NOKSAN HARCIN TAMAMLANMASI İÇİN VERİLECEK SÜRE YASAL DÜZENLEMEYE UYGUN DEĞİL İSE HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAMASI

BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİ İSTEMİ

BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİ İSTEMİ

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2021/9110
K. 2022/9036
T. 14.12.2022

BORÇLU OLUNMADIĞININ TESPİTİ İSTEMİ ( Borçlunun Faktoring İşlemini Öğrendiği Sırada Önceki Alacaklısına Karşı Sahip Olduğu Def’ileri Alacağı Faktoring Sözleşmesine Dayanarak Devralmış Olan Faktoring Şirketine Karşı da İleri Sürebileceği – Faktoring İşleminin Tarafları Arasındaki İlişkiler Yönünden Şahsi Def’ilerin İleri Sürülebilmesinde Faktoring Şirketinin İyi Niyetli ya da Kötü Niyetli Olmasının Sonuca Etkisi Bulunmadığı/Bu Husus Gözetilmeden Faktoring Şirketi Hakkında Davanın Reddi Şeklinde Verilen Kararın Hukuka Aykırı Olduğu )

BEDELSİZLİK DEF’İ ( Davacının Davalılardan Faktoring İşleminin Tarafı Olan Şirkete Borçlu Olmadığı Aralarındaki Sözleşme İle Belirlenmiş Olup Ayrıca İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar Davalı Tarafından Temyiz Edilmediğinden Kararın Kesinleştiği Bu Sebeple Davacının Bedelsizlik Def’ini Davalı Faktoring Şirketine Karşı İleri Sürmesinin Mümkün Olduğu )

FAKTORİNG ŞİRKETİNİN DEVRALDIĞI ALACAK ( Davalı Faktoring Şirketinin Dava Konusu Çeki İlgili Mevzuata Uygun Belge İle Uhdesine Almadığı Faktoring Şirketince Diğer Davalının Alacağını Teyit Noktasında İleri Sürülen Delillerin Yeterli Bulunmadığı Gerekçesiyle Davanın Her İki Davalı İçin Kabulü Gerekirken Somut Olaya Uygun Düşmeyen Gerekçelerle Davanın Faktoring Şirketi Bakımından Reddedilmesinin Hatalı Olduğu )

6361/m.9

6098/m.188

ÖZET: Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti (menfi tespit) istemine ilişkindir.

Davacının, davalılardan faktoring işleminin tarafı olan şirkete borçlu olmadığı aralarındaki sözleşme ile belirlenmiş olup ayrıca ilk derece mahkemesince verilen karar davalı tarafından temyiz edilmediğinden bu davalı yönünden davacının borçlu olmadığı hususu kesinleşmiştir. Davacının bedelsizlik def’ini davalı faktoring şirketine karşı ileri sürmesinin mümkün olduğu, aksi kabulde dahi davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki ilgili mevzuata uygun belge ile uhdesine almadığı, faktoring şirketince diğer davalının alacağını teyit noktasında ileri sürülen delillerin yeterli bulunmadığı gerekçesiyle davanın her iki davalı için kabulü gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın faktoring şirketi bakımından reddi doğru görülmemiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.03.2016 tarih ve 2015/619 E. – 2016/317 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, daha önce müvekkili ile ticari ilişkisi olan davalılardan … Ltd. Şti.’nin talebi üzerine, 04/11/2014 tarihinde dava konusu çeki, herhangi bir mal veya hizmet alımı olmaksızın, ileride alınacak mallara avans niteliğinde düzenleyerek verdiğini, karşılığında da davalı firmanın çeklerini aldığını, davalı … Şirketinin bu çeki davalı … şirketine temlik ederken sahte fatura kullandığını, çeklerin verilmesi sırasında çek teslim bordrosu ve çeklerin avans hatır çeki olup, herhangi bir borçtan dolayı verilmediğine dair sözleşme düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalılardan … Ltd. Şti. arasında Mayıs 2014 sonu itibarıyla karşılıklı borç alacak bulunmadığı, bu tarihe kadar karşılıklı mal alış verişine ilişkin kesilen faturaların bedellerinin de ödendiğini, davalı S. Faktoring A.Ş.’nin müvekkili şirketi arayarak dava konusu çekin teyidini istediğini, temlik alan Faktoring şirketinin ilgili Yönetmelikle belirlenen sorumluluğunu yerine getirmediği, somut olayda Faktoring şirketinin dava konusu çekleri takibe yetkili olmadığını ileri sürerek dava konusu çekten dolayı müvvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı S. Faktoring vekili, bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini, davacının 05/11/2014 tarihinde müvekkili şirket ile imza sirkülerini paylaştığını, bunun üzerine diğer davalı … ile 06/11/2014 tarihinde faktoring işlemleri yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı … Boya Kimya Teks. Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin cevap dilekçesi sunmamıştır.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi muvazasına dayanamayacağı, davalı … şirketinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğu, temeldeki şahsi definin ilişkinin dışında olan iyiniyetli Faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, Faktoring şirketinin yasal ve yönetmenlik hükümlerine uygun olarak alacağı temlik aldığı gerekçesiyle davalı … Boya Kimya San. ve Tic. Ltd. yönünden davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı S.Faktoring A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Dava konusu çeklerin keşidecisi davacı, birinci ciranta davalı … Boya…Ltd. Şti. olup, hamili davalı S.Faktoring A.Ş.’ dir. Davacı ile davalılardan … Boya…Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşme ile çeklerin bedelsiz olduğu ve hatır çeki olarak düzenlendiği konusunda sözleşme imzalanmıştır. Bu durumda davacı tarafından çeklerin bedelsizliği davalılardan … Boya…Ltd. Şti.’ne karşı şahsi defi olarak her zaman ileri sürülebilir. 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2 maddesi ”Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez” hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 Sayılı Kanun’un 9/2 ve 6098 Sayılı TBK’nın 188/1.maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def’ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 Sayılı Kanun’un 9/2. ve TBK’nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def’ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; davacının, davalılardan faktoring işleminin tarafı olan … Boya…Ltd. Şti.’ne borçlu olmadığı aralarındaki sözleşme ile belirlenmiş olup ayrıca ilk derece mahkemesince verilen karar davalı tarafından temyiz edilmediğinden bu davalı yönünden davacının borçlu olmadığı hususu kesinleşmiştir. Davacının bedelsizlik def’ini davalı … şirketine karşı ileri sürmesinin mümkün olduğu, aksi kabulde dahi davalı … şirketinin dava konusu çeki ilgili mevzuata uygun belge ile uhdesine almadığı, faktoring şirketince diğer davalının alacağını teyit noktasında ileri sürülen delillerin yeterli bulunmadığı gerekçesiyle davanın her iki davalı için kabulü gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın faktoring şirketi bakımından reddi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilin temyiz isteminin kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.12.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davalılar arasında faktoring sözleşmesinin düzenlendiği 06.11.2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6361 Sayılı Kanun’un 9/3 maddesi “bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceği, meğer ki faktoring şirketinin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun” hükmünü taşımaktadır.

Yasa açık hükmüne göre, keşideci ile lehdar arasındaki şahsi def’ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.

Kuralın tek istisnası, faktoring şirketinin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlu zararına hareket etmiş olmasıdır.

Somut uyuşmazlıkta, dava konusu çekin, davacı tarafından davalı şirkete avans-teminat olarak verildiğine ilişkin iddia, şahsi def’i niteliğinde olup diğer davalı … şirketine karşı ileri sürülmesi mümkün değildir.

Lehdar aleyhinde açılan davanın kabul edilmiş ve temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olması, açık yasa hükmüne göre davalı … şirketinin de aynı nedenle sorumluluğunu gerektirmemektedir.

Kaldı ki davalı … şirketinin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği de ispatlanmış değildir.

Sayın çoğunluğun, yasa hükmüne rağmen bedelsizlik def’inin faktoring şirketine karşı da ileri sürülebileceği, lehdar hakkındaki kesinleşmiş kararın, faktoring şirketini de bağlayacağına ilişkin bozma gerekçesi yerinde değildir.

Bununla birlikte 6361 Sayılı Kanun’un 9/2 madde ile “faktoring şirketinin kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilmeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilmeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir olamayacağı veya tahsilini üstlenemeyeceği” öngörülmüş,

6361 Sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi gereğince uygulanması gereken 10.10.2006 tarih ve 26315 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 22/2 maddesiyle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 08.07.2010 tarihli Genelgesi ile faktoring şirketlerinin uyması gereken usul ve kurallar düzenlenmiştir.

Davalı … şirketi, dava konusu çeki Yasa’nın 9/2 maddesiyle Yönetmelik ve Genelge hükümlerine göre iktisap ettiğini yasal delillerle kanıtlayamamıştır.

Yerel mahkeme kararının, davalı … şirketi hakkındaki davanın da açıklanan bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şahsi def’ilerin ve kesinleşmiş kararın faktoring şirketini de bağlayacağına ilişkin gerekçesi 6361 Sayılı Kanun’un 9/3 maddesine aykırı olduğundan bu yönde sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.