V.U.K. MADDE 367-(Değişik: 4369-22.7.1998) Yapılan inceleme sırasında 359 ve 360’ıncı maddelerde yazılı kaçakçılık ve iştirak sırasında 359 ve 360’ıncı maddelerde yazılı kaçakçılık ve iştirak suçlarını tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın ve gelirler bölge müdürlüğünün mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.

Yukarıda belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder.

Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine talik olunur.

359 ve 360’ıncımaddeler uyarınca uygulanan hapis cezası, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.

Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci kısmında yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve mercilerin muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce ittihaz edilecek kararlar da ceza yargıcını bağlamaz.

Vergi Usul Kanunu’nun 367’nci maddesinin 1.fıkrasında, aynı Kanunun 359.ve 360’ıncı maddelerinde öngörülen KAÇAKÇILIK VE İŞTİRAK sayılan fiilleri işledikleri tesbit edilen kişiler hakkında kamu davasının açılması hususunda uyulması zorunlu usul prosedürü düzenlenmiştir. Anılan 1.fıkra hükmüne göre;

aa) DOĞRUDAN DOĞRUYA SUÇ İHBARINDA BULUNABİLECEK OLAN İNCELEME ELEMANLARI:

Maliye müfettişleri ve hesap uzmanları ile bunların muavinleri, gelirler kontrolörleri ve satjyer gelirler kontrolörleri kaçakçılık ve iştirak sayılan fiilleri işlediklerini tesbit ettikleri kişiler hakkında düzenleyecekleri raporları hürriyeti bağlayıcı ceza uygulanması talebi ile DOĞRUDAN DOĞRUYA yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirmekle yükümlüdürler.

bb) KAÇAKÇILIK VE İŞTİRAK SUÇLARININ VERGİ İNCELEMESİNE YETKİLİ DİĞER MEMURLAR TARAFINDAN TESPİT EDİLMESİ DURUMUNDA YARGILAMA ŞARTI:

Doğrudan doğruya suç duyurusunda bulunabilecek olan inceleme elemanları dışında kalan ve vergi incelemesine yetkili bulunan diğer memurlar (vergi denetmenleri, vergi dairesi müdürleri, gelir müdürleri, vergi müdürleri) tarafından kaçakçılık ve iştirak fiillerini işledikleri tesbit edilen kişiler hakkında YARGILAMA-KOVUŞTURMA ŞARTI olarak ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün MÜTALAA’sının alınması ve fiile uygun mütalaa ile birlikte keyfiyetin yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi 367.maddenin 1.fıkrası uyannea zorunludur.

4369 Sayılı Kanunla 22.7.1998 tarihinde yapılan değişiklikten önce maddede sadece “Defterdarlık mütalaası” öngörülmekteydi. Gelirler Bölge Müdürlüklerinin 1998 yılı Haziran ayından itibaren faaliyete geçmeleri nedeniyle Gelirler Bölge Müdürlüğüne bağlı olan vergi denetmenlerinin düzenleyecekleri raporlar için 4369 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik uyarınca Gelirler bölge Müdürlüğünün mütalaa vermesi hususu madde metnine girmiştir. Defterdarlığa bağlı memurların düzenleyeceği raporlar için Defterdarlık mütalaası gerekir. Bizzat defterdarların rapor düzenlemesi halinde ise ayrıca mütalaa vermeleri gerekmez. Cumhuriyet Savcılığına suç ihbarında bulunmaları yeterlidir.

Yargıtayın konuya ilişkin kararlarına bakıldığında;

Yargılama (dava) şartı olan Defterdarlık ya da Gelirler Bölge Müdürlüğü’nün mütalaası alınmadan dava açılması halinde, mahkemece davaya devam edilmeyerek “yargılamanın durması”na karar verilmesi gerekir. anılan mütalaa alınmadan sanığın beraatine veya mahkumiyetine karar verilemez.

Dava şartı olan mütalaanın iddianamede tavsifi yapılan suça uygun olması da gerekir. Örneğin, sanık hakkında sahte fatura düzenlemek (V.U.K. Madde 359/b-l) suçundan kamu davası açılmasına rağmen, dava şartı olan defterdarlık mütalaası, defter ve belgeleri ibraz etmemek (V.U.K. Madde 359/b-2) suçuna ilişkin olarak verilmiş ise sahte fatura düzenlemek suçu bakımından mütalaa alınmadıkça ayrıca bu suçtan da hüküm kurulamaz. Mütalaanın aslı veya onaylı bir örneği getirtilip dosyaya konulmadan davaya devamla hüküm kurulması da yasaya aykırıdır.Yargıtay, suçların yasal unsurları itibariyle oluşmadığının açıkça anlaşıldığı durumlarda Defterdarlık mütalaası alınmadan beraat karan verilmesinin sonuca etkili olmadığını kararlarında belirtmektedir. Defterdarlık mütalaası verilmemesi, idarenin müdahillik sıfatından vazgeçtiği anlamına gelmediği gibi defterdarın müdahaleden vazgeçme yetkisi de bulunmamaktadır. Bu itibarla mütalaa verilmemesi veya suça konu olan fiilin cezalandırılması gerekmediği biçiminde görüş bildirilmesi durumunda “yargılama şartı’nın gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının CMUK.’nun 253/5 .madde ve bendi uyarınca düşürülmesi gerekir. Bu durumda beraat kararı verilemez.

Mütalaanın kaçakçılık ve iştirak niteliğinde biden fazla suç olması halinde tüm suçları ve birden fazla sanık bulunması durumunda her bir sanığı kapsayacak nitelikte olması gerekir. Diğer bir deyimle sanığın suçlarından biri bakımından alınan defterdarlık veya Gelirler Bölge Müdürlüğü mütalaası bu sanık hakkında mütalaaya konu edilmeyen diğer suçlan yönünden mütalaa alınmadan, yargılama şartı yerine getirilmeden dava açılmasını gerektirmemektedir. Sanıklardan biri hakkında verilen mütalaa diğer sanıklar hakkında mütalaa alınma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Mütalaa alınması için mahkemece verilen “yargılamanın durdurulması” karan davanın esasını halleden nihaî karar mahiyetinde bulunmadığından bu kararın temyiz yeteneği mevcut değildir.

V.U.K.’nun 367.maddesinin 1.fıkrasında gösterilen, doğrudan doğruya suç ihbarında bulunabilecek olan inceleme elemanları arasında sayılmayan görevlilerin, örneğin, Dış Ticaret Vergi Dairesi Başkanlığının ihbar yazısı üzerine açılan kamu davasına Defterdarlığın veya Gelirler Bölge Müdürlüğünün mütalaası alınmadan devam edilerek hüküm kurulamaz.”‘ Keza, bu konuda yetkili kılınmayan mali polisin suç duyurusu üzerine kamu davasına devam edilerek hüküm kurulması yasaya aykındır.

KAÇAKÇILIK SUÇUNUN İŞLENDİĞİNİ ÖĞRENEN C. SAVCISININ YAPACAĞI İŞLEMLER:

V.U.K.’nun 367.maddesinde öngörülen kaçakçılık suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet Savcılığı, maddenin 2.fıkrası uyannca hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını ister. Bu durumda, kamu davasının açılması  inceleme  neticesinin  Cumhuriyet  Savcılığına bildirilmesine  talik  olunur. (367/3.fıkra).

Yargıtay, mahkemenin suç duyurusu üzerine Defterdarlık veya Gelirler Bölge Müdürlüğünden mütalaa alınmadan açılan kamu davasına devamla mahkumiyet hükmü kurulmasının, yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

SUÇLARIN BİRLEŞMESİ HALİNDE İDARÎ VE ADLÎ MERCİLERİN KARARLARININ YEKDİĞERİNİ BAĞLAMIYACAĞI KURALI:

Maddenin 4.ve 5.fıkralarında aynı eylemin hem idari ve hem de adli suç ve cezalan gerektirmesi durumunda, ceza mahkemelerince faile hapis cezası uygulanmış olmasının, ayrıca vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, ceza mahkemesi kararlarının idari suç ve cezalar hakkında uygulama yapan makam ve mercilerin kararlarını etkilemeyeceği ve aynı şekilde bu mercilerce verilecek kararların da ceza yargıcını bağlamayacağı, öngörülmüştür.

Kural   olarak,   Danıştay’ın   ve   vergi   mahkemelerinin   kararları   da   ceza mahkemelerini  bağlamaz.  Delilleri serbestçe  araştırmak  ve  takdir etmek  ilkesini uygulayan ceza hakimi, Danıştay’ın ve vergi mahkemesinin kararı ile bağlı olmaksızın dosyadaki inceleme raporu ile diğer bilgi ve belgeleri değerlendirerek karar vermek durumundadır. Yargıtay, sahte fatura düzenlemek suçundan açılan davada, Vergi Mahkemesine   açılan   vergi cezalarının   kaldırılmasına   ilişkin   dava   sonucunun beklenmesine   gerek   olmayıp   verilen   bekleme   kararının sanık   aleyhine   sonuç doğurmayacağına   ve   TCK’nun    107.maddesine   göre   ön   sorun   olarak   kabul edilemeyeceğine, karar vermiştir. Ancak, suç tarihi itibariyle dava konusu kaçakçılık cezalarının kaldırılmasına ilişkin Vergi Mahkemesi kararı sanığın hukuki durumunu ilgilendirdiğinden veya mücbir sebebin varlığı konularda vergi mahkemesi kararı incelenmelidir.

Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat