MURİS MUVAZAASI VE VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI
YARGITAY 1. Hukuk Dairesi
2014/18073 E.
2016/6802 K.
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan anneleri ….’nin, 319 parsel sayılı taşınmazını vekil kıldığı davalı oğlu İbrahim aracılığıyla diğer davalı …’ye satış suretiyle temlik ettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, temliki işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mirasbırakan ….’nin, 319 parsel sayılı taşınmazını vekil kıldığı davalı oğlu İbrahim aracılığıya 20.06.2011 tarihinde diğer davalı …’ye tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiği, murisin ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı oğulları …. ve ….. ile davalı … ve dava dışı çocuğu …..’in kaldıkları kayden sabittir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedeni yönünden; temlikin murisin iredesine uygun olarak yapıldığı, temlikin yapıldığı gün murisin hesabına davalı … tarafından 34.430,00-TL paranın yatırıldığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddasının kanıtlanamadığı açıktır.
Öte yandan; muris muvazaası hukuksal nedeni yönünden olaya bakıldığında; dosya kapsamına ve dinlenen tanık anlatımlarına göre, temlikin mal kaçırma amaçlı yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki, mirasbırakanın davacı mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirecek bir sebep ortaya konulamamış HMK’nun 190, TMK’nun 6. maddeleri uyarınca davacılar muvazaa iddiasını kanıtlayamamışlardır. Bu durumda temlikin gerçek satış olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davalıları temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.