeliği”nde uzlaşmanın şekli belirlenmiştir. Anılan Yönetmelikle her biri üçer kişiden oluşan il, ilçe ve merkezi uzlaşma komisyonları kurulmuştur.

VUK.’na tabi olan ve ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen tüm vergi, resim ve harçlar ve bunlara bağlı fonlar uzlaşma konusu yapılabilir. Vergi ziyaına bağlı cezalarda uzlaşma kapsamına girecek olanlar bakımından Ek 1-10. maddelerde 4008, 4369 ve 4444 sayılı Kanunlarla son beş yıl içinde üç ayrı değişiklik yapıldığından uzlaşma konusu olabilecek cezalar itibariyle dönemler itibariyle suç tarihinde yürürlükte bulunan cezalara göre farklı uygulamalar sözkonusu olup, bu durumlar 290 sıra No’lu VUK. Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

Herhangi bir vergi tarhiyatı yapılmaksızın kesilecek birinci ve ikinci derecede usulsüzlük cezalan tarhiyat sonrası uzlaşmaya konu edilemez. Ancak VUK.’nun 336. maddesi uyarınca usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezası kıyaslanarak en ağır cezanın kesildiği durumlarda, usulsüzlük cezası da bu çerçevede uzlaşma konusu olabilmektedir. Özel usulsüzlük cezalan da tarhiyat soması uzlaşma konusu yapılamaz.

UZLAŞMANIN SAĞLANMASI durumunda, VUK.’nun Ek-8. maddesi uyarınca uzlaşılan vergi ve cezaları,

1.Uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse yasal ödeme zamanlarında,

2.Ödeme zamanları tamamen veya kısmen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçenlerce uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

UZLAŞMANIN SAĞLANAMAMASI durumunda mükellef vergi mahkemesine başvurabilirler.

Uzlaşma talebi bizzat mükellefin kendisi veya resmi vekaletini haiz vekili, tüzel kişilerle, küçüklerin ve kısıtlıların vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan kuruluşların kanuni temsilcileri tarafından yapılır. Uzlaşmanın sağlanması ile tarh edilen vergi ve kesilen ceza kesinleşmiş olur. Üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamayacağı gibi hiçbir merciye şikayette bulunulamaz. Vergi mahkemesine (uzlaşmanın sağlanamaması durumunda) uzlaşmanın temin edilemediğine ilişkin tutanağın mükellefe tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içinde dava açılabilir.

Danıştay 4. Dairesinin 14.6.2000 tarih ve 1999/5635 Esas- 2000/2810 Karar tarihli kararına göre, tarhiyat sonrası uzlaşmada kısmi uzlaşma hakkı yasayla tanındığından, Uzlaşma Yönetmeliğinin “kısmî uzlaşma yasağı” getiren 7. maddesi iptal edilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.

Uzlaşmanın sağlanması üzerine tutanağın düzenlenmesinden sonra mükellefin cezalarda indirme talebinde bulunması mümkün değildir.

bb) Tarhiyat Öncesi Uzlaşma:

Tarhiyat Öncesi Uzlaşmanın usul ve esasları VUK. Ek-11. maddesi ile 3.2.1999 tarih ve 23600 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelikte düzenlenmiştir. Anılan yönetmelikte 4444 sayılı kanunla VUK.’nun Ek-11. maddesinde yapılan düzenleme ile cezaların yeniden uzlaşma kapsamına alınmasından sonra 24.8.1999 tarih ve 23796 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelikle değişiklik yapılmıştır.

Yönetmeliğin 13. maddesine göre tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu edilemeyen vergi ve cezalar şunlardır:

1.İnceleme raporuna bağlanmamış ikmalen tarhiyatlar,

2.İdarece yapılacak tarhiyatlar,

3.Kendiliğinden verilen beyannameler üzerine kesilecek cezalar,

4.Pişmanlık şartının ihlali nedeniyle kesilecek cezalar,

VUK.’nun 359. maddesinde sayılan kaçakçılık ve 360. maddesinde sayılan iştirak suçları nedeniyle vergi ziyama sebebiyet verilmesi halinde, aynı Kanunun 344. maddesinin üçüncü fıkrasına göre üç kat vergi ziyaı cezası kesilerek ayrıca hürriyeti bağlayıcı ceza talebi ile Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğundan, bu nevi (üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi önerilen) tarhiyatlar uzlaşma kapsamına girmemektedir.

VUK.’na tabi olan ve vergi inceleme raporlarına dayanılarak ikmalen veya re’sen tarh edilmesi önerilen tüm vergi, resim ve harçlar ile bunlara bağlı fonlar tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu olabilirler.

1.1.1995 tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin kaçakçılık, ağır kusur ve kusur cezalan uzlaşma kapsamına dahildir.

1.1.1995-1.1.1999 tarihleri arasındaki vergilendirme dönemleri bakımından sadece ağır kusur ve kusur cezalan uzlaşma konusu olabilmekte, kaçakçılık cezası uzlaşma kapsamına girmemektedir.

4369 sayılı Kanunun yürürlüğe gircUği 1.1.1999 tarihi ile 4444 sayılı Kanunla uzlaşma hükümlerinde değişikliğin yapıldığı 14.8.1999 tarihleri arasında VUK.’nun 359 ve 360. maddelerde sayılan fiillerle vergi ziyama neden olunması durumunda kesilen vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda, vergi aslında uzlaşma yapılması halinde ceza miktarı uzlaşılan vergiye göre düzeltilmek suretiyle işlem yapılmaktadır. Diğer şekilde kesilecek vergi ziyaı cezai tarhiyatlarda ise hem vergi aslında hem de cezada uzlaşma yapılması mümkündür.

4444 sayılı yasayla yapılan 14.8.1999 tarihli değişiklikten sonraki vergilendirme dönemlerinde ise 359 ve 360. maddelerde sayılan fiillerle vergi ziyama neden olunması durumunda kesilen vergi ziyaı cezası uzlaşma kapsamına girmemekte diğer şekilde kesilecek vergi ziyaı cezalan vergi aslından bağımsız olarak uzlaşma konusu edilebilmektedir.

Vergi inceleme raporunda VUK.’nun 352. maddesinde sayılan fiiller nedeniyle belirtilmek koşuluyla usulsüzlük cezalan ve vergi inceleme raporu ile kesilmesi önerilen özel usulsüzlük cezaları da tarhiyat öncesi uzlaşma konusu olabilmektedir.

Tarhiyat öncesi uzlaşma komisyonları incelemeyi yapacak olan elemanlara göre merkezi inceleme elemanlarınca yapılan ve mahalli inceleme elemanlarınca yapılan inceleme komisyonları olmak üzere iki ana grupta toplanmakta ve komisyonların oluşması ve çalışma usulleri yönetmelik hükümlerine göre yapılmaktadır.

Tarhiyat öncesi uzlaşma talebi yazılı olarak, incelemeyi yapana veya incelemeyi yapanın bağlı bulunduğu ekip veya grup başkanlığına bizzat hakkında inceleme yapılan veya onun vekili, tüzel kişilerin küçükler ve kısıtlıların veya tüzel kişiliği bulunmayan vakıf ve cemaatlerin kanuni temsilcileri tarafından yapılır. Dilekçede, mükellefin (veya vekilin) adı, soyadı, adresi varsa vekilin vekaletname tarihi ve numarası ile incelemelerin ilgili olduğu vergilendirme dönemleri yazılmalıdır.

Uzlaşma talebi, incelemenin başlangıcından inceleme ile ilgili son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen süre içinde her zaman yapılabilir. Mükellef tarhiyat öncesi uzlaşma talebinden vazgeçerek, tarhiyat sonrası uzlaşma, cezalarda indirme ve dava açma hakkını kullanabilir.

Uzlaşma görüşmesi sonucunda mükellefle komisyon arasında tam veya kısmi uzlaşma sağlanmasıyla taraflarca imzalanan tutanak tahakkuk fişi yerine geçer ve ödeme süresi tutanakta yazılı tarihe göre tespit edilir.

Uzlaşmanın sağlanamaması halinde, komisyon teklif ettiği miktarları tutanağa geçirir ve bu tutanak mükellefle birlikte imzalanır. Mükellef, dava açma süresinin sonuna kadar bağlı olduğu vergi dairesine bir dilekçe ile başvurarak önerilen miktarı kabul ettiği takdirde yine uzlaşma sağlanmış sayılmaktadır.

Tarhiyat öncesi uzlaşmanın sağlanması halinde VUK.’nun Ek-11. maddesi uyarınca üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamaz ve hiçbir merciye şikayette bulunulamaz. Artık mükellefin, cezalarda indirme talebinde bulunması da mümkün değildir. Ancak kısmi uzlaşma halinde mükellefin uzlaşılamayan kısım için cezada indirme talebinde bulunması mümkündür. Gerek tam ve gerekse kısmi uzlaşmadan sonra tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşılan vergi ve cezanın ödeme zamanı VUK.’nun Ek-8. maddesine göre belirlenir. Kanunî ödeme zamanlarından önce uzlaşma tutanağı tebliğ edilmişse ceza kanunî ödeme zamanında, ödeme zamanlan kısmen veya tamamen geçmişse tutanağın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

VUK.’nun Ek-11. maddesine 3505 sayılı kanunla eklenen “uzlaşılan vergi miktarı üzerinden, bu kanunun 112. maddesine göre gecikme faizi hesaplanır” hükmü uyarınca tarhiyat öncesi uzlaşma yoluyla kesinleşen vergilerde verginin normal vade tarihinden uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için gecikme faizi uygulanır.

2978 sayılı Ücretlilere Vergi İadesi Hakkında Kanunla ilgili olarak, bu kanun uyarınca emekli olan kişilerce vergi iadesi talepleri ile ilgili olarak verilen bildirimlerde haksız vergi iadesine neden olunması durumunda bu kişilere kesilen 3 kat cezalar uzlaşmaya konu olabilmektedir. Ancak, haksız alman vergi iadelerinin uzlaşma konusu edilmesi mümkün değildir.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat