Sanığın Kendisine Görevi Gereği Verilen Kullanıcı Kodu Ve Şifre İle Sorgulama Yapması Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçunu Oluşturmaz

İbranamenin geçerlilik koşulları nelerdir?

İbranamenin geçerlilik koşulları nelerdir?

İrade Fesadı Hallerinde Düzenlenen İbranameler

Yeni Borçlar Kanununda bu konuya değinilmiş ve 419. maddesinde, işçi ve işveren ilişkileri açısından ibra sözleşmesine dair bazı kurallara yer verilmiştir. Bahsi geçen düzenleme de, işçilik alacaklarını sona erdi­ren ibra sözleşmelerinin sınırlı biçimde ele alınması gerektiğini göster­mektedir. Bu itibarla Borçlar Kanunun irade fesadını düzenleyen 23-31. maddeleri arasında düzenlenmiş olan irade fesadı hallerinin İş Huku­kunda ibra sözleşmeleri bakımında çok daha titizlikle ele alınması gere­kir. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın ya da üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde ibra iradesine değer verilemez. Öte yandan Borçlar Kanunun 21. maddesinde sözü edilen aşırı yararlanma (gabin) ölçütünün de ibra söz­leşmelerinin geçerliliği noktasında değerlendirilmesi gerekir.

İş Akdinin Sona Ermesinden Önce Düzenlenen İbranameler

İş hukuku öğretisine ve Yargıtaya göre iş akdinin sona erme­sinden önce düzenlenen ibranameler geçersizdir. Başka bir deyişle, işçi­nin işe girerken veya işin devamı sırasında imzaladığı ibranamelerin hukuki değeri yoktur. Gerçekten, kimi işverenler kötü niyetli davranarak işe girerken veya iş ilişkisinin devamı süresi içinde çeşitli baskılarla işçi­lerden ibraname alma yoluna gidebilirler. İşçi ancak iş akdi sona erdik­ten sonra bu tür baskılardan kurtulacak ve işverene ibraname verip ver­meme konusunda özgür iradesiyle bir karar alabilecektir.

Gelecekte Oluşacak Haklar İçin Düzenlenen İbranameler

İbraname ancak geçmişte doğmuş alacaklar için geçerli olup gele­cekte oluşacak alacaklar işçi alacakları için geçerli olarak düzenlenemez. Nitekim Yargıtaya göre de, iş kazasının “hemen akabinde düzenlenen ibranameye dayanılmış ise de bu ibraname de geçerli kabul edilemez. Çünkü o tarihte maluliyet durumu ve kusur oranları konusunda davacı kesin fikir sahibi değildir”.

Genel İfadeler İçeren İbranameler

İbranamenin içeriği şüphe uyandırmayacak ve tereddüt içermeye­cek açıklıkta düzenlenmiş olması gerekir. Bilgiler açık ve anlaşılır olma­lıdır. Çalışma süreleri belli olmalıdır. İşçiye verilen para ile ölçülebilen sosyal haklar ibranamede yazılı olmalıdır.

İbra edilen alacakların, örneğin fazla çalışma ücretleri, yıllık ücretli izin, ihbar tazminatı, kıdem tazminatında olduğu gibi nitelikleri ve mik­tarları ayrı ayrı tereddütsüz bir şekilde ibranamede yer alması gerekir. Aksi haldeki bir belge ibraname olarak kabul edilmemekte sadece içer­diği parasal tutar itibariyle makbuz olarak kabul edilmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir kararında bu yönde şu anlatıma yer vermiştir; “Hakkı ortada kaldırıcı nitelikte olan ibranın açık ve kesin şekilde dü­zenlenmiş olması icap eder. Hükme dayanak yapılan 04.06.1997 tarihli anılan belgede dava konusu yapılan fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ve yıllık ücretli izinle ilgili alacaklar tek tek sayılmış olmayıp “hiçbir alaca­ğım kalmadı” şeklinde genel ve soyut bir açıklamada bulunulmuştur ki bu belgeden hareketle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.”

Buna karşılık yüksek mahkeme, miktar belirtilmese de işçilik alacak­larının teker teker sayılarak ibranamenin düzenlenmesini geçerli kabul etmektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesine göre; “Dosyada mevcut ibra­name alacakların kalemler halinde sayıldığı, davacının izin haklarını aldığını beyan ettiği görülmüştür. Dairemizin kararlılık kazanan uygu­laması; miktarlar yazılı olduğu takdirde ibranamenin makbuz niteliğin­de olduğu, miktar yazılı olmayan ancak alacakların açıkça belirtilmek suretiyle imzalanan belgelerin geçerli mahiyeti taşıdığı yolundadır. İbranamenin miktar içermemesi geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz”.

İbranamelerde, işyerinde uygulanmayan ücret veya ücretin ödeme türlerine kesinlikle yer verilmemeli, işçinin aslında hak kazanmadığı menfaat veya ödemelerin de ibra edildiği gibi çelişkili durumların oluş­masına izin verilmemelidir. İbranamede sadece, ilgili işçinin, çalıştığı devrede, hak ettiği kazançlarla ilgili alacağın ortadan kaldırılması sağ­lanmalıdır.

Düzenlendiği Tarihin Belli Olmadığı İbranameler

Yargıtay bir kararında ibranamede düzenleme tarihinin bulun­mamasını gerekçe göstererek bu ibranameye istinaden alman yerel mah­keme kararını bozmuştur. Söz konusu Karar’da şöyle denilmiştir. “Borcu sona erdiren bir belge olan ibranamelerde, Dairemizin kökleşmiş içtihat­ları uyarınca düzenleme tarihinin bulunması gerekmektedir. Hükme esas alman ibraname ise, tarihsiz olup geçersizdir. Kıdem ve ihbar taz­minatlarının bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerek­tirmiştir.”