Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir? Nasıl Yapılır?

1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı T.M.K’na göre mal rejimi yasal mal rejimi ve seçimlik mal rejimi olmak üzere iki grupta düzenlenmiştir. Yasal mal rejimi Edinilmiş Mallara Katılma Rejimidir (T.M.K. 202. Madde) Seçimlik mal rejim­leri ise:

Mal Ayrılığı Rejimi (T.M.K. 242- 243.. Maddeleri)

Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi (T.M.K. 244- 255.. Maddeleri)

Mal Ortaklığı Rejimidir (T.M.K. 256- 281.. Maddeleri)

Yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi olmakla beraber eşler belli ko­şullar altında seçimlik mal rejimlerinden birini seçebilmektedir. Bu yazıda öncelikle edinilmiş mallara katılma rejimi incelenecek ancak yasanın sistematiğine uygun olarak mal rejimi sözleşmesi de etraflı bir şekilde anlatılacaktır.

A- MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ

1- Mal Rejimi Sözleşmesinin Kapsamı ve İçeriği:

Yasal mal rejimi Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi olmakla beraber eşler Mal Rejimi Sözleşmesi yaparak seçim­lik mal rejimlerinden birini seçebilecekleri gibi seçilmiş mal rejimini değiştirebilirler. TMK 203. maddesine göre mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce yapılabileceği gibi evlenme merasimi sırasında veya evlenmeden sonra da yapılabilmektedir. Evlenmeden sonra yapılan mal rejimi sözleşmesi ile eşlerin aleyhine üçüncü şahısla­rın lehine doğmuş olan hakların ortadan kaldırılmasına sebebiyet verilemez. Mülga MK. un 171 maddesinin son cümlesi < Evlenmeden sonra yapılan mukavele karı koca malları üzerinde başkalarının haiz olduğu hakları ihlal edemez> hükmünü içermekte idi. 4721 Sayılı TMK’unun 213. maddesinde bu husus düzenlenmiş olup maddeye göre < Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya önceki rejimin tasfiyesi, eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklılarının, üzerinden haklarını alabilecekleri malları sorumluluk dışında bırakamaz.

Kendisine böyle mallar geçmiş olan eş, borçlardan kişisel olarak sorumludur; ancak, söz konusu malların borcu ödemeye yetmediğini ispat ettiği takdirde, bu ölçüde kendisini so­rumluluktan kurtarabilir.> Madde metninden de anlaşılacağı üzere mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi ve tasfiyesinin eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklısı­nın haklarının ihlâl edilmesini önlenmiştir. Bu duruma göre mal rejimi sözleşmesi ile eşlerin aleyhine üçüncü şahıslar lehine doğmuş olan hakların ortadan kaldırıl­masına sebebiyet verilemeyeceği 4721 Sayılı TMK 213. maddesinde yer almıştır.

TMK 203. maddesi < Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sı­nırlar içerisinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilir.> demektedir. Maddenin ikinci cümlesindeki < kanunda yazılı sınırlar> ifadesinin anlamının doldurulması gerekmektedir. Önümüzde uygulamadan örnek bulunmamaktadır. Yargıtay mad­dede ifade edilen <kanunda yazılı sınırlardan > ne anlamak gerektiğini ileride açık­layacaktır. Ancak az yukarda da belirtildiği gibi tarafların yasal ve seçimlik mal rejimleri dışında bir mal rejimi seçmeleri olanaksızdır. Kanunda yazılı sınırlardan öncelikle bu hususun anlaşılması gerekmektedir. Yasa koyucu mal rejimlerini yasal ve seçimlik mal rejimi olarak sınırlandırmış, seçimlik mal rejimlerini de üç başlık altında mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ve mal ortaklığı rejimi olarak kabul etmiştir. Aile hukuku gibi kamusal yönü ağırlıklı bir konuda herkesin kendine göre bir mal rejimi seçmesinin ve bu konuda ortaya çıkması muhtemel kargaşanın önüne geçilmek istenmiştir. Kanaatimize göre < kanunda yazılı sınırlar> tabirinden öncelikle yasada kabul edilen mal rejimlerini anlamak ve yasal mal reji­mi olan edinilmiş mallara katılma rejimi ile seçimlik mal rejimi olan mal ayrılığı rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ve mal ortaklığı rejimi dışında bir mal rejimi­nin mal rejimi sözleşmesi ile dahi seçilmesinin olanaksız olduğu şeklinde anlaşılma­sı gerekmektedir.

Mülga Türk Kanunu Medenisinde < mal birliği > rejimi seçimlik mal rejimi ola­rak kabul edildiği halde 4721 Sayılı TMK < mal birliği >rejimini yasal mal rejimi olarak kabul etmediği gibi seçimlik mal rejimi olarak da kabul etmemiştir. Eşler aralarında yapacakları mal rejimi sözleşmesi ile < mal birliği > rejimini seçme hak­kına sahip bulunmamaktadır. Kanunda yazılı sınırlar tabirinin öncelikle bu hususu ifade etmesi gerekliğinin altını çizmek istiyoruz. Eşlerin 4721 Sayılı TMK’ unda yer alan yasal veya seçimlik mal rejimlerinden başka bir mal rejimini seçme hakları bulunmamaktadır.

Her ne kadar evlilik ilişkisinin kamusal yönü varsa da tarafların mallan üzerin­de tasarruf yetkisini aşırı sınırlandıran bir anlayışı çağdaş bulmak mümkün değil­dir. Kanaatimize göre mal rejimi sözleşmesi yapma hakkı kanunda yazılı sınırlar içinde olacaksa da eşlerin sözleşmenin içeriğini tam bir irade serbestisi içerisinde düzenleme hakları bulunmaktadır.

mal ortaklığı

2- Mal Rejimi Sözleşmesinde Şekil:

Mal rejimi sözleşmesi evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak bildirilerek yapılabileceği gibi noterde düzenleme veya dü­zenlenmiş mal rejimi sözleşmesinin noterde onaylanması şeklinde de yapılabilmek­tedir. (T.M.K. 205. maddesi) Yasa koyucu mal rejimi sözleşmesinin noterde düzen­leme veya onaylama şeklinde yapılması esasını benimsemiş görünmekle beraber mal rejimi sözleşmesinin evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak bildirilerek yapılabileceğini de hüküm altına almış bulunmaktadır. Kanaatimize göre mal rejim gibi son derece önemli bir hususun evlendirme başvurusu sırasında yazılı olarak bildirilebilmesi yerinde olmamıştır. Bu aşamada yapılacak mal rejimi sözleşmesinin de noterde düzenleme veya düzenlenmiş mal rejimi sözleşmesinin noterde onay­lanması şeklinde olması daha yerinde kabul edilmelidir. Evlendirme defterinde mal rejimi hakkında bir sütun olması bu sütuna eşlerin hangi mal rejimini seçtikleri hususunun şerh edilmesi, başvuru dilekçesinin saklanması gerekir. Noterde yapılan işlemler Noterlik Kanunun 82/1.maddesine göre resmi işlem olarak tarif edilmiştir. Her ne kadar evlendirme memuru önünde yapılan işlemler resmi işlem ise de ispat açısından noterde yapılan işlemin tercih edilmesi daha doğru olacaktır. Özellikle evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak yapılan başvurunun evlendirme memur­luğunda ne şekilde muhafaza edileceği hususu açık bulunmamaktadır. Yazılı başvu­runun içeriği hakkında ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda başvuru aslının mahkeme önüne getirilmesinde bazı sorunlar olabileceğinin altını çizme gereği duymaktayız.

3- Mal Rejimi Sözleşmesinde Ehliyet:

Mal rejimi sözleşmesi şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, eşler tarafından bizzat yapılması gerekmektedir. Eşler­den birinin veya her ikisinin sözleşme yapma ehliyetine sahip olmadıkları hâllerde, sözleşmeye yasal temsilcilerin veli veya vasisinin de katılması zorunludur.fTMK 204)

TMK. 11. maddesine göre < erginlik on sekiz yaşının doldurulmasıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar.> Aynı kanunun 14. maddesine göre < Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur. Kanunun 9. madde­sine göre < Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir.> Evlenmeden önce yapılacak mal rejimi sözleşmesi sırasında on sekiz yaşını doldurmamış eş bakımından mal rejimi sözleşmesinin geçerli olması için yasal temsilci olan anne ve babanın da sözleşmeye katılması gerekmektedir. TMK. 366. maddesine göre < Evlilik Devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlik­te kullanırlar.> Evlenmeden önce ergin olmayan eş adayının düzenleyeceği mal rejimi sözleşmesine ana ve babasının birlikte katılması gerekir. Ana – baba bu hu­susta anlaşamazlarsa hâkimin müdahalesi istenebilir. TMK 366/3. maddesine göre < Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalan eşe, boşanma halinde ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.> Bu durumda sağ kalan eş veya velayet ken­disine verilen anne veya babanın ergin olmayan eş adayının düzenleyeceği mal rejimi sözleşmesine katılması gerekmektedir. On sekiz yaşını doldurmayan eş ev­lenmekle ergin olacağı için evlenmeden sonra yapılacak mal rejimi sözleşmesine velisinin katılmasına gerek bulunmamaktadır.

Gerek evlenme merasiminden önce gerekse evlenme merasiminden sonra kısıtlı olan eş adayı veya eşin düzenleyeceği mal rejimi sözleşmesinin geçerli olması için TMK 462/ 9. maddesine göre vesayet makamı olan kısıtlının yerleşim yerindeki (TMK 411) sulh hukuk mahkemesi (TMK 397/2) hakimliğinden izin alınması ve vasinin mal rejimi sözleşmesine katılması, sözleşmeyi imzalaması (TMK 204/2 ve 205/2) gerekmektedir.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat