Avukatın Açtığı Davayı Takipsiz Bırakması Nedeniyle Tazminat

Ecrimisil tazminatı nedir? Miktarı nasıl tespit edilir?

Avukatın Açtığı Davayı Takipsiz Bırakması Nedeniyle Tazminat

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2015/39878
KARAR NO: 2017/10454
KARAR TARİHİ: 31.10.2017

>AVUKATIN AÇTIĞI DAVAYI TAKİPSİZ BIRAKARAK AÇILMAMIŞ SAYILMASINA NEDEN OLARAK DOĞAN ZARARIN TANZİMİ İSTEMİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, alacağını tahsil etmek için davalı avukata vekalet verdiğini, ancak davalıya gönderilen yargılama giderinin dosyaya yatırılmadığını, duruşmaları takip etmediğini, davanın takipsiz bırakılarak açılmamış sayılmasına neden olduğunu, bu davanın işçi alacaklarının ödenmesine dair bir dava olması sebebiyle 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, süre geçtiği için tekrar dava açamadığını, maddi zarara uğradığını ileri sürerek, mahrum kaldığı işçi alacağı için 10.116,00 TL yargılama gideri olarak ödemiş olduğu 500,00 TL, karşı taraf vekalet ücreti 1.213,00 TL, işbu davayı açmak icin avukatlık ücreti olarak 3.000,00 TL, işbu dava için çıkarılan vekaletname gideri olarak 65,00 TL, manevi zarar olarak 2.000,00 TL’nin davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği tarihten itibaren en yüksek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının peşin göndermesi gereken 1.000,00 TL.’den 500,00 TL.’sini gönderdiğini, dava masraflarını yollamadığını, telefonlarına cevap vermediğini, daha sonraki zamanlarda da yargılama gideri ve kalan vekalet ücretini yatırması için davacıyı aradığını ancak ulaşamadığını, aralarındaki irtibatın koptuğunu, davanın zarar görmemesi için ikinci celse mazeret bildirdiğini, sonraki celse başka bir avukata yetki belgesi verdiğini, davanın bir sonraki celse müracaata bırakıldığını, aradan bir yılı aşkın süre geçtikten sonra davacının kendisini aradığını, cezaevinde olduğu için irtibata geçemediğini bildirdiğini, bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 11.847,4 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya yönelik talebi ile manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dava, vekilin görevini yerine getirmemesi neticesinde doğan zararın tazmini talebine ilişkindir.

Davacı, davalının açtığı davayı takipsiz bırakarak açılmamış sayılmasına neden olduğunu beyan ederek doğan zararının tazminini istemiş, davalı ise; masraf ve vekalet ücretlerinin ödenmediğini, halen alacağını talep hakkının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davalı yararına 1.213,00 TL vekalet ücreti taktir edildiği, yine bu dosyada 500,00 TL avanstan bahsedildiği, dava dosyasının her ne kadar taşeron işçi alacağı olarak belirtilmiş ise de dosya ekindeki belgelerden davacının taşeron olarak çalıştığı, dolayısıyla aradaki ilişkinin iş akdinden kaynaklanmayıp eser sözleşmesi olduğu, zaman aşımı süresinin bu sebeple beş yıl olduğu, dilekçeye ekli dava dışı Latif Erünalinin imzasını taşıyan belgede davacı hesabının ödenmesi gereken 103.262,00 TL olup ödenen miktarın 93.146,00 TL olup bakiye miktarın ise 10.116,00 TL olduğu, talep olarak 2007 tarihinin yazıldığı, dava tarihi itibariyle beş yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, davalının bu davada zaman aşımına uğrayan dava dışı kişinin imzası ile belirtmiş olduğu 10.116,00 TL’den sorumlu olduğu, aynı şekilde ödenmiş olan 500,00 TL avans ile davanın açılmamış sayılmasına şeklindeki dava dosyasındaki 1.231,40 TL den sorumlu olduğu, toplam sorumluluk miktarının 11.847,4 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında hukuken geçerli bir vekalet ilişkisinin kurulmuş olduğu, davalının alacağın tahsiline yönelik olarak açtığı davayı ise takip etmeyerek davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet vermek suretiyle, özen ve sadakat borcuna aykırı davrandığı hususu çekişmesiz dir. Bu noktada öncelikle davalı avukatın ihmali ile müvekkili davacının uğradığı zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunup bulunmadığının saptanması gerekmektedir. Öyleyse mahkemece, öncelikle … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/159 esas sayılı dosyası celp edilerek, açılmamış sayılmasına karar verilen davada davacı, dava açma süresi dolmadan vekilden bağımsız olarak dava açsaydı davacının bu davayı kazanma şansının bulunup bulunmadığı gerektiğinde bilirkişi deliline başvurularak tespit edilmeli, bu tespit ile tarafların varsa kusur oranları değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. Bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2-)Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Call Now Button
WhatsApp chat