YETERSİZ BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ EDİLMEMESİ USULÜ KAZANILMIŞ HAK DOĞURMAZ

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE OLUŞAN HASAR BEDELİ VE DEĞER KAYBI BEDELİNİN TAHSİLİ İSTEMİ

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE OLUŞAN HASAR BEDELİ VE DEĞER KAYBI BEDELİNİN TAHSİLİ İSTEMİ

T.C.
İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
E. 2021/77
K. 2023/901
T. 1.6.2023

TRAFİK KAZASI NEDENİYLE OLUŞAN HASAR BEDELİ VE DEĞER KAYBI BEDELİNİN TAHSİLİ İSTEMİ ( Bilirkişi Raporunun Davalı Vekiline Usulüne Uygun Tebliğ Edildiği Rapora Karşı İki Haftalık Beyanda Bulunma Süresi Dolmadan İkinci Celse Duruşmasında Davalı Vekilinin Duruşmaya Katılmadığı Ancak Mazeret Dilekçesi Sunduğu Davacı Vekilinin ise Talep Arttırım Dilekçesi Sunarak Davanın Kabulüne Karar Verilmesini Talep Ettiği – Mahkemece Davalı Vekilinin Mazeret Dilekçesinin Dosyanın Karar Aşamasında Olduğu Gerekçesiyle Reddedildiği/Davalı Vekilinin Hukuki Dinlenilme ve Savunma Hakkının İhlal Edildiği )

HUKUKİ DİNLENİLME VE SAVUNMA HAKKININ İHLALİ ( Davalı Vekilinin Duruşmaya Katılmadığı Ancak Mazeret Dilekçesi Sunduğu Davacı Vekilinin ise Talep Arttırım Dilekçesi Sunduğu ve Dava Dilekçesinin Kabulüne Karar Verilmesini Talep Ettiği Mahkemece Davalı Vekilinin Mazeret Dilekçesinin Dosyanın Karar Aşamasında Olduğu Gerekçesiyle Reddedildiği – Duruşmada Hazır Bulunmadığı Hususu da Gözetildiğinde Kendisine Sadece Bilirkişi Raporu Tebliğ Edilen Ancak Rapora Beyan Süresi Dolmayan Davalı Vekilinin Hukuki Dinlenilme ve Savunma Hakkının İhlal Edildiği )

MAZERET DİLEKÇESİNİN REDDİ ( Mahkemece Davalı Vekilinin Mazeret Dilekçesinin Dosyanın Karar Aşamasında Olduğu Gerekçesiyle Reddedildiği – Kendisine Sadece Bilirkişi Raporu Tebliğ Edilen Ancak Rapora Beyan Süresi Dolmayan Davalı Vekilinin Hukuki Dinlenilme ve Savunma Hakkının İhlal Edildiği/İstinaf Başvurusunun Kabulü Gerektiği )

6098/m.49

ÖZET : Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin tahsili zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.

Dosyanın bilirkişiden dönüşünün ardından bilirkişi raporunun davalı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği rapora karşı iki haftalık beyanda bulunma süresi dolmadan ikinci celse duruşmasında davalı vekilinin duruşmaya katılmadığı, ancak mazeret dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin ise talep arttırım dilekçesinin ve dava dilekçesinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davalı vekilinin mazeret dilekçesinin, dosyanın karar aşamasında olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Duruşmada hazır bulunmadığı hususu da gözetildiğinde, kendisine sadece bilirkişi raporu tebliğ edilen ancak rapora beyan süresi dolmayan davalı vekilinin hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir.

DAVA : İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30/11/2020 tarihli 2020/193 Esas ve 2020/555 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK’nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; gereği düşünüldü:

KARAR : DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı …’ nun maliki ve sürücüsü olduğu … plakalı araç ile … plakalı araçların 21/11/2019 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, dava dilekçesine ekli temlik sözleşmesinden anlaşılacağı üzere işbu kazadan kaynaklı hasar ve tazminat alacakları … vekili tarafından müvekkili …’e devir ve temlik edildiğini, kazanın meydana gelmesinde … plakalı araç sürücüsü …, “Şerit ihlali ve hatalı sollama” kusurunu ifa suretiyle asli kusurlu olduğunu, davalı Sigorta şirketinin kazada kusurlu olan … plakalı aracın 24705711 numaralı poliçe ile KZMM Sigortasını (poliçe limiti 39.000 TL) tanzim eden şirket olduğunu ve dava konusu araçta meydana gelen hasardan poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, ayrıca kaza sonrası dava konusu araçtaki hasar bedelinin tespiti maksadıyla İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/205 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talep edildiğini ve anılan dosyada Makine Mühendisi bilirkişinin düzenlemiş olduğu raporda, müvekkiline ait araçta 23.000 TL tutarında hasar olduğunun tespit edildiğini, alınan rapor üzeıine 26/12/2019 tarihinde davalı şirketin …@……..tr adlı resmi kayıtlı KEP adresine başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını bu nedenle bakiye hasar bedeli olarak 10.000,00 TL maddi tazminatın değer kaybı alacağı olan 10,00 TL olmak üzere toplam 10.010,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ve yargılama gideri kapsamında tahsiline , İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/205 D. İş sayılı dosyasında sarf edilen giderin yargılama giderleri kapsamında davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava şartı olan arabulucuya başvuru yapmadığını, arabuluculuk dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddi ile değer kaybı oluşmadığı, hasar bedelinin ödendiği, kusurun davacıda olduğu, faiz başlangıç talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:

Mahkemece; “Açılan davanın kabulüyle araç hasar bedeli 23.000 TL ile araç değer kaybı bedeli 2.000 TL olmak üzere 25.000 TL tazminatın 26/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, değişik iş tespit giderlerinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine…” şeklinde hüküm kurulmuştur.

Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TTK Madde 5/A gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada hükme esas alınan 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporunun davalı tarafa 22.11.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiğini, yargılamayı yapan yerel mahkemece ise 30.11.2020 tarihli duruşmada, henüz bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmaksızın hüküm kurulduğunu, belirsiz alacak davası açmada başvuru sahibinin hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafından araçta 23.000,00-TL değerinde hasar olduğu iddiasının tespit edildiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle usulden reddi gerekirken hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı, dava dilekçesinde, İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/205 Değişik İş Sayılı dosyası ile delil tespit talebinde bulunduğunu ve müvekkilin bilgisi olmaksızın, başvuruya konu araç üzerinde aleyhine delil tespit raporunun düzenlendiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince, delil tespit istemi talebinin tespit yapılmadan önce müvekkiline tebliği zorunlu olup müvekkilinin yokluğunda yapılan tespitlere ilişkin bilirkişi raporunun kabul edilemez olduğunu, zira hükme esas alınan hesap raporunda da, İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/205 Değişik İş Sayılı dosyasında yapılan tespitlerin yinelendiğini ve raporun tekrar edildiğini, bilirkişi raporuna itiraz süreleri dahi dolmadan verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar bedeli ile değer kaybı bedelinin tahsili zorunlu trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK’nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.

1-)Dosya kapsamındaki belgelerden davacı vekilince arabuluculuk anlaşamama son tutanağının dava açılışında ibraz edildiği, dava şartının sağlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.

2-)HMK nın 27. Maddesinde düzenlenen Hukuki Dinlenilme Hakkı“(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak;

a-) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,

b-) Açıklama ve ispat hakkını,

c-) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.” olarak tanımlanmıştır.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dosyanın bilirkişiden dönüşünün ardından bilirkişi raporunun davalı vekiline 22/11/2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği rapora karşı iki haftalık beyanda bulunma süresi dolmadan 30/11/2020 tarihli ikinci celse duruşmasında davalı vekilinin duruşmaya katılmadığı, ancak mazeret dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin ise talep arttırım dilekçesinin ve dava dilekçesinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, mahkemece davalı vekilinin mazeret dilekçesinin, dosyanın karar aşamasında olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Duruşmada hazır bulunmadığı hususu da gözetildiğinde, kendisine sadece bilirkişi raporu tebliğ edilen ancak rapora beyan süresi dolmayan davalı vekilinin hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir.

Açıklanan bu durum karşısında; davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 27. Maddesi ile 353/1/a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf yoluna başvuran davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-)Davalı vekillinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30/11/2020 tarihli 2020/193 Esas ve 2020/555 Karar sayılı hükmünün HMK’nın 353/1-a/6 Maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,

2-)Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-)Kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA;

4-)İstinaf yoluna başvuran taraftan başlangıçta alınan 427,00-TL istinaf nisbi karar harcının ve istek halinde kendilerine İADESİNE, iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

5-)İstinaf yoluna başvuran taraftan başlangıçta alınan 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının ilk derece mahkemesince yargılama giderlerinde değerlendirilmesine,

6-)İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,

7-)Kararın temyize tabi olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 01.06.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.