İştirak ve Yoksulluk Nafakası Nedir?

İştirak ve Yoksulluk Nafakası

Boşanma davası sonucunda çocukların velayetini alan taraf lehine nafakaya hükmedilebilir. Bu nafakanın adı iştirak nafakasıdır. Nafakanın sahibi aslında küçük çocuklardır ve bunların yararına velayet tevdi olunan tarafa ödenmesine karar verilir. Nafakanın miktarı belirlenirken tarafların gelir durumuna da bakılır. Küçüğün menfaatlerinin gözetilmesi esas olduğundan iştirak nafakasının bağlanıp bağlanmamasında hakim tarafların talep ve beyanı ile bağlı değildir.

Davanın açıldığı tarihinden itibaren de nafaka bağlanması talep edilebilir. Bu da iştirak nafakası olmakla birlikte tedbir nafakası adını alır ve boşanma ile nafaka kararı kesinleştikten sonra iştirak nafakasına dönceğine karar verilir. Yani tedbir nafakası ilk celsede dahi ( ekonomik durum araştırması tamamlanmışsa ) bağlanabilecektir. Tedbir nafakası, kararın kesinleşmesi ile sona erer.

Boşanma ile yoksul duruma düşeceğini ispatlayan tarafa yoksulluk nafakası da bağlanabilir. Ancak kusursuz ya da diğer eşe göre daha az kusurlu olan tarafa hükmedilir. Taraflar eşit kusurlu ise ise yoksulluk nafakasına hükmedilmemektedir. Buna karşılık her iki taraf da kusursuz ise, nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaksızın boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek olan eş lehine nafakaya hükmedilebilir. Aşağıda tam metni verilen kararda da belirtildiği üzere Yargıtay, nafaka isteyenin asgari ücret alıyor olmasının nafaka bağlanmasına engel olmadığı görüşündedir.

Lehine nafaka hükmedilen eş, ileride ekonomik şartlarının değiştiğini, ödenen nafakanın içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle geçimini sağlamaya, ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini ileri sürerek nafakanın artırılması davası açabilir. Hakim yine tarafların, boşanma anındaki şartları ile artırım davası açıldığı andaki şartlarını değerlendirerek karar verir.

Nafaka yükümlüsü eş de ekonomik şartlarının değiştiğini, ödediği miktarın geçimini ve ihtiyaçlarını zora soktuğunu, bununla birlikte karşı tarafın ekonomik şartlarında iyileşme olduğunu ileri sürerek nafakanın kaldırılmasını ya da miktarın indirilmesini talep edebilir. Hakim yine tarafların, boşanma anındaki şartları ile artırım davası açıldığı andaki şartlarını değerlendirerek karar verir.

Nafakanın otomatik olarak arttırılması talebi varsa hakim bu yönde de karar verebilir. Örneğin her yılın şu ayındaki TÜFE endeksi oranında kendiliğinden artar şeklinde karar verilebilir.

İştirak nafakası, velayetin taraf değiştirmesi ve velayet hakkının sona ermesi halinde son bulur.

Yoksulluk nafakası ise, nafakanın kaldırılması davası neticesinde hakimin kararı ile, lehine nafaka hükmedilen tarafın evlenmesi ya da evliymiş gibi yaşaması halinde, tarafların yeniden evlenmesi halinde ve taraflardan birinin ölümü ile sona erer.

Tedbir nafakası, boşanma davasında hükmedilmişse hakimin boşanmaya karar vermesi halinde kararın kesinleşmesi ile; boşanmaya karar verilmemesi halinde ise hakimin belirleyeceği süreye kadar, belirlenmezse red kararının kesinleşmesi ile sona erer.

ÖNEMLİ UYARI: Bu makale, Av. Metin Polat tarafından www.metinpolat.av.tr için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder. Aykırı hareket edenler hakkında işlem başlatılır. Devamı...