Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava’da İlgili Yasa

MEDENİ YASA MADDE 24-

Hukuka aykırı olarak şahsiyet hakkına tecavüz edilen kişi, hakimden, tecavüzde bulunanlara karşı korunmasını istiyebilir.

Şahsiyet hakkı ihlal edilenin rızasına veya üstün nitelikte bir özel yada kamu yararına veya kanunun verdiği bir yetkiye dayanmayan her tecavüz hukuka aykırıdır.

MADDE 24/a

Şahsiyet hakkı hukuka aykırı olarak tecavüze uğrayan veya bir tecavüz tehlikesi karşısında bulunan kişi, tecavüze son verilmesini veya tecavüz tehlikesinin önlenmesini talep edebileceği gibi, sona ermesine rağmen etkisi devam eden tecavüzün hukuka aykırılığının tesbitinin ve gerekiyorsa kararın yayınlanmasını ya da üçüncü kişilere bildirilmesini talep edebilir.

Maddi ve manevi tazminat davaları açma hakkı ile birlikte bu tecavüzden elde edilen kazançları vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca talep etme hakkı saklıdır.

Manevi tazminat talebi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilmez. Ancak miras yoluyla intikal eder.

Davacı şahsiyet haklarının himayesi için kendi ikametgahı veya davalının ikametgahı mahkemesinde de dava açabilir.

Davacı aynı zamanda maddi ve manevi tazminat ile vekaletsiz iş görme hükümleri   uyarınca  tecavüzden  elde  edilen   kazancın   kendisine  verilmesini birlikte talep etmiş ise, bu davaları da kendi ikâmetgâhı mahkemesinde de açabilir.

HUKUK USULÜ YARGILAMALARI YASASI MADDE 427 – (3156 Sayılı Yasayla Değişik) Miktar veya değeri yüz bin lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir.

Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde yüz bin liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.

Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde, asıl istemin kabul edilmeyen bölümü yüz bin lirayı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur; şu kadar ki karşı tarafça temyiz yoluna başvurulması halinde, düzenleyeceği cevap dilekçesinde temyize ilişkin itirazlarını ileri sürmesi mümkündür.

438.nci maddenin birinci fıkrasındaki bir milyon liralık duruşma sınırı ile 440.ncı maddenin üçüncü fıkrasının birinci bendindeki beşyüzbin liralık karar düzeltme sınırının belirlenmesinde yukarıdaki fıkra hükmü kıyasen uygulanır.

Kesin olarak verilen hükümlerle niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümler, Adalet Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine cumhuriyet başsavcısı tarafından kanun yararına temyiz olunur.

Temyiz isteği Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde, hüküm kanun yararına bozulur. Bu bozma hükmün hukuki sonuçlarını kaldırmaz.

Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmi Gazetede yayınlanır.

(3156 Sayılı Yasa) Ek Madde 2 – Görev, kesin hüküm, Yargıtayca duruşma karar düzeltme ve senetle ispata ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar 1 Ocak 1990 tarihinden itibaren dört katı olarak uygulanır. Bu uygulama nedeniyle görevsizlik kararı verilmez.

HUKUK USULÜ YARGILAMALARI YASASI MADDE 21- Haksız bir fulden mütevellit dava, o fiilin vukubulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir:

BORÇLAR YASASI MADDE 49 – Şahsi menfaatleri haleldar olan kimse hata vukuundan zarar ve ziyan hatanın hususi ağırlığı icap ettiği surette, manevi zarar namıyla nakdi bir meblağ itasını dava edebilir.

Hakim, bu tazminatın itası yerine diğer bir tazmin sureti ikame yahut ilâve edebilir.

MADDE 50 – Birden ziyade kimseler birlikte bir zarar ika ettikleri takdirde müşevvik ile asil ve fer’an medhali olanlar, tefrik edilmeksizin müteselsilen mes’ul olurlar. Hakim, bunların birbiri aleyhinde rücu hakları olup olmadığım takdir ve icabında bu rücuun şümulünün derecesini tayin eder.

Yataklık eden kimse, vaki olan kârdan hisse almadıkça yahut iştirakiyle bir zarara sebebiyet vermedikçe mes’ul olmaz.

MADDE 53 – Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinden verilen beraat karariyle de mukayyet değildir. Bundan başka ceze mahkemesi kararı kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi hukuk hakimini takyiz etmez.

MADDE 60 – Zarar ve ziyan manevi zarar namıyla nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ıttılai tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz.

Şu kadarki zarar ve ziyan davası ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun ve müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa, şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur.

Eğer haksız bir fiil, mutazarrır olan taraf aleyhinde bir alacak tevlit etmiş olursa, mutazarrır kendisinin tazminat talebi müruru zaman ile sakıt olsa bile, o alacağı vermekten imtina edebilir.

Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava İle İlgili Açıklama

Yasa koyucu, 24.ncü maddeye 3444 Sayılı Yasa ile 24/a maddesini eklemiştir. Medeni Yasanın 24.ncü Maddesine göre bilindiği gibi kişilik hakkına saldırıda bulunana karşı mağdur kişi; mahkemeden bu saldırının önlenmesini, hakkının korunmasını, isteyebilir. Kişinin iznine, kamu yararına veya Yasanın verdiği yetkiye dayanmayan elatmalar hukuka aykırı sayılır. Bu Maddeye getirilen yenilikle kişilik hakkına hukuka aykırı olarak saldırılan veya saldırı tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kişi, saldırıya son verilmesi için saldırı yapılmamış da saldırı tehlikesi mevcutsa; o tehlikenin Önlenmesi için mahkemeye başvurabilecektir. Bundan başka saldırının etkisi devam ettiği takdirde, bunun hukuka aykırılığının da tespitini isteyebilecektir.-

Mahkemece yerilecek karar gazete ile ilan olunacaktır. Ayrıca üçüncü kişilere de bildirilecektir. Ancak, bu işlemler, mahkemece doğrudan doğruya değil talep üzerine yapılacaktır.

Getirilen diğer bir yenilik de, maddi ve manevi tazminat isteklerinin de mahkemece gözönünde tutulacağıdır. Eğer, saldırıdan haksız kazanç elde edilmişse, bu kazancı sağlayandan, bu kazancın alınması da dava edilebilecektir.

Manevi tazminat isteği, bu tazminatın istendiği tarafça kabul edilmezse, başkasına devredilemeycek yalnızca miras yoluyla mirasçıya geçebilecektir:

Kişilik haklarının korunması ile ilgili davalar, davacının konutu mahkemesi ile davalının konutu mahkemesinde de açılabilir. Daha önce, yalnızca, davalının konutu mahkemesinde veya saldırının yapıldığı yer mahkemesinde açılabiliyordu. 24.ncü maddeye eklenen ek madde bu yeniliği de getirmiştir.

Davacı, maddi ve manevi tazminat davaları-ile saldırıdan elde edilen kazancın da kendisine verilmesi isteğini kapsayan davayı birlikte açmak istediği takdirde kendi konutu mahkemesinde açabilecektir. Madde kabul edilmeden önce, bu tür bir davayı kendi konut mahkemesinde davacı açamıyordu.

Görevli mahkeme değere göre saptanacaktır.

Kişinin sırlarının açıklanması tazminat istemeye yol açacaktır. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasının 86/2 maddesine göre, resimler ve kişinin sesi de kişilik haklarındandır.

Bir basın kuruluşu (Örneğin Gazete) yayınladığı haber doğru ve tarafsız değilse, kusurlu sayılacağından tazminatla sorumlu olacaktır. Haberin verilme tarzındaki üsluba göre ve haber gerçeğin bir anlatımı olup bu haber için gazetenin Borçlar Yasasının 49.ncu maddesi hükmünce manevi tazminatla sorumlu tutulması gerekir. Manevi tazminatın takdirinde olayın özel hal ve koşulları yanında ilgililerin sosyal durumlarının ve konumlarının öğrenim derecelerinin, ekonomik güçlerinin gözönünde tutulması zorunluluk arzedecektir.

Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava’da Görevli  Mahkeme

Değere göre belirlenir.

  1. Değeri belirlenemeyen veya değeri ….. fazla olan davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde,
  2. Değeri …… lira veya daha az olan davalar da Sulh Hukuk mahkemesinde,
  3. Ancak, bu miktar ….’den itibaren …… lira olacaktır.
  4. Kamu kuruluşlarının saldırısı nedeniyle açılacak davalar da idare mahkemelerinde (idare mahkemesi, Danıştay) görülür.

Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava Yetkili  Mahkeme

  1. Saldırının yani haksız eylemin yapıldığı yer mahkemesi,
  2. Saldırı ve haksız eylemi yapan kişinin konutu mahkemesi,
  3. Saldırı veya haksız eylemi birden fazla kişi yapmışsa, bu takdirde yetkili mahkeme haksız eylemin veya saldırının yapıldığı yer mahkemesi’dir.
  4. Maddi ve Manevi tazminat davası ile saldırıdan elde edilen kazanç da istenirse; bu tür davayı açan davacının konutu mahkemesi de yetkilidir.

Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava Davacı

Haksız eylem veya saldırıdan zarar gören veya görenler.

Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava Davalı

  1. Saldırı veya haksız eylemi yapan gerçek kişi veya kişiler,
  2. Saldırı veya haksız eylemi yapan kamu kuruluşu veya kuruluşları.

Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava Dava Türleri

Bu tür davaları beş grupta toplamak mümkündür:

  1. Saldırının veya haksız eylemin önlenmesi (tecavüzün men’i) davası,
  2. Maddi tazminat davası,
  3. Manevi tazminat davası,
  4. Saldırı veya haksız eyleme uğrayacak yarar (menfaatlerin tespiti (saptanması) davası,
  5. Saldırının veya haksız eylemin yapılmaması için önleyici tedbirlerin alınması (içtinap) koruyucu önlem davası’dır.

1- SALDIRININ ÖNLENMESİ DAVASI:

Bu tür dava, eski durumun aynen geri konulmasını (iadesini) ve yeni bir kurum (tesis) amacını güder. Örneğin: İsmine el atarak, o isimden yararlanan kişi hakkında, bu el atmasının önlenmesi davası, eyleme uğrayan kişi tarafından açılması gibi.

Dava Açma Koşulu:

  1. Dava gününde varolan veya devam eden bir saldırı olmalı,
  2. Bu saldırı haksız olmalı.
  3. Kişisel yararlara (menfaatlere) saldırı yapılmış bulunmalıdır.

2  – MADDİ TAZMİNAT DAVASI:

Haksız saldırıdan maddi bir
zarar doğmuş ise, bu tür dava açılabilir. (MY. 24/2) Örneğin: Saldırı sonucu eli kesilen kişinin bu yüzden uğradığı maddi kazanç kaybını istemesi gibi.

Dava Açma Koşulu:

  1. Saldırı maddi bir zarar doğurmalı,
  2. Saldırı haksız olmalı,
  3. Maddi zararın değeri belırlenmeli’dir.

3  – MANEVİ TAZMİNAT DAVASI:

Bu tür davalar, manevi yararların saldırıya uğraması ve zarar görmesi nedeni ile açılan davalardır. Örneğin: Kişinin namusuna saldırıda bulunup, onu toplum içinde küçük düşürme durumuna neden olan hakkında, saldırıya uğrayanın açabileceği dava, bu tür davalardandır.

Dava Açma Koşulu:

  1. Saldırıdan manen yaralanılmış olmalı,
  2. Saldırıdan şiddetli acı (teessür) duyulmalı, üzüntü hissedılmelı,
  3. Saldırıda kendini savunma (meşru müdafaa) durumu olmamalı,
  4. Yasaua, manevi Ödence istenebileceği hususu açıklanmalı’dır.

Kişi, bu tür davada, önce saldırının önlenmesini, sonra zararın ödenmesini, bundan sonra da manevi ödence alınmasını isteyebilir. Hakim, BY.sının hükümlerini gözonünde bulundurarak karar verecektir.

4  – SAPTAMA (TESPİT) DAVASI:

Bu tür dava, saldırıya uğraması imkan dahilinde olan yararların önceden saptanmasını içeren davalardır. Örneğin: Kişiliği hakkında olumsuz yayın yapılması söz konusu olduğu durumda, bununla ilgili zararların önceden tespitini mahkemeden istemek gibi.

Dava Açma  Koşulu:

  1. Saldırı tehlikesi bulunmalı,
  2. Saldırıya uğrayacak bir yarar (menfaat) olmalı’dır.

5  – KORUYUCU ÖNLEM (İÇTİNAP) DAVASI:

Saldırının yapılmaması için
önleyici tedbirlerin alınması için açılan dava’dır. Örneğin: Yararı tehdide uğrayan
kişinin, gerekli önlemleri almak için mahkemeye başvurması gibi.

Dava Açma Koşulu:

  1. Saldırı yapılmak üzere olmalı ve tehlike belirmeli,
  2. Yarar (menfaat) tehdide uğramalı’dır.

Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava Zamanaşımı

Bu tür davalar, saldırının öğrenildiği günden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Ancak herhalde on yıl geçmekle dava zamanaşımına uğrayacaktır.

Kişilik Hakkına Saldırıdan Doğan Dava Gözönünde Tutulacak Hususlar

  1. Taraflar açıklamalı davetiye ile duruşmaya çağrılacaklardır.
  2. Davacı gelmediği takdirde dava dosyası Usulün 409.ucu maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılacaktır. Ancak,, davalı duruşmayı takip edeceğini bildirirse, o takdirde dava dosyası işlemden kaldırılmayacak, duruşmaya devam olunacak, deliller toplanıp dava sonuçlandırılacaktır.
  3. Davalı taraf duruşmaya gelmediği takdirde, gıyap kararı çıkarılmayacak, duruşma gıyabında yapılacaktır.
  4. Davanın türüne göre deliller toplanacaktır.
  5. Dava her türlü delille ispatlanabilir. Örneğin: Nüfus kaydı, gazete yazıları, resimler, tanıklar, doktor raporu, keşif, bilirkişi düşüncesi gibi.
  6. Tarafların mali ve sosyal durumları, aylık kazanç ve giderleri ile yaptıkları iş araştırılacak, bilhassa manevi ödence davalarında bu husus önemle gözönünde tutulacaktır.
  7. Başka mahkemede delil tespiti yapılmışsa, o dosya da getirtilecektir.
  8. Saldırı ve haksız eylemden dolayı ceza mahkemesine dava açılmışsa, ceza davasının sonucu da beklenecektir.
  9. Olayda kusur durumu da saptanacaktır. Tarafların kusurları bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek, kusur oranları hesaplanacaktır.
  10. Davanın türüne göre, nüfus kayıtları, getirtilecektir. Ayrıca tapuya, özel idareye, vergi dairesine, zabıtaya, ayrı ayrı yazılar yazılarak kayıt ve belgeler istenecektir.
  11. Manevi tazminata hükmolunabilmesi için kusur ve zararın ağır olması gözönünde tutulacaktır. Davacı tarafın da kusuru varsa, manevi tazminat takdir olunurken bu husus mahkemece doğrudan doğruya inceleme konusu yapılacaktır.
  12. Manevi tazminatı Hakim; doğrudan doğruya takdir edecektir. Takdirde, tarafların sosyal yaşantıları, gelir ve giderleri, yaptıkları iş olaydaki kusur durumları, olayın işleniş biçimi, saldırı veya haksız eylemin niteliği gözönünde tutulacaktır.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat