KEŞİF GİDERİNİN KESİN SÜRE İÇERİSİNDE YATIRILMAMASI DELİLDEN VAZGEÇME
YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2015/8851
KARAR NO. 2016/3862
KARAR TARİHİ. 7.4.2016
>KESİN SÜRE İÇİNDE KEŞİF GİDERİNİN YATIRILMAMASI–YÜZE KARŞI VEYA TEBLİĞ İLE VERİLMEYEN KESİN SÜRENİN HÜKÜM İFADE ETMEYECEĞİ
6100/m.288
ÖZET : Mahkemece verilen kesin süre içinde keşif giderlerinin yatırılmaması sebebiyle keşif delilinden vazgeçilmiş sayılacağı, dosyada bulunan diğer delillere göre de davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece davacının yüzüne karşı kesin sürenin içeriğinin okunduğu oysa ki müdahilin 2.6.2014 havale ve harç tarihli dilekçesi ile davaya müdahil olduğu, vekilinin de vekaletini müdahale dilekçesiyle birlikte dosyaya sunduğu, 12.12.2014 tarihli celsede de asli müdahale talebinin kabulüne karar verildiği ve aynı celsede duruşmaya son verilerek kısa kararın oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Yani müdahilin ya da vekilinin yüzüne karşı veyahut tebliğ yoluyla verilmiş kesin bir süre bulunmamaktadır. Daha önceden verilen kesin sürenin, verildiği sırada taraf olmayan kişi hakkında hüküm ifade etmesi hukuken mümkün değildir. Hal böyle olunca; mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek müdahilin davasının reddine karar verilmesi isabetsizdir.
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü:
KARAR : Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 25, 26, 28, 30, 32 parsel sayılı 2.182.11, 2.185.99, 2.181.23, 2.045.95, 1.738,78 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar sırasıyla davalılar …, …., …, …,…, aynı ada 55 parsel sayılı 1.162,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1/3 paylı olarak davalılar …ve …ile …, aynı ada 57 parsel sayılı 1.842,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6 pay üzerinden 1/6’şar payı ….ve …., ile …, 3/6 payı davalı … …adına tespit edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak murisleri ve ….’ye düşecek miras payının ölmüş olmaları sebebiyle mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında … aynı sebeplerle davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davacının temyiz itirazları yönüyle; Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre adı geçenin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
SONUÇ : 2-)Müdahilintemyiz itirazları yönüyle; Mahkemece verilen kesin süre içinde keşif giderlerinin yatırılmaması sebebiyle keşif delilinden vazgeçilmiş sayılacağı, dosyada bulunan diğer delillere göre de davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde, 11.4.2014 günü mahkemece davacının yüzüne karşı kesin sürenin içeriğinin okunduğu oysa ki müdahilin 2.6.2014 havale ve harç tarihli dilekçesi ile davaya müdahil olduğu, vekilinin de vekaletini müdahale dilekçesiyle birlikte dosyaya sunduğu, 12.12.2014 tarihli celsede de asli müdahale talebinin kabulüne karar verildiği ve aynı celsede duruşmaya son verilerek kısa kararın oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla müdahilin ya da vekilinin yüzüne karşı veyahut tebliğ yoluyla verilmiş kesin bir süre bulunmamaktadır. Daha önceden verilen kesin sürenin, verildiği sırada taraf olmayan kişi hakkında hüküm ifade etmesi hukuken mümkün değildir. Hal böyle olunca; mahkemece delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek müdahilin davasının reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazlarının bu sebeplerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2017/328
KARAR NO. 2017/6121
KARAR TARİHİ. 5.10.2017
ÖZET:keşif avansını verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın yatırmadığı, bu sebeple keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilebilmesi için ;
“Kesin süreye ilişin hükümlerin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişiler, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. “
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
KARAR : Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 137 ada 1 ve 23 parsel sayılı taşınmazlar …. …, 137 ada 2 parsel sayılı taşınmaz … …, 137 ada 3 parsel sayılı taşınmaz …., 137 ada 4 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar …. …, 137 ada 5 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar … …, 137 ada 7 parsel sayılı taşınmaz …. …, 137 ada 8 ve 26 parsel sayılı taşınmazlar …. …, 137 ada 9 parsel sayılı taşınmaz…., 137 ada 10, 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar …, 137 ada 13 parsel sayılı taşınmaz…., 137 ada 16 parsel sayılı taşınmaz …. …, 137 ada 17 parsel sayılı taşınmaz … …, 137 ada 18 parsel sayılı taşınmaz….., 137 ada 19 parsel sayılı taşınmaz … …, 137 ada 28 parsel sayılı taşınmaz…., 137 ada 31 parsel sayılı taşınmaz …. ve …. …, 137 ada 34 parsel sayılı taşınmaz …., 137 ada 37 parsel sayılı taşınmaz …. …, 137 ada 38 parsel sayılı taşınmaz … …, 137 ada 39 parsel sayılı taşınmaz…adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 1936 yılı umumi tahririnde Hazine adına kayıtlı bulunduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek Hazinenin davasının reddine, çekişmeli 137 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline dair verilen önceki tarihli hüküm, yöntemince mera araştırması yapılması gereğine değinen Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; keşif gideri yatırılmadığından davanın esastan reddine, çekişmeli 137 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Mahkemece, çekişmeli 137 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu sebeple keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kesin süreye ilişin hükümlerin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişiler, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Öte yandan bozma ilamında; komşu köylerde ikamet eden yerel bilirkişinin beyanlarına başvurulmasına, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu ile keşif yapılmasına işaret edildiği halde; yerel bilirkişi isimleri önceden belirlenmemiş, keşif ara kararında 1 ziraat bilirkişisi için ücret takdir edilmiştir. Bu şekilde yapılacak keşiften sonuç alınamayacağından, mahkemece davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için yeniden yöntemine uygun ve makul bir süre verilmesi, ara kararın gereklerinin yerine getirilmesi halinde belirlenen günde mahallinde önceki bozma ilamında değinilen hususlar nazara alınarak keşif yapılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde bulunduğundan kabulüyle 137 ada 11 ve 12 parsel sayılı taşınmazlara dair hükmün BOZULMASINA,
SONUÇ : 2-) Bu dava dosyası ile birleştirilen mahkemenin 2007/9433, 9437, 9451, 9452, 9453, 9457, 9458, 9459, 9460, 9461, 9462, 9463, 9468, 9470, 9471, 9472, 9473, 9477, 9478, 9479, 9483, 9487, 9488, 9497 Esas sayılı dava dosyalarının incelenmesinde, 137 ada 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 13, 16, 17, 18, 19, 23, 24, 25, 26, 28, 31, 34, 37, 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazların davaya konu edildiği ve kadastro tutanakları aslının da dosya içine getirildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece davaya konu olan 137 ada 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 13, 16, 17, 18, 19, 23, 24, 25, 26, 28, 31, 34, 37, 38 ve 39 parseller yönünden, inceleme ve araştırma yapılmamış, hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Dava konusu taşınmazlar hakkında hüküm kurulmaması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün bu yönüyle BOZULMASINA, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.