Tasarrufun İptali Davası İlgili Yasa

İptal Davası ve Davacılar

İCRA VE İFLÂS YASASI MADDE 277- İptal davasından maksat, 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler:

  1. Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı.
  2. İflâs idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri.

İvazsız tasarrufların butlanı:

MADDE 278- (Değişik: 18.02.1965 – 538/114 md.) Mutat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflâsın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar batıldır.

Ancak, bu müddet haciz veya aciz yahut iflâstan evvelki iki seneyi geçemez.

Aşağıdaki tasarruflar bağışlama gibidir.

  1. (Değişik: 09.11.1988 – 3494/53 md.) Karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlât edinenle evlâtlık arasıda yapılan ivazlı tasarruflar.
  2. Akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler,
  3. Borçlunun kendisine yahut üçüncü bir şahıs menfaatine kaydı hayat şartiyle irat ve intifa hakkı tesis ettiği akitler ve ölünceye kadar bakma akitleri,

Acizden dolayı butlan:

MADDE 279- Aşağıdaki tasarruflar borcunu ödemeyen bir borçlu tarafından hacizden veya mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflâsın açılmasından evvelki bir sene içinde yapılmışsa yine batıldır:

  1. Borçlunun teminat göstermeği evvelce taahhüt etmiş olduğu haller müstesna olmak üzere borçlu tarafından mevcut bir borcu temin için yapılan rehinler;
  2. Para veya mutat ödeme vasıtalarından gayri bir suretle yapılan ödemeler.
  3. Vadesi gelmemiş borç için yapılan ödemler.
  4. Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler.

Bu tasarruflardan istifade eden kimse borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat eylerse iptal davası dinlenmez.

Diğer butlan halleri:

MADDE 280- Tediye kabiliyetini kısmen veya tamamen kaybetmiş veya hakkında 178 inci maddenin 2 inci fıkrasındaki şartlar tahakkuk etmiş olan borçlunun, iyi niyetli bir şahıstan veya basiretli bir tacirden beklenilmeyecek tasarruflarla mevcudunu eksilttiği ve üçüncü şahsın bu durumu ve muamelenin mahiyetini bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde yapılmış olan tasarrufları batıldır. Şu kadar ki, tasarrufun vukuu tarihinden itibaren alacak iki sene içinde borçlu aleyhine haciz veya iflâs takibinde bulunmuş olmalıdır.

Borçlunun birinci fıkradaki tasarrufu, alacaklıları ızrar kasdiyle yapması ve bu kasda üçüncü şahsın vukuu halinde, tasarruf tarihi ne olursa olsun batıl sayılır.

Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul ve füruu ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sihri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği faz olunur. Bunuz hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir

Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. B« karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden ez az üç ay evvel keyfiyetin yazılı, olarak bildirildiğini veya ticari işletmesi» bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicil Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temiz edecek şekilde münasip vasıtalarla ilân olunduğunu ispatla çürütülebilir.

İptal davalarında yargılama usulü:

MADDE 281- (Değişik: 18.02.1965 – 538/116 md.) Mahkeme, iptal davalarım basit yargılama usulü ile görüp hükme bağlar ve bu davalara müteaHt ihtilâfları hal ve şartları gözönünde tutarak serbestçe takdir ve halleder.

Hakim, iptale tâbi tasarrufların konusu oian mallar hakkında alacaklınız talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir. Teminatın lüzum ve miktarı mahkemece takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, davanın elden çıkarılmış mallsjr yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati ham kararı verilemez.

Davalılardan herhangi biri davacının alacağını Ödediği takdirde, dava reddolunur. Bu halde hakim, duruma göre herbirini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder.

İptal davasında davalı:

MADDE 282- (Değişik: 18.02.1965 – 538/117 md.) İcra ve İflâs Kanununuz 11 inci babındaki iptal davaları, borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede buluna» veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunlar» mirasçıları aleyhine açılır. Bunlardan başka, kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. İptal davası iyi niyetli üçüncü şahıslar» haklarını ihlâl etmez.

İadenin şümulü:

MADDE 283- Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konç teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu gayrimenkulse, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o gayrimenkulun haciz ve satışını isteyebilir.

İptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (Davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkum edilir.

İptal davası üzerine üçüncü şahıs da, mamelekinde hasıl olacak eksikliğin borçludan tahsilini aynı davada istiyebilir. Bu talep, iptal davasının tefrik edilerek daha öne hükme bağlanmasına mani değildir.

İptal davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak şeyi veya bedelini borçludan veya iflas masasından geri isteyebilir.

Batıl bir tasarruf neticesinde kendisine ödenilen şeyi geri veren alacaklı eski haklarını muhafaza eder.

Kendisine bağış yapılan iyi niyetli ise yalnız dava zamanında elinde bulunan miktarı geri vermeye mecburdur.

Hak düşürücü müddet:

MADDE 284- İptal davası hakkı, batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren beş sene geçmekle düşer.

Tasarrufun İptali Davası Açıklama

  1. Kendisinde geçici (aciz) güçsüzlük belgesi bulunan alacaklı,
  2. Kendisinde kesin (aciz) güçsüzlük belgesi bulunan alacaklı,
  3. İflâs idaresi,
  4. İcra İflâs Yasasının 245 inci maddesiyle 255/3 üncü maddesinde açıklandığı üzere, uyuşmazlık konusu hakların isteyen alacaklılara devri dolayısıyla alacaklı durumuna giren alacaklı veya alacaklılar;
  1. (Mutad) olağan hediyeler ayrık olmak üzere; Hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması nedeniyle (acizden) ödeme güçsüzlüğünden,
  2. İflâsın açılmasından haczin veya (aciz) güçsüzlük belgesi verilmesinin nedeni olan yahut iflâs masasına kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu güne kadar, süre içinde;

Borçlunun yaptığı tüm bağışlamaları, karşılıksız tasarruflarının iptalini, isteyebileceklerdir, bu tasarruflar da süre, haciz gününden (aciz) güçsüzlük belgesi verildiği günden yahut borçlunun iflâsının açılmasından itibaren önceki 2 yılı geçemeyecektir.

Aşağıda belirtilen tasarruflar;

  1. Karı ve koca ile usul ve föruu neseben (kan) veya sıhren (sebebin) üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki ivazlı tasarruflar,
  2. Tasarrufun yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun (ivaz) karşılık olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği tasarruflar, sözleşme ve anlaşmalar,
  3. Borçlunun kendisine veya 3 üncü birkişi yararma ölünceye kadar gelir ve kullanım (irtifa) hakkı tesis ettiği tasarruflar ve ölünceye kadar bakma akitleri.

Bağışlama kapsamındadır ve bağışlama olarak kabul edilecektir. Haklarında iptal davası açılabilecektir.

Bundan başka;

  1. Borçlunun (tüminat) güvence göstermeye, önceden (taahhüt ettiği) yüklendiği durumlar ayrık olmak üzere, borçlunun yaptığı bulunan bir borcu (sağlamak) temin için yaptığı rehinler,
  2. Para yahut olağan (mutad) ödeme araçlarından başka bir şekilde yaptığı ödemeler,
  3. Ödenecek duruma gelmemiş borç için yaptığı ödemeler,
  4. Kişisel hakların kuvvetlendirilmesi için tapuya verilen şerhler, kayıtlar;

Borcunu ödemeyen borçlu tarafından yapılan haciz gününden yahut hacizde mal bulunmaması nedeniyle veya borçlunun iflâsının açılmasından önceki 1 yıl içinde yapılmışsa yine iptali istenebilecektir. Zira bu tasarruflar İİY’sımn 279 uncu maddesine göre batıldır yok hükmündedir.

Ayrıca; iyi niyetli bir kişiden yahut (basiretli) anlayışlı tedbirli bir tüccar (işadamı)ndan beklenilmeyecek tasarruflarla varlığım eksilttiği ve 3 üncü kişinin bu durumu ve işlemin niteliğini bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde de yapmış olduğu tasarrufları batıl olacaktır. Şu kadar ki, bu durumda; borçlunun tasarrufunun (doğduğu) yapıldığı günden itibaren alacaklının 2 yıl içinde borçlu hakkında haciz veya iflâs isteğinde bulunmuş olması zorunludur. Ancak, yukarıda açıklanan borçlunun tasarrufu, alacaklıların zarara sokmak kasıt ve amacına yönelik olarak yapılırsa ve bu kasıt ve amaç da 3 üncü kişi tarafından bilinir ise, borçlunun tasarrufiı hangi günde olursa olsun, tasarruf yok sayılacak ve herhangi bir süreye bağlı olmayacaktır.

Bunun gibi; lehine tasarruf yapılan 3.kişi; borçlunun:

  1. Karı veya kocası,
  2. Usul veya furuu,
  3. Üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sihri hısımları, akrabaları,
  4. Evlat edineni,
  5. Evlatlığı,

ise, borçlunun, alacaklıların zarara sokmak kasıt ve amacını taşıdığını borçlunun iyi niyetli bir kişiden yahut tedbirli bir tüccar (tacir) iş adamından beklenilmeyecek tasarruflarla varlığım eksilttiğini, bildikleri kabul (farz) olunacaktır. Yalnız, bu kişiler (yani borçlunun tasarruflarından yararlananlar) borçlunun durum ve vaziyetini bilmediğini ispat ederlerse, bu tasarruflar geçerli olacak, yani hükümsüz bulunmayacaktır.

  1. Ticari işletmenin veya;
  2. İşyerindeki bulunan ticari eşyanın (emtianın) tümünü yahut bir kısmım devir veya satmalan, yahut sonradan işyerini kazanan, (işgal eden) girenler de borçlunun alacaklılarım zarara sokmak kasıt ve amacım bildiği ve borçlunun da bu durumlarda zarar kasdıyla harekette bulunduğu kabul edilecektir. Bu bir karine’dir. Bunun aksi; iptal davası açan alacaklıya;
  • devir,
  • satış,
  • veya terk gününden en az 3 ay önce durumun yazılı olarak bildirilmesi veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmak ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilân edilmek, Ticaret Sicil Gazetesi yoksa, alacaklıların öğrenmelerini sağlayacak araçlarla (örneğin tirajı en yüksek bir gazete ile) ilân etmek ve bu durumları ispatlamak suretiyle kanıtlanabilip ve karine çürütülebilecektir.

Tasarrufun İptali Davası Görevli Mahkeme

Dava değerine göre görevli mahkeme belirlenecektir.

  1. Dava değeri ….. liradan azsa, sulh hukuk mahkemesi,
  2. Dava değeri ….. liradan fazla ise asliye hukuk (veya asliye ticaret) mahkemesi,
  3. İstihkak davasına karşılık dava olarak açılırsa, icra tetkik mercii, görevli mahkeme’dir.
  4. Dava değerini belirleyen …… lira …….’den itibaren ….. lira olacaktır.

Tasarrufun İptali Davası Yetkili Mahkeme

  1. Borçlunun ikametgâh mahkemesi,
  2. Kullanım (tasarruf) un yapıldığı yer mahkemesi.

Tasarrufun İptali Davası Davacı

  1. Elinde geçici veya kesin ödeme güçsüzlüğü (aciz) belgesi bulunan alacaklı veya alacaklılar,
  2. İflâs idaresi veya,
  3. (İİY nın 245 ve 255 inci maddelerinde açıklanan durumlarda) alacaklılar.

Tasarrufun İptali Davası Davalı

  1. Borçlu,
  2. Borçlu tarafından kendilerine ödeme yapüan,bağış ve kullanımda bulunan kişiler, (bunlar ölmüşse) mirasçıları,
  3. Borçlu ile hukuki işlem yapanlar, dır.

Tasarrufun İptali Davası Dava Açma Koşulları

  1. Olağan hediyeler ayrık olmak üzre, borçlu tarafından hacizden veya borç ödeme güçsüzlüğünden yahut iflâsın açılmasından, haczin veya ödeme güçsüzlüğü belgesinin verilmesinin nedeni olan veya masaya giren alacaklardan en eskisinin kurulduğu güne kadar geriye doğru iki yıllık süre içinde yapılmış tüm bağışlamalar ve karşılıksız (ivazsız) kullanım (tasarruf) 1ar yapılmış bulunmalı,
  2. Eşler, (usul) üstsoyu ve (furü) altsoyu, soydanlıktan (nesepten) veya dünür (sihri) den ikinci dereceye kadar hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasında yapılmış karşılıklı (ivazlı) kullanım (tasarruflar yapılmış olmalı,
  3. Sözleşme (akit) nin yapıldığı sırada borçlu verdiği eşya veya malın değerine göre, aldığı karşılık çok az olmalı,
  4. Borçlu, kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyunca gelir ve yararlanma hakkı sağlamalı ve ölünceye kadar bakıp gözetmek sözleşmesi yapmış bulunmalı,
  5. Borçlu, teminat göstermeyi önceden yüklenmiş (taahhüt etmiş) durum ayrık olmak üzere, var olan bir borcu karşılamak (temin) etmek için rehin yapmalı,
  6. Borçlu, para veya olağan ödeme araçları dışında ödeme yapmış bulunmalı,
  7. Borçlu, ödenecek duruma gelmemiş (vadesi gelmemiş) borç için ödeme yapmalı,
  8. 5, 6, 7 inci (bentte) açıklanan kullanımlar (tasarruflar) borcunu ödemeyen borçlu tarafından hacizden veya ödeme güçsüzlüğünün tespit olunmasından (acizden) yahut iflâsın açılmasından önceki 1 yıl içinde yapılmış olmalı,
  9. Davalı (yani borçlunun tasarrufundan yararlanan) borçlunun durumunu bilmeli,
  10. İİY 178/2 inci maddeye göre, borçlu iyiniyetli bir kişiden veya (basiretli) bir (tacir) ticaretle uğraşandan beklenilmeyecek kullanım (tasarruf ) larla varlığını azaltmalı ve bu durumu da üçüncü kişi bilmeli veya bilmesi gerekmeli.

Tasarrufun İptali Davası Dava Açma Süresi

Bozulma (iptal) davası, geçersiz olan kullanımın (tasarrufun) yapıldığı günden itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Geçirildikten sonra artık dava dinlenemiyecektir.

Tasarrufun İptali Davası Gözönünde Tutulacak Hususlar

  1. Bozulma (iptal) davaları mahkemece, basit yargılama usulüne göre çözümlenir.
  2. Usulün 509, 510 uncu maddeleri uyarınca taraflara açıklamalı çağrı kâğıdı çıkarılır. Taraflardan birisi gelmese de yokluğunda duruşma yapılır. Yokluk kararırım kendisine bildirilmesine gerek yoktur.
  3. İcra takip dosyası getirtilir.
  4. Davanın açılış sebebine göre, 278, 279, 280 inci maddelerdeki koşullardan hangisinin bulunduğu tespit edilir.
  5. Mahkemece, davacının dava açma yeteneği bulunup bulunmadığı araştırılır.
  6. Borçlunun, bozulması istenilen kullanımlarına konu işlemler getirtilip incelenir.
  7. Dava her türlü delille ispatlanabilir.
  8. Davanın sebebine göre mahkemece inceleme yapılacaktır.
  9. Dava borç Ödemekten güçsüzlük belgesine dayanılarak açılmışsa, alacaklının (istihkak) davasına karşı bozulma davası açabilmesi için ayrıca borç ödeme güçsüzlüğü belgesi getirmesine gerek yoktur. Ancak alacaklı, karşılık dava değil de ayrı bir dava olarak bozulma davası açarsa, o zaman borç ödeme güçsüzlüğü belgesini dilekçesine eklemesi zorunda olacaktır.
  10. İhtiyati haciz tutanağında, borçlunun hiç malı olmadığı saptansa bile, ihtiyati haczin kesin hacze çevrilmediği takdirde, bu tutanağa dayanılarak, borç ödeme güçsüzlük belgesi getirilmeden açılan bozulma davası dinlenmeyecektir.
  11. Mahkemece, davacıdan borçlunun ödeme güçsüzlüğüne dair belge (aciz vesikası) istenecektir. Bu belge olmadan dava açılmışsa dava reddedilecektir. Zira, davacıda bu belgenin bulunması davanın açılış şartıdır. Kanımızca, dava açıldığı zaman böyle bir belge dilekçeye eklenmemişse, dava açılış gününde borçlunun ödeme güçsüzlüğünün tespiti gereklidir. Sonradan böyle bir belge verilmesi halinde dava dinlenmelidir, yalnız verilecek belgede, davanın açılış gününde borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde olduğu saptanmış olmalıdır.
  12. Alacaklının aldığı borçlunun ödeme güçsüzlüğü belgesi ancak, açtığı davanın alacağı için geçerlidir. İkinci bir davada öne sürülemez.
  13. Haciz kalkmamış olursa, geçici ödeme güçsüzlüğü belgesine dayanarak bozulma davası açılabilir. Zira, haciz kalkarsa, haciz tutanağı da geçersiz olacağından, ödeme güçsüzlüğü belgesi hükmünde sayılamayacaktır.
  14. Rehin açığı belgesine dayanılarak bozulma davası açılamaz. Zira, bu belge ödeme güçsüzlüğünü belirten belge niteliğinde değildir.
  15. Borçlunun iflâsı dolayısıyla alacaklıya verilen borç ödeme güçsüzlüğü belgesine dayanılarak bozulma davası açılamaz.
  16. Mahkemece duruşma sırasında alacakların en eskisinin günü ile, borçlunun bozulmaya konu kullanımının günü araştırılacaktır.
  17. ÎİY 279 uncu maddedeki koşullar doğmuş mudur? Bu hususlar da tespit olunacaktır.
  1. Borçlunun bozulması istenen kullanımlarından yararlanan davalının, borçlunun durumunu bilmediğini ispatlaması gerekir. Bu hususun davalıdan ispatlaması istenecektir.
  2. Diğer bozulma sebeplerini açıklayan İİY 280 inci maddedeki şartlar dava konusu edilmişse, araştırılıp tespit olunacaktır. Mahkemece gözönünde tutulacak en önemli husus, açılan davanın dayandığı sebebe göre delillerinin toplanmasıdır.
  3. Borçlunun malvarlığını azaltan kullanımlar, alacaklıyı zarara sokmak için yapılmışsa, kullanım gününe bakılmaksızın, bu durum saptandığında dava haklı bulunacak, kullanımın (tasarrufun) bozulmasına karar verilecektir.
  4. Deliller mahkemece, serbestçe değerlendirilecektir.
  5. Mahkemece; alacaklı isterse, bozulmaya konu kullanımların (tasarrufların) dayanağı mallar üzerinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Ancak, alacaklının teminat göstermesi de gereklidir. Teminatın miktarı ve niteliği, ihtiyati haciz kararında gösterilecektir. Bu teminat alacaklı tarafından yatırılmadan ihtiyati haciz kararı verilemez. Teminat alacağın % 15 inden aşağı olmamalıdır.
  6. Dava haklı bulunduğu takdirde bozulması istenen tasarrufun bozulmasına karar verilecektir.
  7. Davanın kabulünde veya reddinde, Avukatlık ücret tarifesine göre nisbi vekâlet ücreti alınacaktır.
  8. Bu tür davalar, adli ara vermede de görülür.
  9. Dava devam ederken ; davalılardan biri, davacının alacağını öderse, dava reddolunacaktır. Mahkeme masrafları taraflar arasında paylaştırılır.
  10. Dava haklı bulununca, alacaklı olan davacı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla alacağını alabilecektir. Taşınmaz mal dava konusu ise, üçüncü kişi üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek duyulmadan, o taşınmazın haczini ve satışını icra memurluğundan isteyebilir.
  11. Dava, üçüncü kişinin elinden çıkardığı malların bedelini kapsıyorsa, bu bedel üçüncü kişiden alınmasına karar verilir. Karar davacının alacağı kadar miktarı kapsayacaktır.
  12. Bu dava sonunda üçüncü kişi yani davalı da, malvarlığında noksanlık meydana gelmişse, bu noksanlığı borçludan isteyebilir. Bu istek bozulma davasının bu davadan “ayrılarak sonuçlanmış olmasına engel olmaz.
  13. Davalı, davayı kaybetmişse, karşılık olarak davacıya verdiği para veya eşyayı borçludan isteyebilir. İflâs masası varsa, masadan ister,
  14. Davalı, iyiniyetli ise, kendisine yapılan bağıştan dava gününde elinde ne kalmışsa onu vermek zorundadır. Fazladan sorumlu olamaz.
  15. Borçlunun mevcut bir borcu temin için yaptığı rehinler; parayı veya olağan ödeme araçlarından başka bir biçimde yaptığı ödemeler; ödenecek hale gelmemiş borç için yaptığı ödemeler, kişisel hakların hüküm ifade etmesi yani kuvvetlendirilmesi için tapu kaydına düşürülen kayıtları (verilen şerhler) eğer hacizden veya mal bulunmaması nedeniyle, yahut borçlunun iflâsının açılmasından önceki 1 yıl içinde yapılmışsa, yok hükmünde olacaktır (yani batıldır).
  16. Borçlunun İİY 280/1 deki tasarruflarında, alacaklıları zarara sokmak amaç ve kasdıyla yapması ve bu kasda 3 üncü şahsın bilmesi karşısında, tasarruf günü ne olursa olsun, yok sayılacaktır.
  17. İİY 280/1’deki tasarruflarında 3 üncü şahsın; eğer borçlunun;
  1. Karı veya kocası,
  2. Usul veya füruu,
  3. 3 üncü dereceye kadar (bu derece dahil), kan ve sihri akrabaları,
  4. Evlat edineni,
  5. Evlatlığı,

konumunda bulunmuyorsa, borçlunun alacaklıları zarara sokmak kasıt ve amacım taşıdığını bilmiyor kabul edileceklerdir. Bunun aksini 3 üncü şahıs ispatlayabilecektir.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat