Kira Bedelinden Yapılan Masraf Kesintileri

Soyadı Değişikliği İçin Özel Vekaletname Gerekir

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/4594
Karar No: 2011/6804

YARGITAY İLAMI

Davacı Emine Ataş vekili Av. Sinan Barut ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 25/9/2008 günlü ve 2008/216-2008/260 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5/4/2011 gün ve Hukuk-2011/148323 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı E… Ataş vekili Avukat S… tarafından Nüfus Müdürlüğüne karşı 19/8/2008 tarihinde açılan soyadı değişikliği davasında “Ataş” olan soyadının “Bayındır” olarak değiştirilmesine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, ancak dosyada bulunan dava dilekçesine ekli vekaletnamenin genel nitelikte olduğu ve vekil eden davacının soyadının değiştirilmesi için dava açma konusunda özel bir yetkiyi içermediği anlaşılmaktadır.

Dava, kişiye bağlı haklardan olan soyadının değiştirilmesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde ekli vekaletname genel nitelikte olup, vekil eden davacı nüfus kaydında “Ataş” olan soyadının “Bayındır” olarak değiştirilmesi konusunda özel bir yetkiyi içermemektedir. Vekilin, kişiye sıkı sıkıya bağlı kişilik hakları ile ilgili böyle bir davayı açabilmesi için vekaletnamesinde özel bir yetkinin bulunması gerekir.

Bu durumda mahkemece, genel vekaletname ile dava açan avukata dava konusu işle ilgili özel yetkiyi içeren vekaletnamesini ibraz etmesi için belli bir süre tanınması, bu süre içerisinde vekil vekaletnamesini getirmediği ya da asil bir dilekçe ile veya bizzat duruşmaya gelerek özel yetkisi bulunmayan vekilin açmış olduğu davaya ve yapılan işlere icazet verdiğini bildirmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 7/6/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

CategoryGenel
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat