Genel Olarak

Taksimin nasıl yapılacağı başlığını taşıyan Medeni Kanunun 628. mad­desi aynen “müşterek mülkiyet, aynen taksim ile nihayet bulacağı gibi be­deli hissedarlar arasında tevzi olunmak üzere pazarlık veya müzayede su­retiyle satım ile ve hissedarlardan biri veya bir kaçı tarafından diğerlerine ait hisselerin iktisadı ile de nihayet bulur.

Hissedarlar  taksimin   nasıl   yapılacağında   ittifak edemedikleri   taktirde müşterek mülkün kıymetinde ehemmiyetli bir noksan arız olmaksızın taksim kabil ise hakim aynen   taksimi   ve değilse ise hissedarlar   beyninde veya umum arasında müzayede ile satılmasını emreder.

Aynen taksimde hisselerin teadülü temin edilmezse ivaz ilavesiyle tadil olunur, “631. maddesi de “iştirak halindeki mülkiyet o mülkün temliki veya iştirakin zevaliyle nihayet bulur. Bu suretle taksim, hilafına hüküm bu­lunmadıkça müşterek mülkiyet hükümlerine göre yapılır”, 652. maddesi ise “‘bir arsanın altında veya üstünde yapılan yahut onunla devamlı bir surette birleştirilen inşaat ve imalat tapu siciline irtifak hakkı diye tescil edilmek üzere başka bir malikin mülkü olabilir.

Bir evin muhtelif katları üst hakkı tescile mevzu olamaz” der.

Medeni Kanundaki   bu hükümler   ve diğerleri   ile imar   mevzuatındaki düzenlemeler taksime ilişkin önemli kanuni dayanaklardır. Aynen taksimin mümkün olup olmamasının araştırılması ve tespitinde öncelikle   mevzuattaki ilkeler esas alınarak yapılması lâzım gelir.

Taksim İsteği

Genel olarak ortaklığın giderilmesi davalarına ait dava dilekçelerinde da­vaya konu edilen malların aynen taksim, olmadığı taktirde satış suretiyle şüyuun izalesi istenir. Ancak bunun aksi yani sadece taksim yahut sadece satış isteğinde bulunulması da mümkündür. Bu davaların çift taraflı olması ve taraflar yönünde benzer sonuçlar doğuran davalardan bulunması se­bebiyle davacının dava dilekçesindeki taksim ve satış isteğine karşın davalı da aksi talepte bulunabilir. Davalının böyle bir istekte bulunması halinde o istek   üzerinde de durulmalıdır.

Medeni .Kanununun  628. maddesinin ikinci  ve üçüncü fıkralarında ifade edildiği  üzere taksimin nasıl yapılacağı  konusunda    müşterek    mülkün kıymetinde önemli bir eksiklik olmadan  taksim mümkün ise hakim  taksim kararı vermek zorundadır.  Paylaştırmada asıl ilke  taşınmaz malların aynen taksimi ile her bir paydaşa arzın belli bir bölümünün verilmesi ve onların bu şekilde ferdi mülkiyete kavuşturulmasıdır.

CategoryMakale
Yorum Yazın:

*

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Call Now Button
WhatsApp chat