Hakimin davaya bakamayacağı haller nelerdir?


Hakimin davaya bakmaktan yasaklı olduğu haller, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 22. ve 23. maddelerinde sayılmıştır. Bu hallerde hakimin kendinden davaya bakmaktan çekinmesi gerekmektedir. 22. maddeye göre hakim;
1- Suçtan kendisi zarar görmüşse,
2- Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa,
3- Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise,
4- Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlat edinme bağlantısı varsa,
5- Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü derece dahil kan hısımlığı varsa,
6- Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa,
7- Aynı davada Cumhuriyet savcılığı, adli kolluk görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa,
8- Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse,
hiçbir surette davaya bakamayacaktır. Kanunun 23. maddesi ise belli bazı yargılama işlemlerini yapmış olan hakimi birtakım yargılama faaliyetleri bakımından yasaklı addetmiştir. Buna göre:
1- Bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz. Örneğin bir hakim bir davada hüküm verdikten sonra Yargıtay hakimi olarak atanırsa bu hakim, hakkında hüküm vermiş olduğu davanın temyiz incelemesine katılamayacaktır.
2- Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hakim, kovuşturma evresinde görev yapamaz. Bu yasaklılık hali, yalnızca sulh ceza hakiminin kanunun 163. maddesi uyarınca zorunlu savcılık yaptığı hallerde geçerlidir (Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekil Hakkında Kanun m.11). Bu durumda soruşturma aşamasında şüpheli hakkında tutuklama kararı vermiş olan bir hakim, daha sonra kovuşturmada bu hükme istinaden davaya bakmaktan yasaklı sayılamayacaktır.
3- Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hakim, aynı işte görev alamaz.
Eğer yukarıda iki grup halinde sayılan hallerden birinin varlığı nedeniyle davadan çekinmesi gereken bir hakim hükme katılırsa bu bir kesin hukuka aykırılık sebebi olacaktır ve temyiz edilmesi halinde böyle bir hüküm, kanunun 280/1-b ve 289/1-b maddeleri uyarınca bozulacaktır.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat