Hırsızlık Sigortasında Aşırmanın Kapsam Dışı Bırakılması
YARGITAY 11. Hukuk Dairesi E:2001/1974 K:2001/4033 T:07.05.2001
Taraflar araşında görülen davada İstanbül Aslive 10.Hukuk Mahkemesince verilen 28.11.2000 tarih ve 2000/61 2000/712 sayılı kararın ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış ölmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ……tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkiline ait evin davalıya Konut Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, evde müvekkilinin 25.12.1998de ayrıldıktan sonra 26.12.1998 günü saat 02:00de hırsızlık yapıldığını, rizikonun davalıya ve polise bildirildiğini, davalının sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, 500.000.000.- Türk Parası ile ziynet eşyalarının toplam değeri olan 5.000.000.000.-TL.nın gecikme zamlarıyla birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı ev incelendiğinde kapı kilidi ve çevresinde herhangi bir zorlamanın olmadığını, kasanın kendi anahtarı ile açıldığını, kasanın gardolap içinde olduğunun soylenmesine rağmen hiçbir dağınıklığın bulunmaması nedeniyle hırsızlığın yapılmadığı sonucuna ulaşıldığını, ziynet eşyalarına dair belge ve faturanın sunulmadığını, paranın poliçe kapsamı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davacıya ait evin kapı kilidi uzerinde ve çevresinde herhangi bir zorlama, iz ve emareye rastlanılmadığı, dinlenen tanıkların 01:00 sularında evden ayrıldıklarını ve 15 dakika sonra hırsızlığın bildirildiğini beyan etmeleri, kasanın kendi anahtarı ile açıldığı ve gardolap içindeki kasaya rağmen başka dağınıklığın olmadığı, fatura ve belge sunulmadığı ve davanın samimi olmadıgı gerekcesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketine sigortalı evde meydana gelen hırsızlık sonucu oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındakı uyusmazlık, davacı tarafından davalı sigorta şirketine hırsızlık rizikolarına karşı sigorta ettirilen evinde, meydana gelen hırsızlık olayının sigorta kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hırsızlık sigortasına TTK.nun 1320 nci maddesinde yer verilmekle birlikte bu maddede anılan sigortanın tanımı ve unsurlarına yer verilmemiş ve yine bu maddeye emredici hükümlerin nelerden ibaret olduğunu gösteren TTK.nun 1264 ncü maddesinde yer verilmemiştir. O halde bu tür sigortanın kapsamının sözleşme hükumlerine göre tayin edilmesi zorunludur. İlgili makamca onanan ve sözleşme koşulları haline gelen sigorta poliçesi genel şartlarına gore, hırsızlık nedeniyle meydana gelen zararın sigorta teminatı içerisinde kalabilmesi icin hırsızlığın, sigortalı eşya ve malların bulunduğu mahallere kırmak, zorlamak, tırmanmak, duvar aşmak veya anahtar uydurmak suretiyle girilerek yapılmış olması veya sigortalı eşyanın bulundugu mahallere gizlice girip saklanmak ve kapanmak suretiyle yapılmıs olması veya sigorta ettirenı veya efradını veya müstahdemleri söz ve şiddet kullanmak, ölümle tehdit etmek, yaralamak veya öldürmek suretiyle yapılmış olması zorunlu bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinde, 25.12.1998 tarihli olay tutanağında sigortalı evin kapısının kilit kısmının kanırttırılarak açıldığı, gardolabında bulunan kasanın anahtarının bulunduğu el çantasının kilidinin kırılarak anahtarın alınıp kasanın üst çekmecesinin açıldığı, alt çekmecenin ise, kırılarak açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, poliçe genel şartları celbedilerek ziynet eşyalarının ne şekilde ve ne şartlar ile teminat altına alındığı tesbit edilerek, uzman bilirkişilerden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.