Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisinin Kurulma Şartları
Ekonomik ve teknolojik gelişmeler, özellikle 1980’li yıllardan sonra işletmelerin mal üretimi veya hizmet sunumuna ilişkin organizasyon yapılarında farklılaşmaya neden olmuş, küreselleşme olgusuyla beraber işletmeler küresel pazarda rekabet koşullarına uyumlu stratejiler izlemeye başlamışlardır. Bunun sonucunda sermaye karşısında emeğin gücü ve sendikal örgütlenme giderek zayıflamıştır. İşletmelerin maliyetlerini azaltma ve istihdam biçiminde esnek yapıya kavuşma arzuları, işverenleri farklı arayışlara sürüklemiş, emek faktörü dışsallaştırılmaya çalışılmıştır. İstihdamın dışsallaştırılması, esas olarak ödünç ya da geçici iş ilişkisi yöntemine başvurularak gerçekleştirilir. İşverenlerin daha rasyonel bir işletme yönetimi sağlamak, işçi sayısını azaltarak İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku’nun yükümlülüklerinden kurtulmak, sendikal örgütlenme ve toplu iş sözleşmesinin külfetlerinden işletmeyi kurtarmak arzusu da alt işverenlik ilişkisinin doğmasına ve yaygınlaşmasına neden olmuştur. Bu anlayış sonucunda bir işyerinde çalışan işçiler iki farklı kategori içinde bulunmakta; özellikle alt işveren işçileri ile geçici istihdam işletmeleri aracılığı ile işyerinde çalışan işçi ler, sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme düzeninin dışına itilmekle, daha ağır şartlarda daha düşük iicret ve sosyal yardımlara sahip olabilmekledir. Bu noktada İş Kanunu kuralları bu işçiler için çok bir mana ifade etmemektedir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkilerinin yaygınlaşması birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu sorunların en önemlilerinden biri muvazaa ve bunun sonucunda işçilik alacaklarından kimin ne kadar miktar ile sorumlu olduğudur.
Alt İşveren Yönetmeliği’nin 4. maddesinde, sayılan asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulabilme şartlarını, daha önce bu konuda verilmiş yüksek mahkeme kararların ışığında şu şekilde değerlendirmek mümkündür.
Asıl İşverenin Üretimde Çalışan Kendi İşçilerinin Bulunması
Asıl İşverenin İşyerinde Mal Veya Hizmet Üretimi İşlerinde Çalışan Kendi İşçileri de Bulunmalıdır.
Örneğin, bir kamu kurumu ve kuruluşunun, baraj, köprü, liman, yol yapım işlerini müteahhit aracılığı anahtar teslimi yaptırmasında, asıl işverenlik kontrol amaçlı işçi çalıştırsa bile, verilen bu inşaat işlerinde asıl işverenliğinin işçisinin olmaması nedeniyle, inşaat müteahhitliği ile kurulan iş ilişkisi, alt işveren-asıl işveren ilişkisi sayılamayacaktır. Bağımsız işveren (müteahhit)-iş sahibi ilişkisi şeklinde değerlendirilmelidir.
Alt İşverene Verilen işin Yardımcı İş Olması
Alt İşverene Verilen İş, İşyerinde Mal Veya Hizmet Üretiminin Yardımcı İşlerinden Olmalıdır. Asıl İşin Bölünerek Alt İşverene Verilmesi Durumunda İse, Verilen İş İşletmenin Ve İşin Gereği İle Teknolojik Nedenlerle Uzmanlık Gerektiren Bir İş Olmalıdır.
Örneğin, alt işverene verilecek iş, esas iş ise, işin gereği teknolojik ve uzmanlık gerektiren nedenlerle, asıl işverenliğin insan kaynakları, teçhizat, makine ve bilgi birikimi yönünden asıl işin o bölümünü yapamaması gerçeğine dayanmalıdır. Verilen işte istihdam edilecek alt işverenliğin ise işverenin sahip olmadığı insan kaynakları, makine, teçhizat ve bilgi birikimi ile iş tecrübesine sahip olmalıdır.
Alt İşverenin Üstlendiği İşte Çalıştırdığı İşçileri Sadece Bu İşte Çalıştırması
Alt İşveren, Üstlendiği İş İçin Görevlendirdiği İşçilerini Sadece Bu İşyerinde Aldığı İşte Çalıştırmalıdır.
Örneğin, bir işyerine servis araçlarıyla taşımacılık hizmeti veren nakliye firması ya da yemek üretim firması, bu tür hizmetlerini başka işyerlerine de aynı dönemde yapıyorsa ve istihdam edilen işçiler birden fazla işyerinde istihdam ediliyorsa, daha kısa bir ifadeyle, alt işveren aldığı işçileri tek bir işyerinde çalıştırmak üzere işe almamış ve o işyerine özgü bir iş organizasyonu oluşturmamışsa, taşımacılık ve yemek firmasıyla hizmet verilen işverenlik arasında kurulan iş ilişkisi, alt işveren-asıl işveren ilişkisi sayılmamalıdır.
Alt İşverene Verilen İşin Asıl İş Sürdüğü Müddetçe Devam Etmesi
Alt İşverene Verilen İş, İşyerinde Yürütülen Mal Veya Hizmet Üre timine İlişkin Bir İş Olmalı, Asıl İşe Bağımlı Ve Asıl İş Sürdüğü Müddet çe Devam Eden Bir İş Olmalıdır.
Örneğin, bir dokuma fabrikasının, bahçe duvarının bir inşaat firmasına verilerek yaptırılması, dokuma fabrikasında yapılan tekstil işinin dışında, ayrı bir iş olması, nedeniyle inşaat firması ile dokuma fabrikası işvereni arasındaki ilişki alt işveren-asıl işveren ilişkisi sayılma yacaktır.
Alt İşverenin Daha Önce İşyerinde Çalıştırılan Bir Kimse Olmaması
Alt İşveren, Daha Önce İşyerinde Çalıştırılan Bir Kimse Olmamalıdır. Ancak, daha önce o işyerinde çalıştırılan işçinin bilahare tüzel kişi şirketin ya da adi ortaklığın hissedarı olması, alt işveren ilişkisi kurmasına engel teşkil etmez. Örneğin, işyeri eski işçisi (usta, yönetici) gerçek kişi ile, asıl işverenlik kurulması bakımından, hizmet alım sözleşmesinin yapılamayacağı belirtilerek, muvazaalı alt işverenlik kurulması önlenmek istenmiştir.