İşçi Haftasonu Çalıştırılabilir mi?

İşçinin hafta tatilinde dinlenmesi asıldır. Bu nedenle İş Kanununda işçinin hafta tatilinde çalıştırılması durumunda ücretinin nasıl ödeneceği dahi düzenlenmemiştir.

İş Kanununda işçinin hafta tatilinde çalıştırılamayacağının öngörülmüş olmasına rağmen hafta tatili çalışmaları, bütün işkollarında ve olağanüstü sıklıkla uygulanmaktadır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63’üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verileceği hükme bağlanmıştır. İş Kanunu’nun 63’üncü maddesinde ise haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğu belirtilmiştir. Bir işçi haftanın 5 günü çalışıyorsa günlük çalışma süresi 45/5=9 saat, 6 gün çalışıyorsa 45/6=7,5 saattir. Cumartesi günleri yarım gün çalışmalarda ise çalışılan yarım günlük saat miktarı 45 saatten düşüldükten sonra kalan miktarın 5’e bölünmesiyle günlük çalışma süresi bulunur.

İş Kanunu’nun 63’üncü maddesinde belirtilen usule uygun olarak çalışan işçi 7 günlük bir zaman dilimi içerisinde 24 saat hafta tatiline hak kazanır. Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri, Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri, Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri çalışılmış günler gibi hesaba katılır.

Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. bu işverenin ücret ödeme borcu olup, işçi hafta tatili gününde çalışma yapmasa da ücrete hak kazanır. Hafta tatili yapmayıp haftanın 7 günü işçinin çalıştırılması halinde (bu şekilde bir çalışma yasal olmamakla beraber uygulamada sıklıkla karşılaşılmaktadır) işçiye takip eden hafta içerisinde izin verilmesi gerekir. Verilmemesi durumunda işçi idari merciler vasıtasıyla hakkını arayabilir. Hafta tatili yapmayan ve çalışan işçiye o günün ücreti 2,5 kat zamlı olarak ödenmesi gerekir.

Postalar halinde işçi çalıştıran işyerlerinde, posta değişimleri genellikle yapılamamakta, işçilerin hafta tatili günleri çoğu zaman suistimal edilmektedir. Örneğin; 16.04.2011 Cumartesi günü 08.00-16.00 postasında veya vardiyasında çalışan işçi en erken 18.04.2011 Pazartesi günü 00.00-08.00 vardiyasında yani postasında çalıştırılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, hafta tatili olan 24 saatlik süresnin işçinin vardiya çıkış saatinden itibaren değil, o günün sona erdiği 24.00 dan itibaren hesaplanarak bulunmasıdır. Örnek olayda olduğu gibi işçinin hafta tatili 16.04.2011 Cumartesi günü vardiya çıkış saati olan 16.00 dan itibaren değil, o günün sona erdiği ve ertesi günün başladığı 17.04.2011 günün saat 00.00 dan itibaren başlar. Bu bağlamda da hafta tatili olan 24 saatlik sürenin dolduğu 18.04.2011 pazartesi saat 00.00-08.00 vardiyası veya postasında işçi çalışmaya devam eder.

Yargıtay’ın yerleşik görüşü, hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı ve buna göre ücretinin % 50 (iş ya da toplu iş sözleşmelerinde daha yüksek oran öngörülmüşse bu oranda) zamlı ödeneceği yönündedir. (Yargıtay 9. HD. 23.05.1996, E.1995/37960, K.1996/11745)
Gerçekten de hafta tatili çalışması haftalık 45 saatlik çalışma süresini aşan bir çalışma olduğundan fazla çalışmadır.
Bu durumda hafta tatilinde çalışan işçiye: Hak kazandığı 1 yevmiye + çalıştığı için 1,5 yevmiye (% 50 zamlı yevmiye) = toplam 2,5 yevmiye ödenecektir.

İşci hafta tatilini kendi rızası ile çalışırsa

İşverenin iradesi dışında ve işin icabı olmadığı halde kendiliğinden çalışmışsa ayrıca hafta ve genel tatil çalışma ücreti alamaz. Bu nedenle işyerinin niteliği, işin kapasitesi vesair koşulları itibariyle hafta ve genel tatillerde çalıştırmayı gerektirip gerektirmeyeceğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi icap ederken yeterli olmayan şahit beyanlarına göre hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.”
(Yargıtay 9. HD. 06.02.1978, E.1978/1742, K.1978/1842)

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat