Sanığın Kendisine Görevi Gereği Verilen Kullanıcı Kodu Ve Şifre İle Sorgulama Yapması Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçunu Oluşturmaz

AVUKATLIK SIFATINA SAHİP OLMAYAN KİŞİNİN BU ÜNVANI KULLANARAK MENFAAT TEMİNİ

AVUKATLIK SIFATINA SAHİP OLMAYAN KİŞİNİN BU ÜNVANI KULLANARAK MENFAAT TEMİNİ

1136-Avukatlık Kanunu MADDE 63
Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmıyan dava evrakını düzenliyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar. (Ek cümle : 2/5/2001 – 4667/40 md.) Şu kadar ki, baro levhasındaki kaydı yirmi yılı dolanlardan, bürosunu kapatarak vergi kaydını sildiren avukatlar durumları hakkında bilgi vermek ve baroya karşı görev ve yükümlülüklerini yerine getirmek koşuluyla sadece avukat unvanını kullanabilirler. (3)
(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/334 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından beşyüz Türk Lirasından ikibin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/334 md.) Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve barolar, bu maddenin kapsamına giren bir olayı öğrenince Cumhuriyet Savcılığına bildirmek zorundadırlar. Yapılacak kovuşturma sonucu Cumhuriyet Savcısı tarafından baroya bildirilir.

T.C.
YARGITAY
19. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2015/5388
KARAR NO:2016/1654
KARAR TARİHİ.11.02.2016

>Avukatlık sıfatına sahip olmayan sanığın kendisini çevresine avukat olarak tanıtarak dava takibi yapmak üzre menfaat temin etmek istemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 1136 sayılı Kanun’un 63/3. maddesindeki suçu oluşturduğu

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Avukatlık sıfatına sahip olmayan sanığın kendisini çevresine avukat olarak tanıtarak dava takibi yapmak üzre menfaat temin etmek istemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin 1136 sayılı Kanun’un 63/3. maddesindeki suçu oluşturduğu ve yapılan uygulamanın sanığın lehine olduğu gözetilerek mahkemenin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemekle, tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.