MESLEK HASTALIĞINA DAYALI OLARAK RÜCUAN TAZMİNAT İSTEMİ

Bedensel Zarar Maddi Manevi Tazminat Dava Dilekçesi

MESLEK HASTALIĞINA DAYALI OLARAK RÜCUAN TAZMİNAT İSTEMİ

T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/22202
K. 2017/8293
T. 27.11.2017

MESLEK HASTALIĞINA DAYALI OLARAK RÜCUAN TAZMİNAT İSTEMİ ( Meslek Hastalığı Sonucu Sürekli İş Göremez Duruma Giren Sigortalıya Bağlanan Gelir Sebebiyle Uğranılan Kurum Zararının Tahsili İstemi – Kaçınılmaz Maluliyet Oranı İle İşten Ayrıldığı Tarihteki Maluliyet Oranı Karşılaştırıldığında Kaçınılmazlık Maluliyet Oranı Daha Fazla Olduğundan Davanın Reddine Karar Verilmesi Gerekirken Kabulünün İsabetsiz Olduğu )

İŞVERENİN SORUMLULUĞU ( İş Kazası ve Meslek Hastalığı İşverenin Kastı veya İşçilerin Sağlığını Koruma ve İş Güvenliği İle İlgili Mevzuat Hükümlerine Aykırı Hareketi veya Suç Sayılabilir Bir Hareketi Sonucu Olmuşsa Kurumca Sigortalıya veya Hak Sahibi Kimselerine Yapılan veya İleride Yapılması Gerekli Bulunan Her Türlü Giderlerin Tutarları İle Gelir Bağlanırsa Bu Gelirlerinin Hesaplanacak Sermaye Değerleri Toplamının Kurumca İşverene Ödettirileceği – İşçi ve İşveren Sorumluluğunun Tespitinde Kaçınılmazlık İlkesinin Dikkate Alınacağı )

506/m.22, 26

ÖZET : Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir sebebiyle uğranılan kurum zararının tahsili istemine ilişkindir.

Kaçınılmaz maluliyet oranı ile işten ayrıldığı tarihteki maluliyet oranı karşılaştırıldığında kaçınılmazlık maluliyet oranı daha fazla olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.

DAVA : Davacı, meslek hastalığına dayalı olarak rücuan tazminat istemiştir.

Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR : Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelir sebebiyle uğranılan kurum zararının tahsili istemine dair olup, davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanun’un 26. maddesidir.

Meslek hastalığı, 506 Sayılı Kanun’un 11. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi; işin niteliğine göre tekrarlanan sebepler veya işin yürütüm şartlarına göre ortaya çıkan hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir. Kusur incelemesi yapılırken, meslek hastalığının bu özelliği dikkate alınarak ve öteden beri uygulanan şekliyle yeraltı maden işyerlerinde çalışan sigortalılar bakımından 32 yıl formülü esas alınmak suretiyle belirleme yapılmalıdır. Bilindiği üzere, sigortalının işyerlerinde 32 yıldan daha kısa bîr süre çalışması halinde, kaçınılmaz maluliyet oranı; çalışılan yıl sayısı: 32, yıl ortalaması ile çarpılarak kaçınılmaz maluliyet oranı belirlenmelidir. Sigortalının 18 yaşından sonra çalışmaya başlaması halinde ise; her yıl için 32 yıldan 3 yıl indirilerek kaçınılmaz maluliyet belirlenmeli, artık yaşlar için orantılama yoluyla indirime gidilmelidir.

Somut olayda sigortalının 21.06.1977 yılında 22 yaşında hazırlık işçisi olarak yeraltı kömür madeninde çalışmaya başladığı, 22 yıl fiilen çalışarak 25.03.1997 tarihinde emekli olarak işten ayrıldığı, emekli olduğu tarihte 01.10.2013 tarihli tıp bilirkişisi raporu ile maluliyet oranı % 6,85 olarak belirlendiği, dosyada alınan 15.09.2014 tarihli bilirkişi raporu ile kaçınılmaz maluliyet oranının % 7,53 olarak tespit edilerek, işçinin emekliye ayrıldığı tarihteki maluliyet oranından kaçınılmaz maluliyet oranı büyük olduğundan işverenin kusurunun bulunmadığının belirtildiği, mahkemece 32 yıl formülüne uygun olarak hazırlanmayan 01.12.2014 ve 13.02.2015 tarihli bilirkişi raporları esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda kaçınılmaz maluliyet oranı ile işten ayrıldığı tarihteki maluliyet oranı karşılaştırıldığında kaçınılmazlık maluliyet oranı daha fazla olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup,bozma nedenidir.

O hâlde, taraf vekillerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

[/column]

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat