Ortaklığın Giderilmesinde Görev


Genel Olarak Görev

Bir yerdeki aynı yargı kolunda bulunan mahkemelerden birisinin belli bir davaya bakmaya izinli olması hali görevi ifade eder. Kural olarak bir mah­kemenin görevi dava olunan şeyin miktar ve değerine göre tayin olunur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ortaklığın giderilmesi davaları yönünden özel bir düzenleme getirmiştir denilebilir.

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Taşınır ve taşınmaz mal ile hakların ortaklığının giderilmesi davalarına bakma görevi mal ve hakların değeri ne olursa olsun sulh hukuk mah­kemelerine aittir. Usul Kanununun 8. maddesi taşınır ve taşınmaz mal veya hakların paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ait davaların sulh hukuk mahkemesinin görevinde olduğunu ifade ederken aynı kanunun 561. ve 562. maddelerinde de benzer bir düzenleme yapılmıştır.

Usulün 561. maddesi taksim ve ziraate mahsus mahallin tahsisi davaları usulü dairesinde selahiyatlar sulh mahkemesinde ikame olunur derken 562. maddesi de taksime müteallik bilcümle muamelelerin sulh hukuk mah­kemelerinde ifa olunacağım açıklar. Bunlardan ayrı olarak 569. madde iki taraf izaleyi şüyuu için gerek haddizatında satış lazımgelip gelmediğinden ve gerek bunun seklinden ihtilaf ederlerse dava sulh hakimi huzurunda ikame edilir der.

Görev İtirazı

Görev hususu kamu düzeni ile ilgilidir. Usulün 7. maddesi hükmü uyarınca hir mahkemenin görevli olup olmadığı mahkemece resen nazara alınır. Mahkeme, diğer bir mahkeme yahut idari makam veya yargı merciinin görevine giren hir dava veya iş kendisine arz olunursa duruşma yapmadan görevsizlik kararı verilebileceği gibi davanın her safhasında da görevli almadığına dair kendiliğinden karar verebilir. Görev itirazı yargılamanın heı aşamasında ileri sürülmesi mümkündür. Dava asliye hukuk mahkemesinde görülerek karara bağlanmışsa daha önce yapılmamış olan görevi itirazı temyiz aşamasında ileri sürülemez.

Tahkim

a) İhtiyari Tahkim

Bir hak üzerinde uyuşmazlığa düşmüş olan iki tarafın anlaşarak bu uyuşmazlığın çözümünü özel kişilere bırakmalarına ve uyuşmazlığın özel kişiler tarafından incelenip karara bağlanmasına tahkim denir (1). Tahkim ih­tiyari ve mecburi olmak üzere ikiye aykırılır. İhtiyati tahkim Hukuk Usulü Mu­hakemeleri Kanununun 516-536 maddelerinde düzenlenmiştir!. Kanunun 516. maddesi iki taraf aralarındaki nizaı hal için hakem tayin edebilirler, 518. mad­desi ise yalnız tarafların arzularına tabi olmayan mesailde tahkim cereyan itmez hükümlerini getirmişlerdir. Usul Kanununda taksim için talikim yoluna başvurulmasını önleyen bir hüküm olmadığına göre özel hukuk ilişkisinden doğan taksim işlemleri için tahkim yoluna gidilebilmelidir. Doktrindede tahkim yoluna gidilmesinin caiz olduğuna dair görüşler vardır.

Tahkim sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için usulün 517. maddesi gereğince yazılı olarak yapılması ve bütün paydaşlar tarafından imzalanması icab eder. Taksime konu olan mal ister taşınır, ister taşınmaz olsun usulüne uygun düzenlenen tahkim sözleşmesi geçerlidir. Bu sözleşme tarafları bağlar.

b) Zorunlu Tahkim

3533 sayılı kanun, bu kanunun 1. maddesinde yazılı olan kamu kuruluşları arasında çıkan ve adliye mahkemeleri görevi içinde bulunan uyuşmazlıklarda mecburi tahkimi kabul etmiştir. Sözü edilen kanunun 4. maddesine göre katma bütçeli ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı devlete, belediyeye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerden biriyle ikinci madde de yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar bulunduğu yerin ve uyuşmazlık gayrimenkule ilişkin ise o gay­rimenkulun bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorsa davalı du­rumunda olan daire ve müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkam veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir.

O halde bir taşınmaz malda hazine ve belediye paydaş iseler bu taşınmaz malın bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk hakimi, hakim tek ise o yerin ha­kimi hakem sıfatıyla ortaklığın giderilmesi davasına bakacaktır. Davaya konu edilen taşınmaz malın tamamı kanunda yazılı daire ve müesseseler arasında paylı ise taksim davasına sulh hukuk mahkemelerinde bakılmaz. Taksim davasına konu edilen taşınmaz malda bu daire ve müesseselerle birlikte özel veya tüzelkişilerde paydaş ise o takdirde 3533 sayılı kanun uygulanmaz. Dava sulh hukuk mahkemesinde açılır.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat