TASARRUF EHLİYETİ

Ehliyet

Vasiyette

MADDE 502.(449)- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir.

Ölüme bağlı tasarruf kişiye bağlı bir tasarruf olduğundan bizzat tasarrufta bu­lunan kişi tarafından kullanılması gerekir. Bu hak veli, vasi, temsilci tarafından kullanılamaz. Kendisine yasal danışman atanan kimse danışmanın iznini almadan vasiyetname düzenleyebilir.

Vasiyetname yapabilmek için on beş yaşını bitirip on altı yaşından gün almak ve ayrıca ayırt etme gücüne sahip olmak gerekir.

Ayırt etme gücü, hukuki işlemde bulunan şahsın o hukuki işlemin anlamını, kapsamını, idrak, takdir edecek zekaya sahip olması olayıdır. Ölüme bağlı tasarru­fu yapan kişinin, adı geçen işlemi yaparken ayırt etme gücüne sahip olmadığını savunması durumunda bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.

Medeni Yasamızın 13’üncü maddesine göre ayırt etme gücü “yaşının küçük­lüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan bu Yasaya göre ayrıt etme gücüne sahiptir”

Ölüme bağlı tasarruftaki yaş sınırı ile yargıç tarafından belirlenen yaş sınırı aynı olduğundan dolayısıyla yargıç kararıyla ergin kılınanlar ile evlenenlerin vasi­yetname yapmalarına engel bir durum yoktur. (MY.124)

Vasiyetname, vasiyete uygun, normal, makul olsa dahi ayırt etme gücüne sahip olmayanın yaptığı vasiyet geçersizdir. On beş yaşın bitirilmesi kural olarak ayırt etme gücünün an kuralıdır. Vasiyetnamenin yapıldığı anda vasiyetçinin ayırt etme gücüne muktedir olması gerekir.

Evli kadın, eşinin onayını olmadan ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.

Kör, sağır ve dilsizler isteklerini anlatabiliyorlarsa vasiyetname yapabilirler, karşılıklı ölüme bağlı tasarrufta bulunabilmek için ergin olmak gerekir. Yargı kara­rıyla ergin olanlarda ölüme bağlı tasarrufta bulunabilirler. Ölüme bağlı tasarrufta bulunan kişiler hangi nedenle olursa olsun kısıtlı olmamalıdır. Kısıtlılar ölüme bağlı tasarrufta bulunamazlar.

Miras sözleşmesinde

MADDE 503- Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmak, kısıtlı bulunmamak gerekir.

Miras sözleşmesi iki taraflı ölüme bağlı bir tasarruftur. Sözleşmeyi yapanlar, tek yanlı olarak sözleşmeden vazgeçemezler. Onsekiz yaşını bitirenler miras sözleşmesi yapabilirler. Miras sözleşmesi yapabilmek için ergin olmak (MY.11) kısıtlı olmamak (MY.404-408), ayırt etme gücüne sahip olmak gerekir (MY.13) Vesayet altındaki kişinin miras sözleşmesi yapabilmesi için vesayet makamından sonra denetim makamından da onay alınır (MY.463/5) Bir kimse mirasının veya muayyen bir malını sözleşme yaptığı kimseye yada üçüncü bir şahsa vermeyi taahhüt edebi­lir. Ayrıca sözleşmede yükümlülük, taksim, tasfiye kuralları da belirlenebilir. Söz­leşme ile vakıf kurulamaz. Vasiyeti tenfiz memuru atanamaz. Miras sözleşmesi borç doğuran bir sözleşme değildir. Miras sözleşmesi paralı veya parasız olabilir. Sözleşme sonuçlarını ölümden sonra meydana getirir. Ölüme kadar mallar üzerin­deki tasarrufa devam eder. Mirasbırakanın sözleşmedeki yükümlülüğü ile bağdaş­mayan tasarruflarına karşı itiraz edilebilir. (MY.527) Mirasbırakan, sözleşme ile yaptüığı malların bir kısmını veya tamamını lehine temlik yaptırana teslim edebilir. Bu takdirde teslim edilen mal oranında sorumluluğu doğar. (BY.179)

Mirasbırakan bir mirasçısı ile karşılıksız veya karşılıklı mirastan vazgeçme sözleşmesi yapabilir. Vazgeçen mirasçılık sıfatını kaybeder vazgeçmenin sonucu altsoyuda etkiler.

İrade sakatlığı

MADDE 504- Mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorla­ma etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak, mirasbırakan ya­nıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır.

Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlin­de mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir.

Hata; istemeyerek, bilmeyerek, yapılan kusur yanlış, yanılmadır. Hile, aldat­mak, kandırmak amacıyla yapılan düzen, desisedir. Tehdit, (ikrah) bir kimseyi isteği dışında korkutarak zorla bir iş yaptırmaktır.

Yasa yapıca hata ister saikte, isterse esaslı olsun mutlak iptal nedeni say­mıştır. Saik hatası şahısta veya beyanda olabilir.

Mirasbırakan hata, hile, tehdit’in üzerinden bir yıl geçmesine rağmen tasarrufundan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır. Süre hak düşürücü süredir. Mi­rasçılar sonradan mirabırakanın tarafından yapılan tasarrufun iptalini isteyemezler. (BY. 24, 28,30)

Tasarruf edilebilir kısım

Kapsamı

MADDE 505.(452)- Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası, kardeşleri veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.

Bu mirasçılardan hiç biri yoksa, mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir.

Yasal mirasçılar; büyükanne, büyükbaba, Hazineye kadar dayanır. Saklı pay (mahfuz hisse) kardeşten Öteye gitmez. Mirasbırakanın kardeşi yok ise kalıtı üze­rinde serbestçe hareket edebilir.

Saklı pay sahibi mirasçılar dört gruptur.

Saklı paylı mirasçsiar___________________ Saklı paylar   Tasarruf edilebilir tasım

1-Altsoy (kızı, oğlu, torunu)                               1/2                          1/2

2-Anne ve baba                                                1/4                          3/4

3-Kardeşlerden her biri                                      1/8                          7/8

4-Sağ kalan eş büyükanne-büyükbaba ile           1/4                          3/4

Yukarıdaki dört halin dışında mirasbırakanın esininde olmaması halinde mal­larının tümünde tasarrufta bulunabilir.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat